HaberGo
Sağlık

Genç kadınlarda meme kanseri alarmı: 40 yaş altı hastalık oranları artıyor

Türkiye'de ve dünyada 40 yaş altı kadınlarda meme kanseri vaka sayılarının son 10 yılda belirgin arttığı ortaya çıktı; uzmanlar erken tarama ve genetik danışmanlığın hayat kurtardığını vurguluyor.

HMHaber Merkezi
· 2 dk97 okunma
Genç kadınlarda meme kanseri alarmı: 40 yaş altı hastalık oranları artıyor
Genç kadınlarda meme kanseri alarmı: 40 yaş altı hastalık oranları artıyor

Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği ve Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü verilerine dayanan güncel epidemiyolojik analizler, meme kanserinin artık 'yaşlılık hastalığı' tanımının dışına çıktığını ve 20-39 yaş grubunda yaş standartlaşmış insidans (yeni vaka oranında) artış yakaladığını gösteriyor. Dünyada ve Türkiye'de meme kanserinin teşhis yaşı kayarken, genç hastalarda hastalığın daha agresif biyolojik alt tiplerle (özellikle triple negatif ve HER2 pozitif) seyrettiği, bu da erken teşhisin çok daha kritik hale getirdiği kaydediliyor.

Veriler ne anlatıyor?

TÜİK Ölüm Nedenleri İstatistikleri ve Kanser Kontrol Daire Başkanlığı raporlarına göre Türkiye'de kadınlarda en sık görülen kanser meme kanseri konumunda. Yıllık yaklaşık 24-25 bin yeni vaka tespit ediliyor. Bu genel tablo içinde dikkat çeken nokta, 40 yaş altı hastaların oranının son on yılda %10-15 civarında bir artış gösterdiği. Global Kanser Gözlemleri (GLOBOCAN 2022) verileri de Türkiye'de yaş standartlaşmış insidansın 100 binde 50-55 banda seyrettiğini, ancak genç yaş grubunda artış trendinin gelişmekte olan ülkelerde daha hızlı izlendiğini teyit ediyor.

Neden genç yaşta artıyor?

Uzmanlar, tek bir nedeni işaret etmekten ziyade birden fazla faktörün bir arada etkili olduğunu vurguluyor:

  • Yaşam tarzı değişiklikleri: Erken menarke, geç menopoz, ilk doğum yaşının ileri sürmesi veya doğmamışlık, obezite ve alkol tüketimi östrojen maruziyetini artırıyor.
  • Çevresel ve metabolik faktörler: Endokrin bozucu kimyasallarla maruz kalma, hareketsizlik ve işlenmiş gıda yoğun beslenme.
  • Genetik yükümlülük: BRCA1/BRCA2 mutasyonu taşıyan genç kadınlarda yaşam boyu risk %60-70 seviyelerine çıkabiliyor; aile öyküsü sorgulanmadığında bu risk gizli kalıyor.
  • Tarama programındaki boşluk: Ulusal tarama programı 40-69 yaş aralığını kapsarken, 40 yaş altı riskli gruplar için standartlı, erişilebilir tarama yolları henüz yeterli düzeyde yok.

Genç hastalarda biyoloji daha zorlu

Onkolojiler, 40 yaş altında teşhis konulan hastalarda luminal A gibi yavaş büyüyen, hormona hassas tümlere göre; kemoterapiye daha duyarlı ama nüks riski de daha yüksek olan triple negatif ve HER2 pozitif alt tiplerin daha sık görüldüğünü bildiriyor. Bu durum, genç hastada 'bekleyip izle' stratejisinin tehlikeli olduğunu, şüpheli lezyonlarda anında biyopsi ve multidiscipliner tumor konseyi değerlendirmesinin şart olduğunu ortaya koyuyor.

Ne zaman başvurmalı, ne yapmalı?

Sağlık Bakanlığı ve uluslararası kılavuzlar (NCCN, ESMO), genel riskli kadınlarda 40 yaşından itibaren yılda bir mammografi önerirken; birinci derece akraba (anne, kız kardeş) meme kanseri geçirmişse veya bilinen genetik mutasyon varsa taramanın 25-30 yaşından veya akrabadaki teşhis yaşından 5-10 yıl öncesinden başlaması gerektiğini belirtiyor. Tüm kadınlar için aylık meme kendi muayenesi, klinik meme muayenesi (yılda bir 25-39 yaş, 40 sonrası 6-12 ayda bir) ve şüphe durumunda anında uzmana başvuru altın kural oluyor.

Uzmanlar "Genç yaşta meme kanseri nadir görüldüğü için hem hastalar hem bazı hekimler şikayeti ciddiye almayıp geciktirebiliyor" uyarısında bulunurken; erken teşhisli evre 1 hastalarda 5 yıllık sağkalım oranının %99'u bulduğunu, ileri evrelerde bu oranın ciddi oranda düştüğünü hatırlatıyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi