Doç. Dr. Ergül Halisçelik'ten 'Bölüşüm Krizi' Uyarısı: Zam Var Geçim Yok
Ekonomist Doç. Dr. Ergül Halisçelik, büyüme rakamları yükselse de satın alma gücünün eridiğini belirterek, açlık sınırı ve asgari ücret arasındaki uçuruma dikkat çekti.

Hazine ve Maliye Bakanlığı eski bürokratı ve Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ergül Halisçelik, Türkiye'nin ekonomik büyüme verileri ile vatandaşın günlük yaşamda karşılaştığı gerçeklik arasındaki makasın giderek açıldığınıten belirtti. Halisçelik, mevcut durumu bir "bölüşüm krizi" olarak tanımlayarak, ekonomik başarının yalnızca makro göstergelerle değil, emeğin insanca yaşamı sağlayıp sağlamadığıyla ölçülmesi gerektiğini vurguladı.
Ücret Artışları Enflasyon Karşısında Eriyor
Temmuz 2026 döneminde gerçekleştirilen ücret düzenlemelerini analiz eden Halisçelik, memur ve memur emeklilerine yapılan %13,51, SSK ve Bağ-Kur emeklilerine yapılan %17,76 oranındaki zamların, yüksek enflasyon nedeniyle kısa sürede etkisini kaybettiğini ifade etti. Özellikle 2026 yılı için net 28.075,50 TL olarak belirlenen asgari ücretin yıl ortasında güncellenmemesinin, çalışanların reel alım gücünü ciddi şekilde düşürdüğüne dikkat çekti.
Veri Güvenilirliği ve 'Üç Farklı Enflasyon' Çelişkisi
Ekonomi yönetiminin meşruiyeti ve güvenilirliği noktasında istatistiklerin önemine değinen Halisçelik, Temmuz 2026 verilerindeki belirgin farklara işaret etti:
- TÜİK: Yıllık tüketici enflasyonu %32,11
- ENAG: Yıllık enflasyon %51,49
- İTO (Ücretliler Geçinme Endeksi): Yıllık fiyat artışı %35,94
Halisçelik, bu rakamlar arasındaki farkın teknik bir tartışmanın ötesine geçtiğini ve vatandaşın pazarda, markette karşılaştığı fiyatlarla resmi veriler arasındaki kopuşun ekonomi politikalarına olan güveni zedelediğini savundu.
Açlık Sınırı ve Yoksulluk Sınırı Alarm Veriyor
TÜRK-İŞ'in Temmuz 2026 verilerini paylaşan Doç. Dr. Halisçelik, yaşam maliyetlerinin gelir düzeylerini çoktan aştığını belirtti. Rapora göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenebilmesi için gereken açlık sınırı 35.758,88 TL'ye yükselirken, yoksulluk sınırı 116.478,40 TL olarak hesaplandı.
Bu tabloya göre net 28.075,50 TL olan asgari ücret, bir ailenin temel gıda ihtiyacının ancak %78,5'ini karşılayabiliyor. En düşük emekli aylığı olan 23.552 TL ise açlık sınırının yalnızca %65,9'una ulaşabiliyor.
Gıda Enflasyonunun Sınıfsal Etkisi
Gıda fiyatlarındaki artışın dar gelirli kesimler üzerinde daha yıkıcı etkiler yarattığını belirten Halisçelik, TÜİK'in gıda grubundaki yıllık %35,45'lik artışının, düşük gelirli hanelerin tüketim kalitesini bozduğunu ifade etti. Besin değeri düşük ürünlere yönelimin arttığını belirten akademisyen, bu durumun özellikle çocukların fiziksel ve bilişsel gelişimi üzerinde uzun vadeli riskler oluşturduğu uyarısında bulundu.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
