Esther Rantzen: Ötanazi yasası mücadelesinin yüzü olan gazeteci, son durumunu açıkladı
Dame Esther Rantzen, 4. evre akciğer kanseri tanısı almasının ardından İngiltere'de 'Yardımlı Ölüme İzin Verme' yasası için başlattığı kampanyanın, Meclis'teki son gelişmelerle nasıl bir kesişim bulduğunu anlattı.

Londra — BBC'nin efsanevi programı "That's Life!" sunucusu ve Childline'ın kurucusu Dame Esther Rantzen, İngiltere'de ölümcül hastaların yaşamlarına son verme hakkını tanıyan tasarı sürecinin gündemden düşmemesi için kampanyasını sürdürüyor. 84 yaşındaki gazeteci, Ocak 2024'te halka açıkladığı 4. evre akciğer kanseri tanısından bu yana, "Terminally Ill Adults (End of Life) Bill" (Ölümcül Hastalıkta Yetişkinler - Yaşam Sonu Yasası) olarak bilinen Kim Leadbeater tasarısının Parlamento'daki seyrini yakından takip ediyor.
Tanıştan tasarıya: Kişisel bir mücadele
Rantzen, hastalığını açıklamasıyla birlikte İsviçre'de yasallaşmış ötanazi kurumu Dignitas'a üye olduğunu itiraf etmiş, bu kararın "son bir çıkış kapısı" güvencesi olduğunu belirtmişti. Ancak asıl hedefi, İngiltere yasamının bu seçeneği kendi topraklarında, katı korumalar içinde sunmasıydı. "Kendim için değil, benim gibi binlerce insan için yapıyorum" diyen Rantzen, tasarının Meclis'in (House of Commons) ikinci okuma aşamasını geçmesi anında "Tarihi bir gün" demiş, gözlerini yaşartmıştı.
Yasanın öngördükleri ve Rantzen'in "Koruma Kaleleri" vurgusu
Leadbeater tasarısına göre; 18 yaşını doldurmuş, İngiltere veya Galler'de yaşıyor, akıl sağında ve son altı ay içinde öleceği kanıtlanmış hastalar; iki ayrı doktor ve bir hakim onayıyla hayatlarını sonlandırabilecek ilaç alabilir. Rantzen, bu sürecin "dünyanın en katı korumalarından biri" olduğunu, bu yüzden de kötüye kullanım riskinin minimize edildiğini her platformda vurguluyor. "Bu bir intihar kanunu değil, acıyı kısaltma kanunudur" diyen gazeteci, palliative bakım (yatıcı bakım) yatırımlarının yasayla birlikte artırılmasını da şart koşuyor.
Lordlar Meclisi (House of Lords) testi ve son gelişmeler
Yasama sürecinin şu anki kritik noktası Lordlar Meclisi'ndeki comité aşaması. Rantzen, geçtiğimiz haftalarda buraya yazılı delil sundu ve "Yasak, acı çekenleri İsviçre'ye kaçırmakla yetinmiyor, ailelerini de suçlu yapıyor" diyerek duygusal bir savunma yaptı. Hükümetin serbest oy verdiği tasarı, Meclis'te büyük çoğunlukla geçti ancak Lordlar'daki tartışmaların sonucu henüz netleşmedi. Rantzen, "Zamanımız az, her gün bu yasa bekleyen bir kişi daha acısız bir sona kavuşmaktan mahrum kalıyor" diyerek sürecin hızlandırılmasını istiyor.
Childline ve Silver Line mirası: "Ses vermek" geleneği
Bu mücadele, Rantzen'in 1986'da kurduğu Childline ve 2013'te kurduğu Silver Line (yalnız kalan yaşlılar için hat) mirasının bir uzantısı olarak görülüyor. Her iki kurum da "duyulmayan sesleri duyurma" felsefesiyle kuruldu. Şimdi ise sesi duyulmayan, acı içinde sonunu bekleyen yetişkinler için çarpıyor. Bu tutarlılık, onaiparti destek toplamasındaki en büyük etkenlerden biri olarak kabul ediliyor.
Parlamento yaz arası moladan dönüşünde tasarının son okumaları (Third Reading) ve Kral Onayı (Royal Assent) sürecine gireceği öngörülüyor. Rantzen için bu, gazetecilik kariyerinin en büyük "scoop"u (özel haberi) değil, en anlamlı zaferi olacak.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
