Aliağa Gemi Söküm Tesisleri'nde Kapasite Artışı Tartışması: ÇED Süreci Başlatıldı
Aliağa'da gemi söküm tesislerinin alanını genişletmek için başlatılan ÇED sürecine, çevre örgütleri 'hukuksuzluğa kılıf' iddiasıyla sert tepki gösterdi.

İzmir'in Aliağa ilçesinde faaliyet gösteren gemi söküm tesislerinin kapasite artırımı ve alan genişletme talebi üzerine Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci yeniden başlatıldı. Gemi Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneği (GEMİSANDER) tarafından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na yapılan başvuruyla, mevcut tesislerin kıyı kenar çizgisinin deniz tarafına doğru genişletilmesi planlanıyor.
Halkın Katılım Toplantısında Sert İtirazlar
Projenin detaylarının görüşüldüğü halkın katılımı toplantısında, çevre aktivistleri ve ilgili koordinasyon merkezleri projeye yönelik ciddi çekincelerini dile getirdi. Türkiye Gemi Geri Dönüşüm İzleme Koordinasyonu, yürütülen bu sürecin gerçek bir çevresel korumadan ziyade, geçmişteki eksiklikleri örtmek için kullanılan bir yöntem olduğunu savundu.
Dosyadaki Eksiklikler ve Hukuki İtirazlar
Koordinasyon tarafından yapılan değerlendirmelerde, ÇED başvuru dosyasında şu kritik noktalar öne çıkarıldı:
- Proje Sahibi Karmaşası: Başvurunun GEMİSANDER tarafından yapılmasına itiraz edildi. Derneğin bir şemsiye kuruluş olduğu, ancak söküm faaliyetlerini farklı tüzel kişiliğe sahip şirketlerin yürüttüğü, bu nedenle her tesis için ayrı süreç işletilmesi gerektiği belirtildi.
- Veri Yetersizliği: Dosyada herhangi bir saha çalışmasının bulunmadığı, atık verilerinin eksik olduğu ve çevre kirliliğine karşı alınacak önlemlerin yüzeysel kaldığı iddia edildi.
- İş Güvenliği Kaygıları: Raporda yer alan işçi sağlığı ve güvenliği taahhütlerinin, bölgede yaşanan iş kazaları ve ölümleriyle çeliştiği ileri sürüldü.
Kuru Havuz Talebi ve Çevresel Riskler
İtiraz eden gruplar, Aliağa'daki mevcut "baştankara" söküm yönteminin riskli olduğunu vurgulayarak, sektörün kuru havuz gibi tam koruma sağlayacak altyapı dönüşümlerine ihtiyaç duyduğunu belirtti. Mevcut ÇED sürecinin, bu yapısal dönüşümler gerçekleşmeden yürütülmesinin "göz boyama" olduğu savunularak, sürecin bilimsel ve hukuki standartlara uygun hale getirilmesi çağrısı yapıldı.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
