DEM Parti Yeni Dönem: 33 Yeni Meclis Üyesi, İsim Değişikliği ve Öcalan Programı
DEM Parti kongresinde 33 yeni Parti Meclisi üyesi belirlendi; Bakırhan-Hatimoğulları ikilisi yeniden başkanlığa seçildi. İsim değişikliği ve yeni program taslağı gündemde.

DEM Parti, son olağan kongresiyle yönetim kadrosunda köklü bir yenileme ve stratejik yeniden yapılandırma sürecini tamamladı. Kongre sonucunda Parti Meclisi'ne 33 yeni üye girirken, eş genel başkanlık görevine Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ikilisi yeniden getirildi. Partinin adı değiştirilmesi, yeni programın hazırlanması ve 2028 seçim stratejisi, yeni dönemin ana gündem maddelerini oluşturuyor.
Parti Meclisi'nde 33 Yeni İsim: Yenileme ve Denge Arayışı
Kongrenin en somut çıktısı, Parti Meclisi kompozisyonundaki değişim oldu. Resmi kongre kararlarına göre Meclis'e giren 33 yeni isim, partinin "yeni hareket" inşası hedefiyle gençlik, kadın ve etnik çeşitlilik kotaları çerçevesinde seçildi. Yeni meclis listesi, HDP'den DEM Parti'ye geçiş sürecinde ortaya çıkan "kurumsallaşma" talebinin, kadrolarla nasıl karşılanmaya çalışıldığını gösteriyor. Meclis içindeki ideolojik denge, hem partinin tabanındaki özgürlükçü/demokratik çizgiyi koruyan hem de seçim mühendisliği yapabilecek pratik zihniyetli isimlerin bir arada yer aldığına işaret ediyor.
Eş Genel Başkanlıkta Süreklik: Bakırhan-Hatimoğulları İkilisi
Kongre delegelerinin oy birliğiyle veya güçlü bir çoğunlukla onayladığı eş genel başkanlık formülü, partinin istikrar arayışının kanıtı olarak sunuldu. Tuncer Bakırhan'ın deneyimi ve Tülay Hatimoğulları'nın kadın kimliği ile kurumsal iletişim becerileri, partinin hem iç dinamikleri hem de dış ilişkiler (özellikle muhalefet ittifakı ve hükümetle diyalog) yönetiminde "güvenli liman" stratejisi izlediğini gösteriyor. Önceki dönem eş genel başkanı Pervin Buldan'ın Meclis Başkan Vekili'ne yükselmesi, partinin parlamenter alandaki ağırlığını artırma hedefiyle yönetim paylaşımının da bir sonucu olarak okunuyor.
"Yeni Parti, Yeni İsim" Tartışması ve Yasal Süreç
Kongre gündeminin en tartışmalı maddesi parti adının değiştirilmesi önerisi oldu. Kulislere sızan bilgilere göre yönetim, "Demokrasi ve Özgürlükler Partisi" (DEM) kimliğinin, gelecekteki geniş ittifak zemininde daha kapsayıcı bir marka yaratmak amacıyla evrilmesi gerektiğini savunuyor. Ancak bu süreç, Siyasi Partiler Yasası'nın 17. maddesi uyarınca tüzük değişikliği, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) onayı ve Meclis bildirimi gibi çok aşamalı yasal bir zorunluluğu beraberinde getiriyor. Resmi bir karar alındığı henüz açıklanmamakla birlikte, kongre yetkili organlara "ad değişikliği çalışmaları yapma" yetkisi verdiği anlaşılıyor.
Yeni Program Taslağı ve Öcalan Faktörü
Yeni dönem programının çerçevesini çizen metnin, İmralı'da yatan Abdullah Öcalan tarafından kaleme alındığı veya doğrudan ilham alındığı iddiaları, partinin stratejik otonomisinin tartışılmasına neden oluyor. Program komisyonu çalışmaları hakkında yapılan açıklamalarda; özgürlükçelik, radikaldemokrasi, ekolojik sürdürülebilirlik ve kadın özgürlüğü başlıklarının öne çıkarıldığı, ekonomik politikada ise "demokratik konfederalizm" modeline dayalı yerel ekonomiler ve adil dağıtım vurgusu yapıldığı belirtiliyor. Bu program taslağının, olası bir barış sürecinde partinin pazarlık pozisyonunu belirleyecek bir "yol haritası" niteliğinde olduğu değerlendiriliyor.
2028 Stratejisi: Muhalefet İttifakı mı, Otonom Yol mu?
Yeni yönetim kadrosu ve program çerçevesi, 2028 seçimlerine giden yolda DEM Parti'nin pozisyonunu şekillendirecek. Parti Meclisi'ndeki yeni isimlerin profili, partinin CHP ile olası bir "Millet İttifakı" benzeri yapıya mı gireceğini, yoksa Kürt siyasetinin otonom hattını koruyarak "Üçüncü Blok" mu oluşturacağını test edecek. Kongre sonrası ilk aylardaki il/ilçe kongresleri ve tabanla yüzleşme toplantıları, bu stratejik kırılma noktasının erken sinyallerini verecek.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
