HaberGo
Dünya

Eddie Gilfoyle Davası: İngiltere'de Bir Adalet Yanılgısı mı?

Hamile eşinin ölümüyle ömür boyu hapse mahkum edilen Eddie Gilfoyle davasında, polisin delil kararttığı ve gerçeklerin gizlendiği iddiaları gündemde.

HMHaber Merkezi
· 1 dk20 okunma
Eddie Gilfoyle Davası: İngiltere'de Bir Adalet Yanılgısı mı?
Eddie Gilfoyle Davası: İngiltere'de Bir Adalet Yanılgısı mı?

İngiltere'nin Wirral bölgesinde 1992 yılında yaşanan ve kamuoyunda derin izler bırakan Paula Gilfoyle cinayeti, yıllar sonra ortaya çıkan yeni belgelerle yeniden tartışılmaya başlandı. 4 Haziran 1992 tarihinde, sekiz buçuk aylık hamile olan Paula Gilfoyle, evinin garajında ölü bulundu. Olay yerinde bulunan bir intihar notu nedeniyle başlangıçta intihar olarak değerlendirilen vaka, kısa süre sonra yön değiştirerek eşi Eddie Gilfoyle'ın tutuklanmasıyla sonuçlandı.

Hüküm ve Tartışmalı Deliller

Mahkeme, Eddie Gilfoyle'ın hamile eşini intihar notu yazmaya zorladığı ve onu asmaya ittiği gerekçesiyle müebbet hapis cezasına çarptırdı. Ancak Gilfoyle, 18 yıl hapis yattıktan sonra 2010 yılında serbest bırakılmasına rağmen, suçsuz olduğunu ve polisin savunma ekibinden kritik kanıtlar sakladığını savunmaya devam etti.

Polis Soruşturmasındaki Ağır İhmaller

Yıllar sonra Crown Prosecution Service (CPS) tarafından paylaşılan polis notları, soruşturmadaki ciddi hataları gün yüzüne çıkardı. Belgelere göre Merseyside Polisi'nin şu ihmalleri tespit edildi:

  • Olay yeri incelemesi sırasında polis memurlarının kanıtları bozacak şekilde sahada dolaşması.
  • Cesedin indiriliş biçimindeki hatalar ve asılma olayında kullanılan ipin imha edilmesi.
  • Kurbanın daha önce intihar girişimleri olduğunu gösteren günlüklerinin, savunma avukatlarına 20 yıl sonra teslim edilmesi.

"En Kötü Adalet Yanılgılarından Biri"

Davanın gidişatı, dönemin yüksek düzey yetkilileri tarafından da eleştirildi. Eski Yardım Başkomiser Alison Halford, Merseyside Polisi'nin yalan söylediğini ve kanıtları gizlediğini belirterek, Eddie Gilfoyle'ın masum olduğunu savundu. Benzer şekilde, dönemin milletvekili Lord David Hunt da bu vakayı "İngiliz hukuk tarihinin en kötü adalet yanılgılarından biri" olarak nitelendirdi.

Öte yandan, Paula Gilfoyle'ın ailesi bu iddialara karşı çıkarak eşinin suçlu olduğu konusundaki görüşlerini koruyor. Modern psikoloji uzmanları ise hamilelik dönemindeki depresyonun ve intihar eğilimlerinin 1993 yılındaki tıbbi anlayıştan çok daha farklı olduğunu, hamileliğin tek başına bir koruyucu faktör olmadığını vurguluyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi