HaberGo
Gündem

AFAD mı Kandilli mi? İki sistem, bir hedef: 2026'da deprem izleme nasıl değişti?

2023 felaketinden çıkarılan derslerle kurulan yeni yasal altyapı ve yerli yazılım geçişi, AFAD ile Kandilli'nin rollerini nasıl yeniden çizdi? Vatandaş hangi veriye güvenmeli?

HMHaber Merkezi
· 3 dk127 okunma
AFAD mı Kandilli mi? İki sistem, bir hedef: 2026'da deprem izleme nasıl değişti?
AFAD mı Kandilli mi? İki sistem, bir hedef: 2026'da deprem izleme nasıl değişti?

6 Eylül 2026 itibarıyla Türkiye'nin deprem izleme altyapısı, Şubat 2023'ten bu yana yaşanan en köklü dönüşümün ortasında. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ile Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü (KRDAE), iki ayrı kurumsal mantıkla çalışmasına rağmen, son üç yılda atılan adımlarla veri paylaşımı, erken uyarı süresi ve halka duyuru protokolleri standartlaştırıldı. Özellikle Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile hukuki dayanağı güçlendirilen Deprem Erken Uyarı Sistemi (DEUS), Marmara Bölgesi'nde pilot uygulama aşamasından çıkarak İstanbul, Kocaeli, Sakarya ve Bursa'daki kritik altyapıya (doğalgaz, elektrik, demiryolu) saniyeler içinde müdahale komutu göndermeye başladı.

İki kurum, iki mantık: Operasyonel yönetim vs Bilimsel otorite

Temel fark, kurumsal mandatalarda yatıyor. AFAD, İçişleri Bakanlığına bağlı olarak "operasyonel afet yönetimi" yetkisine sahip tek resmi makamdır. Deprem anında kamuoyuna resmi büyüklğü duyurma, afete müdahale koordinasyonu ve erken uyarı sistemini (DEUS) işletme sorumluluğu AFAD'a aittir. Kandilli ise Boğaziçi Üniversitesi bünyesinde bilimsel araştırma, sismik risk haritalama, akademik eğitim ve uluslararası veri merkezi (EMSC, IRIS, CTBTO) görevi yürütür. 2023 sonrası yayınlanan yönetmelikle, her iki kurumun da anlık veri akışını paylaştığı "Ortak Veri Havuzu" kurulmuş; bu sayede büyüklük farklarının kaynağı (örneğin AFAD'ın Moment Büyüklüğü (Mw) baz alması, Kandilli'nin hız için Yerel Büyüklük (Ml) ile başlayıp Mw'ye geçmesi) bilimsel şeffaflıkla açıklanabiliyor.

İstasyon şebekesi ve veri hızı: 1200'e yakın istasyon tek bir ağda

AFAD, GÖKNET (Gözlem ve Kayıt Ağı) ve DEUS istasyonlarını birleştirerek Türkiye geneline yayılmış 1.200'den fazla ivölçer/sismometer istasyonuna ulaştı. Kandilli ise tarihî istasyonları (KRG ağı) ve bölgesel şebekeleriyle yaklaşık 300 istasyon verisini işlemeye devam ediyor. Kritik fark, AFAD'ın DEUS için P-dalgası tespiti üzerine kurulu "saniyeler içinde karar" algoritmalarını (SeisComp3 tabanlı yerli modüllerle zenginleştirilmiş) 7/24 operasyonel tutması, Kandilli'nin ise daha çok bilimsel derinlemesine analiz (kaynak mekanizması, kırılma modeli) odaklı işlem hattı (Earthworm/SeisComp hibrit) kullanmasıdır. Sakarya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi'nin TÜBİTAK 1007 programıyla geliştirdiği "Yerli Sismik Veri İşleme Çekirdeği", 2025 sonrası AFAD merkezi sistemine entegre edilerek yabancı yazılım bağımlılığı %40 oranında azaltıldı.

Erken uyarı: P-dalgasından S-dalgasına kalan mücadele

DEUS, deprem odağından 50-100 km mesafedeki kentlere 5-15 saniye aralığında uyarı iletebiliyor. Sistem, 2024 sonrası sadece mobil uygulama bildirimi değil; OSB'lerde makine durdurma, hastanelerde ameliyathane gazını kesme, metro sistemlerinde fren komutu gibi "makine-makine" (M2M) protokolleriyle entegre çalışıyor. Kandilli de kendi geliştirdiği "Kandilli Erken Uyarı Modülü" ile akademik testlerini sürdürüyor ve bu verileri AFAD ile paylaşılan ortak havuzda birleştiriyor. Özbekistan Başbakan Yardımcısı başkanlığındaki heyetin Ağustos 2026'daki Kandilli ziyareti, bu yerli algoritmaların bölge ülkelerine ihraç potansiyelini ve bölgesel erken uyarı ortaklığı (BSEC çerçevesinde) gündeme getirdi.

Vatandaş için ne değişti? Uygulama, e-Devlet ve TV protokolü

En somut değişim halka ulaşımda oldu. AFAD Deprem Uygulaması (10 milyonun üzeri indirme), Kandilli Deprem Uygulaması ve e-Devlet "Deprem Bilgileri" modülü artık aynı veri kaynağından (Ortak Veri Havuzu) besleniyor. 2023'te yaşanan "Kandilli 5.8 dedi, AFAD 6.0 dedi" kafa karışıklığını önlemek için; 4.5 ve üzeri depremlerde AFAD resmi Mw değerini duyururken, Kandilli uygulaması alt köşede "AFAD Resmi Büyüklük: Mw X.X" ibaresini zorunlu kılıyor. TV ve radyolara giden "Kırmızı Band" uyarıları artık AFAD merkezi tek otoritesiyle, standart bir XML şemasıyla (CAP v1.2) dağıtılıyor.

Bilimsel şeffaflık ve uluslararası doğrulama

Her iki kurum da ham sismik verileri (waveform) uluslararası standartlarda (FDSN/SeedLink) açık erişime sunuyor. Kandilli, IRIS ve ORFEUS veri merkezlerine anlık akış sağlarken; AFAD da CTBTO (Yasaklanmış Nükleer Denemelerin Tespiti İçin Hazırlık Komisyonu) için birincil veri sağlayıcısı statüsünü koruyor. Bu, Türkiye'nin deprem verilerinin "gizli" olmadığını, aksine küresel bilim topluluğu tarafından saniyeler içinde doğrulandığını gösteriyor. 2026 bütçesinde AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürlüğü'ne ayrılan 4,2 milyar TL'nin %30'u yerli yazılım ve donanım R&D'sine, %25'i DEUS istasyon yoğunlaştırmasına ayrıldı.

Sonuç olarak; vatandaş için en sağlıklı yol, anlık bildirim için AFAD Deprem uygulamasını (resmi yetkili), bilimsel detay, tarihsel katalog ve akademik raporlar için Kandilli uygulamasını/web sitesini yan yana takip etmek. İki sistem artık rekabet etmiyor; veri paylaşım protokolleriyle birbirini tamamlayan, Türkiye'nin sismik dayanıklılığının iki kolu olarak işlev görüyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi