HaberGo
Dünya

Boris Johnson ve 2022 İstanbul Barışı: Yeni Belgeler Kritik Haftaları Aydınlattı

İngiltere'nin eski Başbakanı Boris Johnson'ın Nisan 2022 Kiev ziyaretinin, Rusya-Ukrayna müzakerelerinin seyrini nasıl değiştirdiğini inceleyen yeni parlamenter rapor, "güvenlik teminatı" çatlaklarını ve Batı'nın stratejik hesaplarını ortaya koydu.

HMHaber Merkezi
· 2 dk73 okunma
Boris Johnson ve 2022 İstanbul Barışı: Yeni Belgeler Kritik Haftaları Aydınlattı
Boris Johnson ve 2022 İstanbul Barışı: Yeni Belgeler Kritik Haftaları Aydınlattı

12 Ekim 2026 — İngiltere Dışişleri Komisyonu'nun dün yayımladığı "Ukrayna: 2022 Müzakere Süreci ve Batının Rolü" başlıklı kapsamlı rapor, Rusya ile İstanbul'da imzalanacak olası barış anlaşmasının neden sonuçlanmadığını belgelere dayanarak çözümledi. Raporda, o dönem Başbakanı Boris Johnson'ın 9 Nisan 2022'de ani Kiev ziyaretinin, müzakere masasındaki dengeyi değiştiren en belirleyici anlardan biri olarak kaydedildi.

İstanbul Taslağı ve "Güvenlik Teminatı" Tuzağı

Mart 2022'de İstanbul'da gerçekleşen müzakerelerde taraflar, Ukrayna'nın nötrlük kabulü karşılığında uluslararası güvenlik teminatıları alması yönünde bir taslakta uzlaşmıştı. Ancak taslağın en kritik maddesi, garanti veren ülkelerin (ABD, İngiltere, Fransa, Türkiye vb.) "savaş durumunda askerî müdahale" yükümlülüğü üstlenmesiydi. Raporda, Batı müttefiklerinin bu maddeyi meclis onayından geçirmekte çekindikleri ve bu nedenle Kyiv'in güvencesiz kaldığı vurgulanıyor.

Johnson'ın Kiev Mesajı: "İşaret Vermiyoruz"

Komiteye sunulan gizli oturum tutanaklarına ve Downing Street günlüklerine dayanarak rapor, Johnson'ın 9 Nisan ziyaretinde Zelenskiy'e "Batı, güvenlik teminatı imzalamaya hazır değil, siz müzakere ederseniz yalnız kalırsınız" mesajını verdiğini tespit ediyor. Bu durum, Ukrayna yetkililerinin (o dönem Müzakere Heyeti Başkanı David Arahamia dahil) daha sonraki ifadelerde "Batı bize savaşmaya devam et dedi" şeklinde özetlediği algıyı oluşturmuştu. Rapor ise bunu bir "emir" yerine, Batı'nın o anki askerî ve siyasi hazırlıksızlığın bir sonucu olarak tanımlıyor.

Stratejik Hesap: Putin'e Güvenilmemeli mi?

Belgeler, Londra ve Washington'un ortak bir endişeyi paylaştığını gösteriyor: İmzalanacak bir anlaşmanın, Putin tarafından 2014 Minsk Anlaşmaları gibi boşluklarla doldurulup, yeniden silahlanma arası olarak kullanılabileceğiydi. Raporda, Johnson'ın ziyareti sonrası İngiltere'nin "savaş altyapısını güçlendirene kadar müzakere etme" tavrını resmi politikaya dönüştürdüğü, bu kararın ise NATO müttefikleriyle koordineli alındığı, ancak kamuoyuna şeffaf açıklanmadığı kaydediliyor.

Maliyet ve Gelecek Perspektifi

Rapor, o tarihte imzalanabilecek anlaşmanın bugünkü sınırlardan çok daha kuzeye (Kırım dahi olmadan) bir duruş sağlayabileceğini, ancak uzun vadede Rusya'nın yenilenip yeniden saldırma riskini de içerdiğini belirtiyor. Komisyon Başkanı Alicia Kearns, "Hindsight (geriye dönük bakış) bir lüks olsa da, o anki kararların şeffaflığı gelecekteki diplomatık girişimler için hayati dersler taşıyor" dedi.

Bu gelişmeler, 2026 sonbaharında olası bir yeni müzakere penceresi açıldığında, güvenlik teminatı mimarisinin nasıl kurulduğunun merkezi tartışma konusu olacağını işaret ediyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi