HaberGo
Dünya

ABD'de İfade Özgürlüğü Alarmı: Bir E-posta Yüzünden Federal Takibe Alındı

Eski bir gazeteci olan David Streever, ICE direktörüne gönderdiği eleştirel bir e-posta nedeniyle Homeland Security ajanlarının hedefi oldu ve otelde takip edildi.

HMHaber Merkezi
· 2 dk25 okunma
ABD'de İfade Özgürlüğü Alarmı: Bir E-posta Yüzünden Federal Takibe Alındı
ABD'de İfade Özgürlüğü Alarmı: Bir E-posta Yüzünden Federal Takibe Alındı

Amerika Birleşik Devletleri'nde ifade özgürlüğü ve devlet gözetimi tartışmalarını alevlandıran çarpıcı bir olay yaşandı. Eski bir gazeteci olan David Streever, altı ay önce ABD Göçmenlik ve Gümrükten Sorumlu Uygulama (ICE) kurumunun eski geçici direktörü Todd Lyons'a gönderdiği sert bir e-posta nedeniyle federal ajanların hedefi haline geldi.

Finlandiya Tatilinde Kapısına Ajanlar Dayandı

Olaylar, Streever'ın kızıyla birlikte Finlandiya'da tatilde olduğu sırada başladı. New York'un Rochester şehrindeki evinin kapı kamerasından, mavi ceketli iki federal ajanın kapısında beklediğini gören Streever, durumu eşi Rahip Hilary Streever'dan öğrendi. Homeland Security Investigations (HSI) ajanlarının, Streever'ın Todd Lyons'a yönelik "tehditkar" bir e-posta gönderip göndermediğini araştırdıklarını belirttikleri bildirildi.

Ajanlar, Streever'ın eşine "Federal yasaları ihlal etmiş olabilirsiniz" ibaresi yer alan bir "Uyarı Notu" (Warning Notice) bıraktı. Sivil özgürlük savunucuları, bu formların eleştirenleri susturmak için kullanılan bir korkutma taktiği olduğunu savunuyor.

Havalimanı Otelinde Gizemli Takip

Süreç, Streever'ın tatil dönüşü JFK Havalimanı'na indiğinde daha da ürkütücü bir hal aldı. Streever, havalimanı yakınındaki oteline yerleştikten kısa bir süre sonra, bir federal ajanın resepsiyona kartvizit bırakarak kendisini aradığını öğrendi. Ajanın, Streever'ın hangi otelde kaldığını nasıl tespit ettiği ise büyük bir soru işareti yarattı. ACLU ve sivil haklar uzmanları, bu durumun kredi kartı işlemleri, hücre konum verileri veya gözetleme kameraları aracılığıyla yapılmış olabileceğini belirtiyor.

Söz konusu e-postada ne yazıyordu?

Tartışmaların merkezindeki 26 Ocak tarihli e-postada Streever, Minneapolis'te federal ajanların iki kişiyi öldürmesi üzerine duyduğu öfkeyi dile getirmişti. E-postada Lyons'ı "canavarca bir insan" olarak nitelendiren ve onu Nazi yetkilisi Reinhard Heydrich'e benzeten Streever, Lyons'ın vicdan azabı çekeceğini savunmuştu. Hukukçular, bu ifadelerin bir "şiddet tehdidi" değil, anayasal olarak korunan "sert bir eleştiri" olduğunu vurguluyor.

Sistematik Bir Baskı mı?

Sivil haklar örgütü FIRE ve ACLU, bu olayın münferit olmadığını, DHS'in (Ulusal Güvenlik Bakanlığı) son bir yılda protestoculara ve eleştirenlere karşı benzer yöntemler kullandığını belirtiyor. Benzer bir durumun Syracuse'da bir seçim görevlisinin Instagram paylaşımları nedeniyle yaşandığı da ortaya çıktı. DHS ise konuyla ilgili yaptığı resmi açıklamada, "ICE, direktör dahil tüm çalışanlarına yönelik ciddi tehditleri soruşturur" diyerek genel bir politika beyanında bulundu.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi