Belçika ve Fransa'da Genel Grev: Ulaşım Felç Oldu, Bütçe Politikaları Sokakta Karşılandı
13 Ekim Salı günü Belçika ve Fransa'da kamu çalışanları bütçe kesintilerine ve maaş erimesine karşı ortak greve gitti. Brüksel'den Paris'e metro, tren ve uçuşlar iptal edildi, sendikalar katılımın yoğun olduğunu bildirdi.

13 Ekim 2026 Salı günü sabah 06:00'dan itibaren Belçika ve Fransa'da kamu kesimi çalışanları, her iki ülkenin de federal ve merkezi hükümetlerinin sunduğu sıkıyönetim bütçelerine karşı eşzamanlı genel greve başladı. Eylemler, Belçika'da De Wever başkanlığındaki "Arizona Koalisyonu"nun 2025-2029 bütçe taslağındaki 13-15 milyar avro tasarruf paketine ve Fransa'da Barnier hükümetinin 2025 bütçesindeki 60 milyar avroluk düzeltme paketine yönelik olarak organize edildi.
Belçika'da hayat neredeyse tamamen durdu
Belçika genelinde demiryolu operatörü SNCB/NMBS, Brüksel toplu taşıma şirketi STIB/MIVB, Valonya'da TEC ve Flandre'da De Lijn servisleri grev nedeniyle neredeyse tamamen felç oldu. Brüksel Havalimanı ve Charleroi Havalimanı yetkilileri, uçuşların önemli kısmının iptal edildiğini veya ertelendiğini duyurdu; yolculara terminallere gelmemeleri çağrısı yapıldı. Sendika konfederasyonları (CSC/ACV, FGTB/ABVV, CGSLB/ACLVB) ortak açıklamada, özellikle metal, kimya, lojistik, eğitim, sağlık ve posta sektörlerinde katılımın "tarihi seviyelerde" olduğunu, resmi kurumların sunduğu rakamların ise gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Brüksel'de Kuzey Demiryarası (Gare du Nord) ve Güney Demiryarası (Gare du Midi) önünde sendika üyeleri piket hatları kurdu. Liege, Charleroi, Antwerpen ve Gent kent merkezlerinde binlerce işçi, "Emeklilik yaşı 67 olamaz", "Endeks atlaması hayır" transparanlarıyla yürüdü. CSC Genel Sekreteri Luc Cortebeeck ve FGTB Genel Sekreteri Thierry Bodson, Brüksel'deki basın toplantısında hükümetin "toplumsal diyalog masasını terk ettiğini" vurguladı.
Paris'te Place d'Italie merkezi miting noktası
Fransa'da CGT, FO, CFDT, Solidaires ve FSU gibi büyük sendika confederasyonlarının çağrısıyla Paris, Marsilya, Lyon, Tolosa, Lille ve Nantes'te gösteriler düzenlendi. Paris'te saat 14:00'de Place d'Italie'den başlayıp Place de la Bastille'ye doğru gidecek ana yürüyüş için polis yoğun önlem aldı. RATP metro ve otobüs hatlarının çoğu kapalı kaldı; SNCF bölgesel tren (TER) ve yüksek hızlı tren (TGV) seferlerinin %60-70'i iptal edildi. CGT Genel Sekreteri Sophie Binet ve FO Genel Sekreteri Frédéric Souillot, Place d'Italie miting öncesi kısa açıklamalarda, Barnier hükümetinin 49.3 nizamnamesiyle Meclis'ten geçirme ihtimali olan bütçenin "çalışan sınıfının sırtına yüklendiğini" savundu.
İki bütçe, ortak sorun: Satın alma gücü erimesi
Her iki ülkedeki grevlerin temel güdüsü, enflasyona endeksli maaşların (Belçika'da otomatik endeksleme mekanizması, Fransa'da smic revalorasyonu) bütçe tasarrufları adıyla dondurulmesi veya geciktirilmesidir. Belçika'da Arizona koalisyonu (N-VA, MR, Les Engagés, CD&V, Vooruit), hizmet yaşı 67'ye çıkarma, işsizlik sigortası haklarını sertleştirme ve kamu personeli statüsünü esnetme maddelerini tasarıya koydu. Fransa'da ise elektrik vergisi artışı, büyük şirketlere geçici katkı ve yerel kolektiviteler bütçelerindeki kesintiler öne çıkıyor. Uzmanlar, AB'nin yeni ekonomik yönetişim çerçevesi (STABEX) altındaki borç/GSYİH kuralının, her iki hükümete de "kesme zorunluluğu" yüklediğini kaydediyor.
Türk topluluğu ve konsolosluk uyarıları
Belçika'da yaşayan yaklaşık 250 bin Türk vatandaşından çoğun, grevden etkilenen metal, lojistik, temizlik ve turizm sektörlerinde çalışıyor. TC Brüksel Büyükelçiliği ve Paris Büyükelçiliği web sitelerinde ve sosyal medya hesaplarında, vatandaşlarına toplu taşıma aksaklıkları, okul kapatmaları ve gösteri alanlarından uzak durma konusunda uyarıda bulundu. Belçika Türk Sendikalıları Federasyonu'na bağlı Mustafa Yalınkaya, yaptığı açıklamada diğer sendikaların da peyderpey greve katılacağını, mücadelenin önümüzdeki hafta da süreceğini işaret etti.
Siyasi riskler ve gelecek çağrıları
Belçika'da De Wever azınlık koalisyonu, sendikaların "süresiz grev" tehdidiyle karşı karşıya; Fransa'da Barnier ise 49.3 riski ve sol ittifakın (NFP) meclisdeki muhalefetiyle boğuşuyor. Sendikalar her iki ülkede de 14-15 Ekim'de sektörel eylemler, 1 Kasım'da ise Avrupa çapında bir eylem günü çağrısı yapmayı planlıyor. Hükümetler henüz geri adım atmadı; önümüzdeki 48 saat, mücadelenin seyrini belirleyecek kritik pencere olarak görülüyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
