HaberGo
Dünya

Hürmüz-Kızıl Deniz Ekseninde Yeni Sıcaklaşma: ABD-İran-Huti Üçgeni Kriz Zirvesine Taşındı

Hutilerin Kızıl Deniz'de tanker hedef alması ve ABD'nin yanıtında Sanaa'ya yönelik hassas vuruşları, Hürmüz Boğazı'nda İran'ın gemisi durdurma riskiyle birleşerek global petrol arzını doğrudan tehdit ediyor.

HMHaber Merkezi
· 3 dk177 okunma
Hürmüz-Kızıl Deniz Ekseninde Yeni Sıcaklaşma: ABD-İran-Huti Üçgeni Kriz Zirvesine Taşındı
Hürmüz-Kızıl Deniz Ekseninde Yeni Sıcaklaşma: ABD-İran-Huti Üçgeni Kriz Zirvesine Taşındı

İstanbul/Ankara — Kızıl Deniz ve Hürmüz Boğazı ekseninde ABD, İran ve Yemen'in Huti hareketi (Ansar Allah) arasındaki çelişki, son 48 saatte askeri ve diplomatik bir "üçgen kriz" boyutuna girdi. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) geçen gece yapılan açıklamada, Kızıl Deniz'de uluslararası sulara doğru fırlatılan iki hücumbalistik füzeyi (ASBM) ve bir saldırı insansız hava aracını (İHA) yok ettiğini, yanıt olarak Huti kontrolündeki Sanaa ve Hodeidah çevresindeki füze rampaları ile radar istasyonlarına karşı "hassas hava vuruşları" gerçekleştirdiğini onayladı.

Stratejik Bağlam: İki Boğaz, Tek Tehdit

Olaysal gelişmeler, Bab el-Mendep Boğazı'ndan Hürmüz Boğazı'na uzanan tek bir stratejik arka planın parçası olarak okunuyor. Hutiler, "Filistin desteği" gerekçesiyle Ekim 2023'ten beri hedef aldıkları ticari gemileri, son hafta stratejisini değiştirerek "İsrail'e giden veya İsrail ile ilişkili herhangi bir gemi" tanımından "Batılı ittifak gemileri"ne genişletmiş durumda. Bu sabah erken saatlerde, Hodeidah limanına yaklaşan Liberia bayraklı bir kimya tankerinin (DWT 45.000) iki füzeden biriyle hasar alması, geminin boğaz girişinde durması ve mürettebatın tahliyesi, krizin seviyesini yükseltti.

İran Faktörü: Hürmüz'te "Gölge Operasyonlar"

ABD ve Birleşik Krallık istihbarat kaynaklarına dayanan değerlendirmelerde, Hutilerin kullanılan ASBM'lerin (Huti terminolojisiyle "Kheyber" ve "Bahr al-Ahmar") motor ve rehberlik sistemlerinin İran üretimi olduğu, hatta son partilerin İran'dan deniz yoluyle Hodeidah'a ulaşırken ABD deniz kuvvetleri tarafından izlendiği belirtiliyor. Eşzamanlı olarak, Hürmüz Boğazı'nda İran Devrim Muhafızları (İDM) deniz komutanlığı geçtiğimiz hafta içinde "uluslararası hukuk ihlali" ve "çevre kirliliği" iddialarıyla iki tankeri (biri Yunan, diğeri Marshall Adaları bayraklı) geçici olarak durdurmuştu. Londra merkezli sigorta brokercisi Marsh McLennan verilerine göre, Hürmüz geçişi için "Savaş Riski Primleri" (War Risk Premium) geçen hafta içinde %300 artarak günde ton başına 0,85-1,20 USD bandına çıktı; bu seviye 2019 tanker krizlerinden beri görülmemişti.

Ekonomik Darbe: Fiyatlar ve Rotalar

Brent ham petrolü periyodik olarak 90 USD/varil üstünü test ederken, asıl baskı fiyatlarda değil, lojistikte. Maersk, MSC ve CMA CGM gibi dev konteyner şirketleri Kızıl Deniz rotasını tamamen keserek İyi Umut Burnu (Cape of Good Hope) etrafından sevkiyat yapmaya devam ediyor. Bu durum, Asya-Avrupa sevkiyat süresini 10-14 gün uzatırken, konteyner fiyatlarını (SCFI endeksi) son ayda %45 oranında yukarı itti. Mısır'ın Suez Kanalı gelirleri ise yıla göre %60'in altına düştü; Kahire için bu, yıllık 9-10 milyar USD'lik bir kaybı ifade ediyor.

Diplomatik Çıkış Mazı: Muskat ve Riyad Arabaları

BM Yemen Özel Elçisi Hans Grundberg, bu hafta Muskat ve Riyad'da yaptığı görüşmelerde, Hutilerin "Deniz Güvenliği Komitesi" kurma teklifini masaya yatırdı; ancak ABD ve Avrupa Birliği bu teklifi, Hutilerin deniz hakimiyetini meşrulaştırma girişimi olarak reddetti. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, "Hürmüz ve Bab el-Mendep'te serbest gezinim uluslararası hukukun kırmızı çizgisidir; İran'ın vekil gruplar aracılığıyla bu hakları kısıtlaması kabul edilemez" ifadelerini kullandı. Öte yandan Tehran, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını (Bahrein'de 5. Filo, Katar'da Al Udeid Üssü) "bölge güvenliğine yönelik bir tehdit" olarak niteleyerek, herhangi bir doğrudan ABD vuruşu durumunda "karşılıksız ve acı verici" bir cevap vereceğini tekrarladı.

Askeri Asimetri ve Maliyet Denklemi

Savunma analistleri, krizin askerî ekonomik dengesinin Batı lehine olmadığını vurguluyor. Bir Huti ASBM'sinin veya şehit İHA'nın maliyeti 15.000-50.000 USD bandındayken, bir SM-2 veya SM-6 füzesiyle yok etmenin maliyeti 2-4 milyon USD seviyelerinde. Bu "maliyet asimetrisi", uzun vadeli bir gerginlikte ABD deniz gücünün füzeliği ve lojistiğini zorlayabilir. CENTCOM komutanı Gen. Michael Kurilla, geçen ay Kongre'de "Mevcut füze stoğu ve üretim hızı, yüksek yoğunluklu bir çatışma senaryosunda 3-4 ay içinde kritik seviyeye gelebilir" uyarısında bulunmuştu.

Önümüzdeki 72 Saat: Neleri İzlemeli?

Pazar günü (bugün) ve ertesi günler krizin seyrini belirleyecek. İzlenmesi gereken kritik göstergeler şunlar: (1) Hürmüz Boğazı'nda İDM'nin yeni bir tanker durdurma/gidişat engelleme girişimi, (2) Hutilerin bir sonraki hedef seçiminde ABD savaş gemisi (örn. USS Dwight D. Eisenhower veya USS Carney) yönünde bir escalation, (3) Petrol İhracat Ülkeleri Örgütü (OPEC+) toplantısı gündemine gelirse fiyat manipülasyonu riski. Piyasa aktörleri, Brent'in 95 USD'yi kalıcı kırması durumunda global enflasyon beklentilerinin yeniden canlanacağını, Merkez Bankalarının faiz indirim takvimlerini erteletebileceğini hesaplıyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi