HaberGo
Dünya

1967'de 10 Bin Ton Deterjan Denize Döküldü: Petrolü Temizlerken Okyanusu Öldürdüler

1967'de Torrey Canyon faciasında petrolü temizlemek için dökülen 10 bin ton birinci nesil deterjan, petrolden çok daha toksik bir etki yaratarak deniz ekosistemini onlarca yıl tahrip etti.

HMHaber Merkezi
· 3 dk43 okunma
1967'de 10 Bin Ton Deterjan Denize Döküldü: Petrolü Temizlerken Okyanusu Öldürdüler
1967'de 10 Bin Ton Deterjan Denize Döküldü: Petrolü Temizlerken Okyanusu Öldürdüler

Mart 1967'de Cornwall kıyılarında batan Torrey Canyon petrol tankeri, tarihe girdiği ilk devasa petrol sızıntısıyla değil; o sızıntıyı temizlemek adına denize dökülen 10 bin ton birinci nesil deterjan ile de çevre tarihinin en çarpıcı "tedavi hastalıktan kötü" örneğine imza attı. İngiltere hükümetinin "denizi temizlemek" için seçtiği kimyasal yöntem, petrolün kendisinden çok daha ölümsüz bir zehir bande oluşturdu.

İlaç Hastalıktan Daha Zehirli Oldu: Operasyonun Ardındaki Mantık

18 Mart 1967'de Seven Stones kayalıklarına çarpan tankerden sızdırılan yaklaşık 120 bin ton ham petrol, rüzgâr ve akıntı ile Cornwall ve Kanal Adaları kıyılarını tehdit etti. O dönemde petrolle mücadele protokolü yok denecek kadar zayıftı. İngiltere Hükümeti, Kobra Komitesi'ne bağlı bilim insanlarının ve denizcilik yetkililerinin önerisiyle, petrolü su kolonunda dağıtarak biyolojik bozunmayı hızlandırmayı hedefleyen bir operasyon başlattı.

Operasyonun ana unsuru, aromatik hidrokarbonlar ve yüzey aktif ajanlar içeren, o günün teknolojisiyle üretilen birinci nesil deterjanlardı. Bu kimyasallar, petrolün su yüzeyindeki tensiyonunu bozarak damlacıklara bölünmesini sağlıyordu. Teoride bu, bakterilerin petrolü yutmasını kolaylaştıracaktı. Pratikte ise deterjanlar, petrolün toksik bileşenlerini (özellikle aromatikları) su kolonunun derinliklerine ve kumsal sedimentlerine taşıyarak, yüzeyde kalan petrolden çok daha geniş bir hacimde canlı yaşamı hedef aldı.

Kımya ve Kıyı: 15 Bin Kilometre Karelik Ölüm Bölgesi

Havadan (helikopter ve uçaklarla) ve denizden (gemilerle) püskürtülen deterjan miktarı resmi kayıtlara göre 10 bin tona ulaştı. Bu miktar, o dönemde İngiltere'nin yıllık deterjan üretiminin önemli bir kısmına tekabül ediyordu. Etki alanı hızla genişledi: Kıyı çizgisinden 50 mil uzaklığa kadar ve Bretaña yarımadasına kadar uzanan yaklaşık 15 bin kilometre kare alan "ölüm bölgesi"ne dönüştü.

Bilim insanları daha sonra belirledi ki; deterjanın konsantrasyonu 10 ppm (bir milyonda on) bile olsa, deniz anemonları, midyeler, deniz uluları ve balık larvaları için ölümcülüydu. Petrolün doğal olarak ayrışması beklenirken, deterjan petrolü su altına iterek, kıyı ekosistemlerinin kalbi atan "intertidal" (gelgit aralığı) bölgesini sterilize etti.

Kuşlar, Balıklar ve Yıllarca Sessiz Kalan Kıyılar

Felaketin en görsel boyutu kuşlardı. Petrolle kirlenmiş kuşların yıkanması için kurulan temizleme istasyonları, deterjanın toksisitesi nedeniyle hayvanların ölümlü stres ve hipoermi geçirmesine neden oldu. Tahmini 15 bin ile 30 bin arası deniz kuşu hayatını kaybetti; ancak deterjanın etkisiyle ölen bentik (dipyaşamı) organizmalar ve balık stokları bu rakamın kat be katıydı.

Cornwall'un ünlü kayaç havuzları ve kumlu plajları yıllarca "biyolojik çöl" olarak kaldı. Bazı türler (özellikle deniz uluları ve bazı kabuklular) bölgeden tamamen yok oldu ve doğal yeniden colonizasyon on yılı buldu. Bu felaket, modern deniz kirliliği mücadelesinin doğuş anıdır: "Dağıt ve unut" stratejisinin bankrot olduğunu kanıtladı.

Mirası: Modern Deniz Kirliliği Mücadelesinin Doğduğu Gün

Torrey Canyon felaketi ve deterjan katliamı, uluslararası düzeyde köklü değişiklikleri tetikledi. 1969'da Londra'da toplanan IMCO (Uluslararası Denizcilik Danışma Örgütü, daha sonra IMO) toplantıları, 1972 Londra Dökme Sözleşmesi'nin ve ardından MARPOL 73/78 sözleşmesinin temelini attı. Dispersan (dağıtıcı) kullanımı için katı toksisite testleri (örneğin UK'ın WSL testleri) zorunlu hale getirildi.

Bugün kullanılan üçüncü nesil dispersanlar (Corexit 9500A vb.), o dönemki deterjanlardan kimyasal yapısı ve toksisite profili bakımından çok farklıdır; ancak 2010 Deepwater Horizon faciasında da görüldüğü üzere, "kimyasal dağıtım" stratejisi hâlâ bilim insanları ve çevre hukukçuları arasında tartışmalıdır. 1967'nin dersi net: Denize atılan her ton kimyasal, görünmeyen bir zincir reaksiyonu başlatır.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi