Cevdet Yılmaz: "Bizim medeniyetimiz antisemitik değil, Netanyahu Yahudileri zorluyor"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 1. Müslüman Diaspora Forumu'nda antisemitizm suçlamasını reddetti, Netanyahu'yu hedef aldı ve 200 milyar dolarlık diaspora gücüne dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, YTB ve SESRIC iş birliğinde düzenlenen 1. Müslüman Diaspora Forumu'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'yi ve İslam medeniyetini antisemitizm suçlamalarından temizledi. Yılmaz, "Bizim medeniyetimiz hiçbir zaman antisemitik olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır" diyerek, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun politikalarının Yahudileri de zor durumda bıraktığını vurguladı.
Dünya nüfusunun dörtte biri Müslüman
Foruma katılan Yılmaz, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın 57 üye ülkeyle BM'den sonra en geniş üyelik yapısına sahip olduğunu hatırlattı. 2025 yılı verilerine göre 2 milyarı aşan Müslüman nüfusun, dünya nüfusunun yakında %25'ine tekabül ettiğini, bu nüfusun yarısından fazlasının 25 yaş altı olduğunu kaydetti. "Genç nüfusu olan ve bunu geleceğe hazırlayan toplumlar büyük avantaj elde edecek" diyen Yılmaz, dünyanın yaşlandığı, çocuk sayısının azaldığı bir demografik dönüşüm içinde olduğunu belirtti.
60 milyon diaspora, yılda 200 milyar dolar transfer ediyor
Dünyanın farklı kıtalarında yaşayan 60 milyonu aşkın Müslüman diasporanın, yaşadıkları ülkelerin ekonomik ve kültürel hayatına katkı sağladığını ifade eden Yılmaz, 2024 verilerine dayanarak bu toplulukların köken ülkelerine yılda 200 milyar dolara yakın kaynak transfer ettiğini açıkladı. Yılmaz, "Bu kaynaktan çok daha kıymetlisi, diasporada yetişmiş insanların ülkeler arası kurdukları bilgi, tecrübe ve ticaret bağları" dedi.
"Netanyahu, Yahudileri zor duruma düşüren kişidir"
Gazze'de yaşananları "emsalsiz zulüm" olarak tanımlayan Yılmaz, Netanyahu yönetiminin uluslararası mahkemelerde soykırım suçuyla yargılandığını hatırlattı. BM kararlarının uygulanmaması ve uluslararası hukukun etkisiz bırakılması üzerine "Mevcut küresel düzenin adalet üretme kapasitesi son derece zayıf" diyen Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Dünya beşten büyüktür" çağrısının bu zeminde yükseldiğini söyledi. Yılmaz, "Güçlü olacağız, kendi gücümüze dayanacağız, hem haklı hem güçlü olacağız" vurgusu yaparak, İsrail yönetiminin zulümleri kapatmak için antisemitizm suçlamasını kalkan yaptığını, bizzat Netanyahu'nun bu politikayla Yahudileri de tehlikeye attığını kaydetti.
İslamofobi "yapısal bir tehdit" haline geldi
Müslümanların karşılaştığı en büyük sorunlardan birinin İslamofobi olduğunu belirten Yılmaz, cami ve Kur'an-ı Kerim'e yönelik saldırıların, nefret söylemlerinin bireysel önyargılardan çıkıp siyaset, medya ve kamusal hayatta "yapısal bir tehdit" haline geldiğini uyardı. "İfade özgürlüğü, nefret söylemi hürriyeti değildir; kutsallara hakaret hürriyeti değildir" diyen Yılmaz, İsrail ve Gazze konusunda ifade özgürlüğü sınırlarının nasıl daraltıldığının da görüldüğünü, bunun karşısında mücadelenin sürdüleceğini bildirdi.
Tarihi dayanak: Farklı dinlerle yüzyıllarca ortak yaşam
Yılmaz, Müslümanların Hristiyanlar, Yahudiler ve diğer din mensuplarıyla yüzyıllarca bir arada yaşadığını, bu mirasının büyük bir onur kaynağı olduğunu vurguladı. "Biz hiç kimseye dininden ötürü nefret söyleminde değiliz. Bizim meselemiz, dinleri sömürerek zulüm işleyenlere karşı" diyen Yardımcı Cumhurbaşkanı, hedefin Müslümanların kimliklerini güvenle yaşadığı, eşit vatandaşlık haklarından yararlandığı bir düzenin güçlendirilmesi olduğunu belirtti. Forum sonunda kabul edilmesi öngörülen Müslüman Diasporalar Deklarasyonu'nun, hakların korunmasından İslamofobiyle mücadeleye kadar uzanan ortak hedeflere ışık tutacağını ifade etti.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
