DEM Partisi Kurultayı: Kapanma Dava Gölgesinde Ortak Başkanlık Modeli Sınavı
5 Eylül'de açılacak 4. Olağan Kurultay, Anayasa Mahkemesi'ndeki kapanma davası ve tüzük değiştirme zorunluluğu arasında kalmış bir partinin kaderini belirleyecek. Meclis grubu ve yerel yönetimler bekliyor.

Ankara — DEM Partisi bugün Ankara ATO Kongre Merkezi'nde 4. Olağan Kurultayını açarak, parti tarihinde belki de en kritik dönemeçten birine giriyor. Kongre gündeminin başında Anayasa Mahkemesi'nde sürmekte olan kapanma davasının oluşturduğu yasal risk ile bu riskin getirdiği organizasyonel zorunluluklar, özellikle ortak başkanlık modelinin yasal çerçeveye uyarlanması yer alıyor.
Kapanma davası: Takvim ve iddianame odaklı süreç
Anayasa Mahkemesi'nde 2024 yılında açılan ve dosya numarası 2024/110 olan kapanma davasında, son duruşma 2026 yılı Haziran ayında gerçekleşmişti. Mahkeme, yaz tatili sonrası Eylül ayı takviminde yeni bir duruşma tarihi ilan edecek. İddianamede, partinin "Türkiye Cumhuriyeti'nin bölünmez bütünüyle devleti ve milleti kavramlarına aykırı faaliyetler" içinde bulunduğu, örgütlenme özgürlüğünün sınırları aşıldığı ve bu nedenle partinin kapatılması ile birlikte yönetim kadrolarına 5 yıl süreyle siyasi yasak getiriliği talep ediliyor.
Kongreye giden delegelerin en büyük endişesi, Mahkeme'nin kararı kongre sonrası ilk aylarda (Ekim-Kasım 2026 aralığı tahmini) açıklanacak olursa, yeni seçilecek yönetim kurulu ve eş başkanların yasal statüsünün ne olacağı. HDP kapanma davası (2021) jurisprudansı hatırlatılıyor; o süreçte kongre yapılmış, yeni yönetim kurulmuştu ancak kapanma kararı partinin tüm varlığını kapsamıştı.
Ortak başkanlık modeli: Tüzük maddeleri ve Anayasa Mahkemesi çizgisi
Kurultay gündeminin en teknik ama en siyasi boyutu da Madde 18 ve Madde 34 üzerinden işleyecek tüzük değişiklikleri. Mevcut tüzükte "Eş Başkanlık" modeli kadına ve erkeğe ayrılmış iki başkanlık koltuğu olarak tanımlanıyor. Anayasa Mahkemesi 2018 HDP kararında ve sonrasında verdiği bazı bireysel başvuru kararlarında, "cinsiyete dayalı pozitif ayrımcılık" kapsamında bu modelin anayasa aykırı olmadığını, ancak "yürütme organında tek başkanlık zorunluluğu" getiren Siyasi Partiler Kanunu Madde 18/ç uyarınca, parti tüzüğünün bu kanunla uyumlu hale getirilmesi gerektiğini vurgulamıştı.
Parti Meclisi'nde hazırlanan taslakta; eş başkanlık modeli korunurken, yasal temsil yetkisinin (imza yetkisi, resmi yazışma) tek bir "Genel Başkan" veya "Başkan" unvanına devredilmesi, diğer eş başkanın ise "Siyasi İşler Koordinatörü" gibi bir unvanla partinin siyasi stratejisini yönetmesi yönünde bir formül tartışılıyor. Bu formül, kanun yapıcıyı mutlu edecek mi, yoksa Mahkeme'ye "yolsuzluk" delili mi sunacak; kongre delegeleri bu riski tartışıyor.
Delegate yapısı, adaylıklar ve parti içi dengeler
Kongreye 1.100'e yakın delegelerin katılması bekleniyor. Delege seçimleri ilçe ve il kongrelerinde tamamlanmış durumda. Mevcut Eş Başkanlar Tülay Hatimoğulları Oruç ve Tuncer Bakırhan'ın adaylık verip vermemesi henüz resmi açıklanmadı; ancak parti içi kaynaklara göre her iki isim de "süreç yönetimi" gerekçesiyle bir daha görev almaya yönelik güçlü talip olarak görülüyor. Genel Sekreterlik için Ayhan Bilgen ve Sırrı Süreyya Önder isimleri gündemde, ancak Önder'in Meclis Grubu Başkanvekilliği görevine odaklanması ihtimali de var.
Parti içi üç ana dinamik bu kongrede test edilecek: Kürt hareketi kökenli "geleneksel kadro", HDP süreçlerinden gelen "demokratik sol/yeşil" ekoloji temsilcileri ve son seçimlerde belediye başkanlığı kazanan yerel yönetimciler. Yerel seçimlerde parti 78 belediye kazanmıştı; bu belediye başkanlarının kongrede etkili bir blok oluşturması, yönetim kadrolarına yerel yönetim deneyiminin yansıtılması için baskı yaratabiliyor.
"Plan B": Yedek parti stratejisi ve Meclis grubu koruma kalkanı
Kongre gündeminin resmi docket'ında yer almasa da, koridorlarda en yoğun tartışılan konu kapanma kararı durumunda devreye girecek yedek parti (havale partisi) stratejisi. 2023 seçimlerinde "Yeşil Sol Parti" ittifakı içinde giren ve Meclis'e 57 milletvekili giren DEM, kapanma durumunda Meclis grubunun dağılmaması için en az 20 milletvekilinin yedek partiye geçiş yapması gerektiğini biliyor. Anayasa Madde 69 ve Siyasi Partiler Kanunu'na göre, grup kurmak için 20 milletvekili şart. Parti yönetimi, "kapanma kararı anında" Meclis Grubu Başkanvekili aracılığıyla toplu istifa ve yedek partiye geçiş senaryosu için noteri hazırlıkların yapıldığını, yedek partinin (muhtemel adı "Demir ve Emek Partisi" veya benzeri bir isim) kuruluş izin belgesinin alındığını onaylamıyor ama deklanşor etmiyor.
Yerel yönetimler ve sivil toplum: "Kapanma olsa bile belediyeler bizim"
Kongreye davet edilen sivil toplum kuruluşları ve barış akademisyenleri, partinin kapanması durumunda belediyelerin kaybedilmeyeceğini, yerel yönetimlerin bağımsızlık kazandığını vurguluyor. Ancak Anayasa Mahkemesi'nin 2019 yerel seçimleri sonrası HDP'li belediye başkanlarına getirdiği "kayyum atama" jurisprudansı (Kanun No 6360 ve 5393), bu güvenceyi zayıflatıyor. Kongre sonrası yönetim, belediye başkanlarıyla "kayyum direnişi" strateji toplantıları planlıyor.
Beklenti ve senaryolar
Bu hafta sonu bitecek kongre, partinin "yasal varlığı sürdürme" modundan "siyasi ofansif" moduna geçip geçemeyeceğini gösterecek. Seçilecek yeni yönetimin ilk görevi, Anayasa Mahkemesi'ne sunulacak cevap dilekçesini ve tüzük değişikliklerini onaylatmak olacak. Eğer Mahkeme kapanma kararı verirse, Türkiye'nin üçüncü büyük partisinin (oy oranı ~%8-9) meşru temsilcilik krizi, 2028 seçimlerine giden yolu ve Kürt siyasetinin meşru zemini derinden sarsacaktır. Kongre final bildirgesinde barış ve çözüm süreci çağrısının tonu, yasal mücadele dili ile iç politikadaki pozisyonun belirleyicisi olacak.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
