HaberGo
Ekonomi

ABD'de Meksikalı mühendisler Hyundai ve Kia'dan 11,5 milyon dolar tazminat kazandı

Tennessee federal mahkemesi, H-2B vizesiyle getirilen 7 Meksikalı mühendisin işveren acentesi aracılığıyla Hyundai ve Kia'ya yönelttiği dolandırıcılık ve vize tehdidi iddialarını kabul etti; kararın temyiz süreci Ekim 2026 itibarıyla 6. Bölge'de sürüyor.

HMHaber Merkezi
· 2 dk132 okunma
ABD'de Meksikalı mühendisler Hyundai ve Kia'dan 11,5 milyon dolar tazminat kazandı
ABD'de Meksikalı mühendisler Hyundai ve Kia'dan 11,5 milyon dolar tazminat kazandı

Amerika Birleşik Devletleri'nde otomotiv devleri Hyundai ve Kia'nın Tedarikçi parkındaki bir personel acentesi aracılığıyla işe alınan 7 Meksikalı mühendisin kazandığı davanın temyiz süreci, Ekim 2026 itibarıyla Cincinnati merkezli 6. Bölge Federal Temyiz Mahkemesi'nde görüşülmeye devam ediyor. Mart 2025'te Nashville federal mahkemesi jürisi, mühendislerin H-2B mevsimlik işçisi vizesiyle ABD'ye getirilip, vaat edilen mühendislik pozisyonları yerine montaj hattı işçiliği yaptırıldığına ve pasaportlarının elinden alınıp "vize ihlali" ve "tahliye" tehditleriyle susturulduğuna dair iddiaları kabul ederek, şirketlere birleşik olarak 11,5 milyon dolar tazminat ödemeye hükmetmişti.

Vaat edilen mühendislik, montage hattına dönüşmüştü

Dava kayıtlarına ve original şikayetनामelerine göre, 2018-2019 döneminde Tennessee'daki bir personel danışmanlık firması (MTS - Manufacturing Technical Services) aracılığıyla ABD'ye getirilen mühendisler, Hyundai Motor Manufacturing Alabama (HMMA) ve Kia Motors Manufacturing Georgia (KMMG) tesislerinde "kalite mühendisi" ve "üretim mühendisi" unvanlarıyla işe alınacaklarını söylenmişti. Ancak varışta onları bekleyen, vize koşulları dışında, düşük ücretli montaj hattı işçiliğiydi. Mühendislerin avukatları, bu durumun "insan ticareti standartlarında" bir istismar ve RICO (Organize Suç Örgütleri Yasası) kapsamında dolandırıcılık oluşturduğunu savunmuştu.

Pasaport Gasparı ve Tahliye Tehditleri

Mahkeme sürecinde en çarpıcı delillerden biri, acente yetkililerinin mühendislerin pasaportlarını "güvence" adıyla topladığı ve işi reddedenlerin vizesinin iptal edilip Meksika'ya deport edileceği yönündeki yazılı ve sözlü tehditlerdi. Jüri, bu uygulamanın zorunlu emeğe (forced labor) ve vize sahtekarlığına teşekkül ettiğine hükmetti. Hyundai ve Kia savcılığı, sorumluluğun tamamen alt sözleşmeli acenteye (MTS) ait olduğunu, ana şirketlerin bu uygulamalardan haberdar olmadığını ileri sürmüştü; ancak jüri, şirketlerin denetim ve gözetim yükümlülüğünden kaçınamadığını tespit etmişti.

Temyizde "İşveren Tanımı" Odak Noktasında

Şirketlerin temyiz dilekçelerinde, "ortak işveren" (joint employer) tanımının genişletilmesinin tedarik zinciri ilişkilerini çökerteceğini ve H-2B programının işleyişini engelleyeceğini öne sürdüler. 6. Bölge Mahkemesi'nin Ekim 2026 dinlemesinde hakimler, Hyundai ve Kia'nın MTS'nin günlük operasyonlar üzerindeki kontrol derecesi (vardiya atamaları, disiplin cezaları, performans değerlendirmeleri) konusunda ne kadar bilgi sahibi olduğunu sorguladı. Mühendisleri temsil eden Southern Migrant Legal Aid avukatları, kararın "geçici işçi programlarında ana şirketlerin sorumluluğunu netleştiren bir ön ayak" olduğunu vurguluyor.

Sektörel Etki ve Beklenti

Hukuk çevreleri, 6. Bölge'nin kararı (yıl sonuna kadar bekleniyor) ABD'de yabancı işçi kullanan üretim, inşaat ve tarım sektörlerinde tedarikçi zinciri sorumluluğu standartlarını yeniden şekillendirebileceğini belirtiyor. Eğer temyiz mahkemesi ilk derece mahkemesini onaylarsa, büyük şirketler alt sözleşmeli ajansların işçi hakları ihlallerinden dolayı doğrudan yargılanabilecekleri riskiyle karşı karşıya kalacak. Dava, "USA vs Mexico" etiketiyle anılan bu süreçte, göçmen işçi hakları ve kurumsal hesap verebilirlik tartışmalarının simgesi haline geldi.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi