HaberGo
Ekonomi

Bakım Sigortası modeli çiziliyor: 65 yaş üstü nüfus 9,5 milyonu geçti

TÜİK verilerine göre 65 yaş üstü nüfus %11'e yükselirken, Orta Vadeli Program kapsamında finansal sürdürülebilirlik için 'Bakım Sigortası' altyapısı hazırlanıyor.

HMHaber Merkezi
· 1 dk2.363 okunma
Bakım Sigortası modeli çiziliyor: 65 yaş üstü nüfus 9,5 milyonu geçti
Bakım Sigortası modeli çiziliyor: 65 yaş üstü nüfus 9,5 milyonu geçti

Türkiye, Birleşmiş Milletler kriterlerine göre resmi olarak "yaşlı ülke" statüsüne geçti. TÜİK'in 2025 yılı verilerine göre 65 yaş üstü nüfus 9 milyon 583 bin kişiye ulaşarak toplam nüfusun %11'ini oluşturdu. Beş yılda yaklaşık 2 milyon artışla yüzde 20,5'oranında büyüme kaydeden yaşlı nüfus, sosyal güvenlik sisteminin mali dengelerini zorluyor. Bu tablo karşısında hükümet, geçtiğimiz hafta açıklanan Orta Vadeli Program (OVP) çerçevesinde sistemin finansal sürdürülebilirliğini sağlamak adına yeni bir "Bakım Sigortası" modeli üzerinde çalışmaya başladı.

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Görevlisi Tarkan Zengin'in analizlerine göre Türkiye'de doğumda beklenen ortalama yaşam süresi 78 yıla çıkarken, 65 yaş üstü nüfusun 60'ı 65-74 yaş aralığında yoğunlaşıyor. Bu "genç yaşlı" kitlesinin yaşlandığı dönemde sağlık harcamalarının patlayacağı öngörülüyor. Zengin, 30 yaş altı nüfusta kişi başı sağlık harcaması 1 birim iken, 65 yaş üstünde bu rakamın 5 ile 6 birim arasına çıktığını, nüfusun yaşlanmasının SGK giderleri üzerindeki en kritik etken olduğunu vurguluyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından sunulan OVP'de "yaşlı bakım desteğinin güçlendirilmesi" politikası yer alıyor. Çalışmaların odak noktası, ileri yaşlanma, kronik hastalıklar veya kendi başlarına günlük yaşam aktivitelerini karşılayamayan bireylere tıbbi ve sosyal destek sağlayacak bir sigorta mimarisi kurmak. Kapsamda evde sağlık ve palyatif bakım, uzaktan sağlık hizmetleri, rehabilitasyon ile bakım merkezlerindeki hizmetlerin yer alması planlanıyor; huzurevi hizmetlerinin dahil edilip edilmeyeceği henüz netleşmedi.

Finansman modeli ise dünya örnekleri ışığında şekillendirilecek. Primli sistemlerde çalışan ve işverenden kesinti yapılması, primsiz sistemlerde ise devlet bütçesinin karşılaması gündemde. Uzmanlar, Türkiye'nin özel dinamiklerine uygun, hem prim hem de devlet katkısını içeren karma bir modelin çıkabileceğini öngörüyor. Hizmet paketinin netleşmesiyle finansman formülü de belirlenecek; mevzuat süreci önümüzdeki dönemde gündeme gelecek.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi