HaberGo
Sağlık

Başkalarıyla yemek yemek depresyon riskini %30 düşürüyor: Bilim 'sosyal yeme' vurgusu yaptı

Oxford ve Harvard araştırmaları tek başına yemenin depresyon ve erken ölüm riskini artırdığını kanıtladı; haftada en az 4 kez ortak masa kurmak yaşam kalitesini değiştiriyor.

HMHaber Merkezi
· 2 dk167 okunma
Başkalarıyla yemek yemek depresyon riskini %30 düşürüyor: Bilim 'sosyal yeme' vurgusu yaptı
Başkalarıyla yemek yemek depresyon riskini %30 düşürüyor: Bilim 'sosyal yeme' vurgusu yaptı

Yemek yemek sadece biyolojik bir ihtiyaç değil, insanlık tarihinin en eski sosyal ritüellerinden biridir. Oxford Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Robin Dunbar'ın yönettiği kapsamlı çalışmalar ile Harvard T.H. Chan Kamu Sağlığı Okulu'nun uzun süreli takip verileri, tek başına yemenin depresyon riskini %30 oranında artırdığını ve erken ölüm olasılığını ciddi derecede yükselttiğini ortaya koyuyor. Bilim insanları bu duruma "sosyal yeme" (commensality) terimini atf ederek, modern yaşamın getirdiği "masa başı yoksunluğunun" bir kamu sağlığı sorunu haline geldiğini uyarıyor.

Bilimsel veriler ne anlatıyor?

Dunbar ekibinin 2017'de Adaptive Human Behavior and Physiology dergisinde yayımladığı meta analizde, düzenli olarak başkalarıyla yemek yiyen bireylerin yaşam doyumu skorlarının tek başına yiyenlere göre anlamlı derecede yüksek olduğu tespit edildi. Aynı çalışma, ortak yemek yiyenlerin daha geniş sosyal ağlara sahip olduğunu ve stres hormonu kortizol seviyelerinin yemek sırasında daha hızlı düştüğünü kaydetti. Harvard'ın 80 yıl süren "Yetişkin Gelişim Çalışması" (Grant Study) verileri ise, 50 yaşındaki erkeklerde kolesterol seviyesinden çok, ilişkilerin kalitesinin (özellikle akşam yemeklerinin paylaşılıp paylaşılmadığı) 80 yaşındaki sağlığı tahmin ettiğini kanıtladı.

Mekanizma: Neden iyileştiriyor?

Uzmanlar etkiyi üç ana mekanizmaya bağlıyor: İlk olarak oksitosin salgılanması; göz temasının, ortak gülmenin ve yemeği paylaşmanın beynin "bağlanma" kimyasını tetiklemesi. İkincisi yeme hızı ve porsiyon kontrolü; sohbet ederken yemeğin yavaşlanması, tokuma hissinin beyne zamanında ulaşmasını sağlayıp obezite riskini düşürüyor. Üçüncüsü psikolojik güvenlik; günlük streslerin paylaşıldığı, duygusal yüklenimin atıldığı "güvenli alan" yaratması. Türkiye'de Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü uzmanları da, aile sofrası kültürünün bozulmasının gençlerde yeme bozuklukları ve anksiyete artışıyla paralellik gösterdiğini raporlıyor.

Türkiye tablo: Aile sofrası eriyor mu?

TÜİK'in 2023 Zaman Kullanımı Anketi verilerine göre; 15 yaş üstü nüfusun günde yemek yemeği için ayırdığı ortalama süre 1 saat 12 dakika iken, bu sürenin %65'i tek başına veya ekran başında geçiyor. Ailelerin "hep birlikte yemek yediğini" bildiren oran 2010'daki %72'den 2023'te %48'e düştü. Uzmanlar bu düşüşün, tek kişi hane sayısının artışı (2023'te %12.8) ve yaygınlaşan "kasap yemek/online sipariş" kültürüyle doğrudan ilişkili olduğunu belirtiyor.

Pratik hedef: Haftada en az 4 ortak masa

Literatürde "sihirli sayı" olarak öne çıkan rakam haftada 4-5 ortak yemek. Bu; akşam yemeği olabileceği gibi hafta sonu kahvaltısı, arkadaşlarla hafta içi öğle molası veya sanal bir masa bile olabilir. Önemli olan fiziken aynı masada olmamakla birlikte, yemeği eşzamanlı paylaşma ve sohbet etme eylemidir. Şirketlerde "yemek odası kültürü"ne yatırım yapan firmaların, personel devir oranlarının %15-20 daha düşük olduğu İK raporları da bu bulguyu iş hayatına taşıyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi