Cannes Belediye Başkanı Lisnard tesettür mayosu yasağını yeniledi: "Laiklik kırmızı çizgimiz"
Cannes Belediye Başkanı David Lisnard, plajlarda burkini yasağını yeniden yürürlüğe koyan kararı imzaladı. Laiklik gerekçesiyle getirilen yasak, Fransa genelindeki 45 bin polis dağıtımıyla çakışıyor.

Cannes Belediye Başkanı David Lisnard, Akdeniz kıyısındaki şehrin plajlarında "tesettür mayosu" (burkini) kullanımını yasaklayan yeni belediye kararını onayladı. Karar, resmi gazetede yayımlanarak geçtiğimiz hafta yürürlüğe girdi ve 2016'dan bu yana süren yasal çekişmenin yeni bir bölümünü açtı.
2016'dan bugüne: Yasal mücadelenin seyri
Lisnard, Temmuz 2016'da Fransa'da ilk kez burkini yasağını gündeme getiren belediye başkanı olmuştu. O dönem Danıştay (Conseil d'État), yasakın "temel özgürlükleri ciddi ve açıkça ihlal ettiği" gerekçesiyle iptaline hükmetmişti. Bunun üzerine Lisnard ekibi, yasağın dayanağını "hijyen" ve "güvenlik"ten ziyade 1905 Laiklik Yasası'nın "kamusal alandaki dinî örgütlü ayrılıkçılık" maddelerine kaydırdı. Yeni metin, plajları "laiklik ilkelerinin korunduğu kamusal alanlar" olarak tanımlıyor.
Ulusal güvenlik paketiyle kesişen takvim
Karar, Paris'in şehit polisleri anma töreniyle aynı hafta, İçişleri Bakanı Bruno Retailleau'nun "toplumsal barış" adı altında ilan ettiği 45 bin polis ve jandarma dağıtımıyla zamanlaşıyor. Lisnard, basın toplantısında "Bu bir kıyafet meselesi değil, cumhuriyetin görünmez sınırlarını çizen bir mücadeledir" diyerek, yasağın sadece Cannes'e özgü bir önlem olmadığını, ulusal laiklik çizgisinin bir uzantısı olduğunu vurguladı.
Ceza ve denetim mekanizması
Yeni karara göre, plajlarda burkini veya "dinî amaçlı" banyo kıyafeti tespit edilen kişilere 38 avro idari para cezası kesilebilecek. Denetim, belediye polisiyesi ekipleri ile ulusal polis güçlerinin ortak operasyonlarıyla sağlanacak. 2016'da yaşanan "plajda polis kadınları kıyafetini çıkardı" görüntülerinin tekrar etmemesi için ekiplere "müdahale protokolü" dağıtıldı.
Siyasi hesaplar ve 2027 perspektifi
Les Républicans (LR) partisinin önde gelen isimlerinden Lisnard, bu kararla sağ tabanı canlandırmayı ve 2027 cumhurbaşkanlığı yarışında "laiklik bayraktarlığı" kimliğini pekiştirmeyi hedefliyor. Parti içi rakip Bruno Retailleau'nun İçişleri Bakanlığı koltuğundan yaptığı "sert laiklik" çağrılarıyla Lisnard'ın belediye eylemi, sağ bloktaki liderlik rekabetinin yerel yönetim boyutuna taşındığı yorumunu güçlendiriyor. Macron'ın geçen ay Elysee Sarayı'nda düzenlediği dini törenin sol ve sağdan aldırdığı tepkiler de, Lisnard'ın "Cumhurbaşkanı laikliği ihlal ediyor, ben koruyorum" narratifi için zemin hazırladı.
İptal davası yolu açıldı
İnsan Hakları Derneği (LDH) ve Islamofobi ile Mücadele Topluluğu (CCIF), kararın "özel hayat hakkına müdahale" ve "ayırcılık" olduğunu ileri sürerek Danıştay'a iptal davası açacaklarını duyurdu. Avukatlar, 2016 Danıştay kararsının "genel ilke" oluşturduğunu, yeni metnin sadece gerekçeyi değiştirip uygulamanın aynı kaldığını savunuyor. Mahkeme kararı aylar sürebilir; o ana kadar yasağın uygulanması sürerken, Cannes plajları bu yaz da laiklik tartışmasının sahnesi olmaya devam edecek.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
