Angela Merkel: 'Özgürlük' Anılarıyla Geri Döndü, Merz'e Mesaj Verdi, Erdoğan İlişkilerini Anlattı
Eski Başkan Merkel, 'Özgürlük' adlı anılarıyla 16 yıllık iktidarını, kriz yönetimini ve Erdoğan ile Merz'e dair tespitlerini kaleme alarak gündeme güçlü bir dönüş yaptı.

Angela Merkel, Almanya'nın 16 yıl başbakanlık yapan ve "Dünyanın en güçlü kadınları" listesinde yıllardır yer alan isimlerinden biri, görevden ayrılmasının üzerinden geçen üç yılın ardından yazdığı anıları "Özgürlük" (Freiheit) kitabıyla hem edebiyat hem de siyaset gündemini salladı. Merkel, kitap imza törenlerinde ve nadir verdiği röportajlarda, iktidar yıllarının perde arkası ile bugünkü Alman siyasetine dair net mesajlar verdi.
Anılarda "Kriz Yöneticisi" Kimliği Öne Çıktı
Merkel, anılarında fiziki bilim insanı kimliğinden siyasete geçişini, Doğdu Almanya'dan Birlik Almanya'ya geçişi ve 2005-2021 arası başbakanlık dönemini belirleyen dört büyük krizi (Euro borç krizi, 2015 göç dalgası, COVID-19 salgını, Ukrayna savaşı) merkeze alıyor. Kitapta "alternatifsizlik" (Alternativlos) kavramını savunduğunu, ancak bu kararın bedelinin bugün hâlâ tartışıldığını kabul ediyor. Merkel, yönetim tarzını "pratik, adım adım ve bilimsel kanıta dayalı" olarak tanımlarken, duygusal mesafesinin bir zayıflık değil, bir strateji olduğunu vurguluyor.
Başbakanlık Binasına Dönüş ve Merz Uyarısı
Son aylarda eski çalışma odasını ziyaretiyle dikkat çeken Merkel,CDU'nun yeni lideri ve muhtemel aday adayı Friedrich Merz ile ilişkisi üzerinden bugünkü Alman merkez sağına mesaj verdi. "Yüzünüzü halka dönün" çağrısıyla özetlenen bu müdahalede, Merkel partinin sağa kayması ve AfD (Alternatif für Deutschland) ile iş birliği tabularının kırılmasına karşı çıkıyor. Anılarında Merz'in "impulsif" yapısını, kendi "sakin ve hesaplı" tarzıyla zıtlaştırarak, partinin kimlik krizi içine girdiğini işaret ediyor.
Erdoğan ve Türkiye: "İş Gibi İş" ve Mülteci Anlaşması
Türkiye ve Recep Tayyip Erdoğan ile ilişkileri anılarında geniş yer buluyor. Merkel, Erdoğan'ı "hesapçı, güç odaklı ve güvenilmesi zor ama anlaşılabilir bir aktör" olarak tanımlıyor. 2016 darbe girişiminde Erdoğan'ı arayıp desteklediğini, ancak sonrasında demokratik gerilemelerden dolayı eleştirdiğini yazıyor. 2016 AB-Türkiye mülteci anlaşmasının "ahlaki bir yük" olduğunu ama o an için "tek çare" olduğunu savunan Merkel, bu sürecin Avrupa'nın birliğini test ettiğini, kendi partisi içindeki muhalifleri (bkz. Horst Seehofer) nasıl idare ettiğini anlatıyor.
Vladimir Putin ve Rusya Politikasının Maliyeti
Kitabın en tartışmalı bölümlerinden biri Rusya politikası. Merkel, Putin ile "Rusça konuşan bir Alman" olarak kurduğu özel ilişkinin, 2022 Ukrayna işgaliyle nasıl çöktüğünü anlatıyor. Nord Stream 2 projesini savunduğunu, ancak Putin'in niyetlerini yanlış okuduklarını kabul ediyor. "Putin sadece güç dili anlar" tespiti, Merkel'in baktığı dünya görüşünün pragmatizminin sınırlarını çiziyor.
Sessiz Etkisizlik mi, Yoksa Gölge Başkan mı?
Görevden ayrıldıktan sonra Berlin'de sessiz bir hayat sürdüğü bilinen Merkel, anılarının yayımlanmasıyla birlikte tekrar "oyun içi" bir aktör konumuna geldi. Siyasi gözlemciler, Merkel'in bu müdahalelerinin Olaf Scholz hükümetine veya Merz'in adaylığına doğrudan müdahale mi yoksa tarihe not düşme mi olduğunu tartışıyor. Merkel ise "Siyaset, güçlü argümanlarla yapılır, tweet atılarak değil" diyerek, dijital çağ siyasetinden de mesafe koyuyor. Bu kitap, bir devrin sonunu noktalarken, Almanya'nın ve Avrupa'nın bugünkü krizlerde Merkel'in mirasının ne kadar ağır bastığını bir kez daha kanıtlıyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
