Denizolgun ölüm soruşturmasında FETÖ iddiası: 5 tanık Alihan Kuriş'i hedef aldı
Bakırköy Başsavcılığı'nda 2016'da öldüren eski bakan Denizolgun dosyası yeniden gündemde. 5 tanık FETÖ bağlantısını ve Kuriş'in cemaat başkanlığı hırsını ifade ederken, kayıp telefon ve 36 saatlik haber gecikmesi planlı cinayet şüphesini güçlendiriyor.

2016 Eylül'de Beykoz'daki çiftliğinde ölü bulunan eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne dair Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nda yürütülen soruşturma, son tanık ifadeleriyle yeni bir boyut kazandı. Dosyaya eklenen 5 kritik tanık beyanında, Denizolgun'un ölümünde FETÖ izi arandığı ve bu çerçevede Alihan Kuriş'in merkezi bir rol oynadığı iddia edildi.
2013'teki mektup ve reddedilen teklif
Soruşturma kapsamında ifadesi alınan tanıkların biri, Aralık 2013'te Sakarya'da yapılan bir toplantıda Fethullah Gülen'in Denizolgun'a mektup gönderdiğini, "ilerleyen süreçte birlikte hareket edelim" çağrısının yapıldığını aktardı. Tanık ifadesine göre Denizolgun bu teklifi "Biz devletimizin yanında dururuz" diyerek reddetti. Bu reddin 3 yıl sonra, 6-7 Eylül 2016 tarihlerinde gerçekleşen ölümle bağlantılı olarak değerlendirildiği kaydedildi.
"Cemaat başkanlığı hırsı" ve zehirlenme korkusu
Diğer tanıklar, Alihan Kuriş'in cemaat içindeki hırslarının yoğunlaştığını, Denizolgun'un ölümünden kısa bir süre önce bu durumu fark edip Kuriş'i bazı işlerin dışında tutmaya başladığını belirtti. Bir tanık, Denizolgun'un ölümü öncesinde çevresinde "Beni belki de zehirlerler" şeklinde ifadeler kullandığını, bu korku üzerine Kuriş'e karşı önlemler aldığını kaydetti. Aynı tanık, Kuriş'in FETÖ tarafından yönetildiğini, biat etmemesi durumunda başından gidileceğini bildiğini ifade etti.
36 saatlik gecikme ve yastıkla boğulma ihtimali
Ölümün keşfiyle ilgili kritik bir detay da tanık ifadelerinde yer aldı. Denizolgun 6 Eylül 2016 saat 15:00'te çiftliğe gelmiş, saat 17:00'te atına binip konutuna girmiş, seyis Rıfat Kadiroğlu tarafından son kez görülmüştü. Ölü ise ertesi gün 7 Eylül saat 19:30-20:00 aralığında bulundu. Tanıklardan biri, bu 36 saatinin boşluğunun ve kimsenin Denizolgun'u aramamasının, ölümün planlı olduğunun kanıtı olduğunu savundu. Bilirkişi raporlarına da dayanarak yastıkla boğulma (süfokasyon) ihtimalinin gündemde tutulduğu aktarıldı.
Kayıp cep telefonu ve 21 tanık
Soruşturmanın en somut delili olarak görülen Denizolgun'un cep telefonu hâlâ bulunamadı. Savcılık, telefonun kimde olduğunu tespit etmek için çalışmalarını sürdürüyor. Resmi kayıtlara göre dosyada toplam 21 tanık dinlendi; bunların 5'i FETÖ bağlantısından ve Kuriş'ten bahsetti. Ayrı bir dalda tutuklanan Doktor Nurettin Demirkol'un ifadesi de dosyaya eklendi.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
