Haager Tribunal Nedir? Lahey'deki Mahkemeler, Görev Farkları ve Güncel Dosyalar
Lahey'de faaliyet gösteren ICC, ICJ ve IRMCT'nin görev farkları, Ukrayna ve Gaza dosyalarındaki tutuklama kararı süreçleri ile Türkiye'nin üyelik statüsünü kapsayan detaylı analiz.

Lahey kentinde "Haager Tribunal" (Lahey Mahkemesi) olarak atıfta bulunulan yapı, tek bir mahkeme değil, farklı görev ve yetki alanlarına sahip üç ana uluslararası yargı organının toplamıdır. Kamuoyunda sıkça karıştırılan bu kurumlar; Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC), Uluslararası Adalet Divanı (ICJ) ve Uluslararası Ceza Mahkemeleri Mekanizması (IRMCT)'dir.
Üç Temel Mahkeme ve Görev Ayrımı
Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC), 2002'de yürürlüğe giren Roma Statüsü ile kurulan, bireylerin suçluluğunu yargılayan tek kalıcı uluslararası ceza mahkemesidir. Savaş suçları, insanlık karşısındaki suçlar, soykırım ve saldırı suçları işleyen bireyleri (devletleri değil) yargılar. Türkiye Roma Statüsü'ni imzalamış ancak onaylamamış, bu nedenle ICC'nin tarafı değil.
Uluslararası Adalet Divanı (ICJ), Birleşmiş Milletler'in ana yargı organıdır. Devletler arası uyuşmazlıkları (sınır, su hakları, antlaşma yorumları) çözer ve BM Genel Kurulu'na danıştığı görüşler verir. Türkiye 1945'ten beri ICJ statüsünün bir tarafıdır. Son dönemde Güney Afrika'nın İsrail'e karşı açtığı soykırım davası ve Ukrayna'nın Rusya'ya karşı açtığı dava ICJ gündeminin başında.
Uluslararası Ceza Mahkemeleri Mekanizması (IRMCT), eski Yugoslavya (ICTY) ve Ruanda (ICTR) için kurulan geçici mahkemelerin kapanmasından sonra 2012'de devreye girdi. Kalan davaların temyizleri, mahkumların ceza infazı ve tanık koruma programları gibi "kalan işleri" yürütür. Ratko Mladiç ve Radovan Karadžiç gibi isimlerin temyiz başvuruları bu mekanizma tarafından sonlandırıldı.
Gündemi Zorlayan İki Büyük Dosya: Ukrayna ve Gaza
ICC Savcılığı, Rusya-Ukrayna Savaşı bağlamında Mart 2023'te Vladimir Putin ve Maria Lvova-Belova için tutuklama kararı vermişti. Bu karar, ICC üyesi olmayan Rusya için yasal bağlayıcılığı olmasa da, 124 üye ülkeye girdiklerinde tutuklanma riski yaratıyor. Benzer şekilde, Ekim 2023'ten itibaren Gazze'deki olaylar kapsamında hem İsrail yetkilileri hem de Hamas liderleri için tutuklama kararı talepleri süreci, ICC'nin "seçici adalet" eleştirileriyle yüzleştiği en kritik sınav haline geldi.
ICJ tarafında ise Güney Afrika'nın İsrail'e karşı "Soykırım Sözleşmesi" çerçevesinde başlattığı dava, Ocak 2024'te verilen geçici tedbir kararıyla (İsrail'in soykırımdan kaçınması yönünde) tarihi bir ön ayak oluşturdu. Ana hüküm süreci hâlâ sürmekte.
Türkiye İçin Ne Anlama Gelir?
Türkiye, ICJ'nin tarafı olduğu için dava açabilir veya dava tarafı olabilir. ICC tarafı olmadığı için Savcının başlattığı soruşturmalara (proprio motu) otomatik tabi değildir; ancak Güvenlik Konseyi'nin 13. Madde kapsamında yönlendirmesi halinde yetki kazanabilir. Diplomaside "Lahey süreci" referansı yapıldığında, genellikle ICJ'deki devletler arası mücadele veya ICC tutuklama kararlarının diplomatik seyahatlere etkisi kastedilir.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
