HaberGo
Dünya

Guantanamo’nun 24. Yılı: 30 Tutuklu, Bitmeyen 11 Eylül Davası ve Kongre Engeliyle Kapanmayan Kapı

11 Ocak 2002’de açılan kampta hâlâ 30 civarında tutuklu yaşıyor; 11 Eylül sanıklarının askeri komisyon yargılaması 24 yıl sonra da 'ön hazırlık' aşamasında, Biden yönetiminin kapatma çabaları Kongre yasaklarıyla bloke.

HMHaber Merkezi
· 3 dk63 okunma
Guantanamo’nun 24. Yılı: 30 Tutuklu, Bitmeyen 11 Eylül Davası ve Kongre Engeliyle Kapanmayan Kapı
Guantanamo’nun 24. Yılı: 30 Tutuklu, Bitmeyen 11 Eylül Davası ve Kongre Engeliyle Kapanmayan Kapı

11 Ekim 2026 itibarıyla ABD'nin Küba'daki Guantanamo Körfezi Askeri Üssü'nde faaliyet gösteren tutukluk kampı, açılışının 24. yılını tamamladı. Pentagon'un son "Tutuklu Nüfus Raporu"na ve Askeri Komisyonların resmi tutanaklarına göre kampta hâlâ 30 civarında kişi tutuklu durumunda; bunların bir kısmı periyodik inceleme kurullarına (PRB) göre transferi onaylanmış olsa da, diplomatık müzakereler ve Kongre kısıtlamaları nedeniyle serbest kalamıyor.

Güncel tablo: Kimler kalıyor, kimler gidebilir?

Kamptaki nüfus üç ana gruba ayrılıyor: 11 Eylül saldırılarının planlayıcıları sanılan Khalid Sheikh Mohammed dahil 5 "yüksek değerli" tutuklu (hepsi askeri komisyon sürecinde); PRB kararıyla "güvenlik riski oluşturmayan" ve transferi onaylanan ancak uygun üçüncü ülke bulunamayan veya Kongre engeliyle ABD toprağına getirilemeyen tutuklular; ve henüz PRB incelemesini tamamlamamış bir azınlık. Son 12 ayda Kenya ve Ürdün gibi ülkelere yapılan transferlerle sayı 30'lu bandına indirildi; ancak 2021'den bu yana transfer hızı belirgin şekilde yavaşladı.

11 Eylül davası: 24 yıl sonra hâlâ "ön hazırlık"

Kamptaki en karmaşık hukuki düğüm, 11 Eylül sanıklarının askeri komisyon yargılaması. Savunma avukatları, müvekkillerinin CIA "siyah siteler"nde maruz kaldıkları işkence (su baskını, uyku tahribatı, pozisyon zorlamaları) nedeniyle toplanan delillerin mahkemede kullanılamayacağını, hatta dava düştüğünü savunuyor. Hakimler ve savcılar arasında sürekli görev değişiklikleri, sınıflandırılmış belge erişim engelleri ve "geliştirilmiş sorgulama" yöntemlerinin yasalığı üzerindeki tartışmalar, davanın 2026 sonuna kadar bir jüri önünde açılmasını engelledi. Adalet Bakanlığı'nın federal mahkemeye taşınma teklifleri ise Kongre'nin 2011'den beri süren "Guantanamo tutuklularının ABD'ye getirilmesini yasaklayan" bütçe maddeleriyle bloke oluyor.

Biden'in kapatma hamlesi ve Kongre duvarı

Başkan Biden, 2021'de imzaladığı yönetmelikle Guantanamo Kapanma Çalışma Grubu'nu yeniden kurmuştu; hedef Obama döneminde başlayan ama tamamlanamayan kapatma sürecini bitirmekti. Beyaz Sarayı, tutukluların federal mahkemelerde yargılanması veya üçüncü ülkelere transferi için diplomatik kanalları harekete geçirdi. Ancak Senat ve Temsilciler Meclisi'nin her iki partisinden de gelen sert muhalefet, "teröristlerin ABD topraklarına getirilemeyeceği" argümanıyla her yıl savunma bütçesine eklenen kısıtlamalarla bu çabaları boşa çıkardı. 2025-2026 bütçe yazılımlarında bu yasaklar hâlâ yer alıyor.

