HaberGo
Ekonomi

Bozok Üniversitesi'nden uyarı: Yerli ırkların kaybı sürdürülebilir hayvancılığı tehdit ediyor

Yozgat Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden Dr. Ceyhun Yücel, Anadolu'nun küçükbaş hayvancılık potansiyelini vurgularken, yerli ırkların genetik kaynağının korunmasının üretim devamlılığı için şart olduğunu belirtti.

HMHaber Merkezi
· 1 dk132 okunma
Bozok Üniversitesi'nden uyarı: Yerli ırkların kaybı sürdürülebilir hayvancılığı tehdit ediyor
Bozok Üniversitesi'nden uyarı: Yerli ırkların kaybı sürdürülebilir hayvancılığı tehdit ediyor

Yozgat Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Ceyhun Yücel, yapılan değerlendirmede Anadolu’nun küçükbaş hayvancılık açısından sahip olduğu benzersiz potansiyelin, yerli ırkların sürdürülmesiyle mümkün olacağını kaydetti. Dr. Yücel, "Yerli ırklarımız yüzyıllardır bu coğrafiyanın iklim şartlarına, hastalıklara ve yetersiz otlama koşullarına uyum sağlamıştır. Bu genetik miras, sadece bugünün üretimi için değil, geleceğin gıda güvenliği için de stratejik bir kaynaktır" ifadelerini kullandı.

Neden kritik öneme sahip?

Türkiye'de küçükbaş hayvancılığın büyük bir kısmını Akkaraman, Karayaka, Kıvırcık, Morkaraman, Dağlıç, Çine Çaparı ve Herik gibi yerli ırklar oluşturur. Bu ırklar; düşük girdi maliyetiyle hayatta kalma, kaba fourrajden verim alma ve yerel hastalıklara dayanıklılık gibi özelliklerle, endüstriyel ırklara göre çok daha düşük karbon ayak izi bırakarak üretim yapar. Ancak son yıllarda verim artırma çabasıyla yapılan kontrollü dışı ırklaşırmeler ve kırsal göç, bu ırkların saf hatlarının erimesine ve popülasyonlarının azalmasına neden olmaktadır.

Koruma çabaları ve politika ihtiyacı

Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) koordinasyonunda yürütülen "Yerli Hayvan İrklarının Korunması ve Geliştirilmesi Projeleri" çerçevesinde; saf hatların belirlenmesi, DNA analizi ile genetik haritalama ve yetiştiricilere başına destek ödemeleri gibi önlemler alınıyor. Dr. Yücel, bu desteklerin sürdürülebilirliğinin ve yetiştiriciye ulaşan teşvik mekanizmalarının verimliliğinin artırılmasının, ırkların kuyruklama oranları ve canlı ağırlık artışı gibi ekonomik kriterlerle değil, genetik çeşitlilik ve uyum yeteneğiyle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Uzmanlar, yerli ırkların korumasının "müze hayvancılığı" değil, iklim değişikliği senaryolarında tarımın ayakta kalmasını sağlayacak bir "sigorta poliçesi" olduğunu, bu nedenle politikaların üretim odaklı değil, ekosistem odaklı kurgulanması gerektiğini aktarıyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi