Cevdet Yılmaz 2027-2029 OVP'yi açıkladı: Enflasyon %9'a, büyüme %5'e çıkıyor
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 Orta Vadeli Programı'nda enflasyonun 2029'da %9'a, büyümenin %5'e ulaşacağını ve 2,1 milyon ilave istihdam hedeflendiğini açıkladı. Bütçe açığı millî gelirin %2,8'ine indirilecek.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Programı (OVP) hedeflerini açıkladı. Program, enflasyonla mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi, yapısal reformların derinleştirilmesi ve "ekonomik güvenlik" eksenli dört kritik alandaki dayanıklılığın artırılması üzerine kurgulanmış. Yılmaz, "Kazanımlarımızı kalıcı hale getirirken önümüzdeki dönemin ihtiyaçlarına güçlü cevap vereceğiz" diye konuştu.
2029 hedefleri: Tek haneli enflasyon, %5 büyüme, işsizlik %8'in altı
Programın makroekonomik iskeleti, kademeli bir iyileşme senaryosu çiziyor. Yılmaz'ın açıkladığı rakamlara göre ekonomi şu hedeflere koşuluyor:
- Büyüme: 2026'da %3,3 (güncel tahmin) seviyesinden başlayarak 2027'de %4,2, 2028'de %4,6 ve 2029'da %5,0'ye çıkacak.
- Enflasyon: 2026 yıl sonu %28,4 tahminiyle kapatılacak; 2027'de %21, 2028'de %13,5 ve 2029'da %9'a gerileyerek tek haneli seviyelere inecek.
- İşsizlik: 2026'da %8,1'den başlayıp 2029'da %7,6'ya düşürülerek %8'in altına çekilecek. Dönem boyunca yaklaşık 2,1 milyon ilave istihdam yaratılacak.
- Cari Açık: Millî gelire oranı 2026'da %2,3 (savaş etkisi %0,7 puan hariç yapısal bozulma yok) seviyesinden 2029'da %1,6'ya gerilecek.
- Bütçe Açığı: 2026'da %3,1 (hedef %3,5'in altında) beklenirken, program sonunda millî gelirin %2,8'ine indirilecek.
Mevcut tablo: Rezervler 188,2 milyar dolar, TL payı %61,5'e çıktı
Yılmaz, programın dayanağının son dönemdeki somut kazanımlar olduğunu vurguladı. Ağustos verilerine göre brüt rezervler 89,7 milyar dolar artarak 188,2 milyar dolar'a ulaştı. TL'ye güven artışı sürerken TL mevduat payı Ağustos 2023'teki %31,6'dan %61,5'e yükseldi. Risk primi 700'lü seviyelerden 220'nin altına indi. Yıllıklandırılmış ihracat 280 milyar dolara dayandı; orta-yüksek teknolojili ürün payı %40'tan %44,1'e çıktı. Toplam faktör verimliliği büyümeyi %1,2 puan desteklerken, kişi başına millî gelir 2026'da 20 bin doları, millî gelir 1,8 trilyon doları aştı.
İmalat sanayi ve "Güçlü Merkez" stratejisi merkeze alındı
Programın en somut politikalardan biri "İmalat Sanayisini Güçlendirme Programı" oldu. İhracatın %94'ünü oluşturan imalat sanayiiçin; 250 milyar TL'lik ilave kredi desteği, 750 milyar TL'lik YİTAK kredileri, elektrik/doğal gaz sübvansiyonları ve istihdam koruma destekleri sürdürülecek. Organize sanayi bölgeleri "ekosistem" haline getirilecek, mesleki eğitim-sektör işbirliği güçlendirilecek. "Güçlü Merkez Türkiye" yaklaşımıyla İstanbul Finans Merkezi'nin pozisyonu yükseltilecek, doğrudan yatırımlar nitelik açısından derinleştirilecek.
Ekonomik güvenlik: Dört kritik odak alan belirlendi
Yılmaz, programda ilk kez "Ekonomik Güvenlik ve Dayanıklılık" başlığı altında dört stratejik alanı öne çıkardı:
- Enerji ve Doğal Kaynaklar: Kritik mineraller, nükleer/hidrojen teknolojileri, enerji-madencilik ekipmanlarında yerli AR-GE ve üretim.
- Gıda Arz Güvenliği: Tarımsal dayanıklılık, verimlilik artışı ve maliyet baskılarını azaltan yapısal adımlar.
- Kritik Teknolojiler: Savunma sanayi, sağlık, yarı iletkenler ve yapay zekâda yerli kapasite.
- Aile, Demografi ve Afet Dayanıklılığı: Nüfus politikaları, sosyal konut, afete dayanıklı kentleşme.
Bütçe tercihleri: Savunma %229, MTA %139, Sosyal konut %150 arttırılıyor
Kaynak dağılımı stratejik öncelikleri yansıtıyor. 2027 bütçesinde öne çıkan artışlar şunlar: Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MTA) yatırımları %139, savunma harcamaları %229, sanayi altyapı yatırımları %54, demiryolu yatırımları %49, sulama %42, içme suyu %71, organize tarım bölgeleri %103. Özellikle sosyal konut bütçe aktarımı 100 milyar TL'den 250 milyar TL'ye (%150) çıkarılarak kiralık sosyal konut modeli İstanbul'dan başlayıp ülke geneline yayılacak. Deprem harcamaları 2026 sonu 5,4 trilyon TL'yi (104 milyar $), 2027 sonu 116 milyar $'yı bulacak; yıllık ortalama 25-26 milyar $'dan 2027'de 10 milyar $'a düşecek.
Yılmaz, "Bu hedeflerin başarısını belirleyecek olan metinler değil, yapısal dönüşümü ne ölçüde hayata geçireceğimiz" diyerek, verimlilik odaklı, dışa bağımlılığı azaltan ve üretim kapasitesini güçlendiren bir patikayı işaret etti.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