Maliyet: Yıllık 540 milyon dolar, başına 13 milyon dolar

Kongre Araştırma Hizmeti (CRS) ve Denetleme Genel Müdürlüğü (GAO) raporlarına göre kampın işletme maliyeti yıllık 540 milyon dolar civarında seyre ediyor. Tutuklu başına düşen maliyet yaklaşık 13 milyon dolara tekabül ediyor; bu rakam ABD federal cezaevi sisteminin ortalamasının neredeyse 100 katı. Personel sayısı (askeri polis, hekim, çevirmen, yargı personeli) tutuklu sayısının katları kadardır. Pentagon yetkilileri, kampın "sürdürülemez" olduğunu kabul ediyor ancak yasal engeller elini bağlıyor.

İnsan hakları mirası ve viral görüntülerin etkisi

Kampla ilgili en kalıcı imajlar hâlâ 2002'deki turuncu pembeli elbiselerle kafeslerde ("Camp X-Ray") diz çökmüş tutuklu fotoğrafları. Son yıllarda sosyal medyada "20 yıldır yargılanmadan tutuklu" etiketiyle paylaşılan bazı tutukluların (örneğin 2002'den beri orada olan ve henüz PRB sonucu alamayan isimler) görüntüleri, uluslararası kamuoyunda ABD'nin "kural tabanlı düzen" söylemiyle uygulaması arasındaki çelişkiyi yeniden gündeme getirdi. BM İnsan Hakları Konseyi'nin 2024 ve 2025 raporları, süresiz idari tutuklamanın uluslararası hukuka aykırı olduğunu, zorla besleme uygulamalarının devam ettiğini kaydediyor. Uluslararası Kızıl Haç (ICRC) hâlâ kampa erişim sağlayan tek bağımsız kurum olarak periyodik ziyaretlerini sürdürüyor.

Küba egemenliği ve kira sözleşmesi

1903'te imzalanan ve "sonsuza dek" geçerli kira sözleşmesi, ABD'ye bölge üzerinde "tam egemenlik ve kontrol" tanıyor; Küba ise yıllık 4.085 dolar (1934'ten beri güncellenmemiş) kira bedeli alıyor ama çekleri bozdurmuyor. Havana hükümeti, üssün "işgal" olduğunu, tutukluk kampının ise uluslararası hukuk ihlali olduğunu her platformda vurguluyor. ABD tarafında ise üsün stratejik değeri (Karayipler'deki en büyük liman ve havaalanı) kapatma tartışmalarını askeri bir çerçeveye çekiyor.

Gelecek senaryoları: Statüko mu, federalleşme mi?

Uzmanlar üç senaryo öngörüyor: (1) Statüko sürer; Kongre engeli kalkmaz, tutuklular doğal ölümlerle azalır, kamp "bakım modunda" kalır. (2) Askeri komisyonlar çöker, savcılık delil reddedildiği için anlaşmalı itiraf (plea bargain) yapar; tutuklular federal cezaevlerine (ADX Florence vb.) taşınmaz ama Kongre yasakları bu yolu kapatır. (3) Yeni bir yönetim yürütme yetkisiyle (Executive Order) transferleri hızlandırır, ancak bu yargı riski taşır. Türkiye perspektifinden bakıldığında, 2015'te serbest bırakılan Shaker Aamer örneği, diplomatık iradenin nasıl sonuç verebildiğini gösteriyor; ancak hâlâ kampta Türk vatandaşı kalmadığı biliniyor.

Özetle: Guantanamo, 24 yıl sonra ne kapatıldı ne de yargılama süreci normalleşti. Kampla "geçici" bir çözüm olarak başlandı; bugün ABD hukuk sisteminin en kalıcı ve en pahalı anomalisi haline geldi.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi