Husiler Kimdir, Ne İstiyor? Yemen'den Kızıl Deniz'e Uçuran Gücün Profili
Ensarullah hareketi 1990'larda nasıl doğdu, 2014'te Sana'a nasıl çöktürdü ve Kızıl Deniz'de küresel ticareti nasıl riske attı?

Husiler (Ensarullah), Yemen'in kuzeyindeki Saada ili etrafında 1990'lı yıllarda Zaidi Şii azınlığının kültürel ve siyasi haklarını savunma iddiasıyla kurulan, zamanla silahlı bir direniş hareketine ve bugün Yemen'in büyük bölümünü kontrol eden faktö bir otoriteye dönüşen bir yapıdır. Lideri Abdulmalik al-Husi'nin komutasındaki grup, 2014 Eylül'de başkent Sana'a'yı ele geçirerek uluslararası tanınan Hükümeti kaçırmış, 2015'ten itibaren Suudi Arabistan liderli bir koalisyonun askerî müdahalesine maruz kalmasına rağmen yerleşimini pekiştirmiştir.
Kökenler: Zaidi Kimlik ve "Genç Muminler" Hareketi
Hareketin kökleri, Yemen'in kuzeyindeki cebelî bölgelerde yüzyıllardır yaşayan Zaidi Şii geleneğine dayanır. 1962'de imamlık sisteminin yıkılması ve cumhuriyetin ilanıyla başlayan süreçte Zaidi elitler marjinalleşmiştir. 1990'larda Yemen'de Salafi/Vehebî etkisinin artması ve yabancı müdahale algısına karşı tepki veren Hussein Badraddin al-Husi, "Genç Muminler" (Şebabü'l-Mü'minin) adını verdiği bir kültür derneği kurmuştur. Bu yapı, 2004'te Hussein al-Husi'nin Suudi destekli Yemen ordusu tarafından öldürülmesinden sonra kardeşi Abdulmalik al-Husi liderliğinde silahlı bir isyana dönüşmüştür. BM raporlarına ve akademik çalışmalara göre altı savaş döngüsü (2004-2010) hareketin askerî deneyimini ve yerel halk desteğini pekiştirmiştir.
2014: Sana'a'nın Çöküşü ve Faktö Kontrol
2011 Arap Baharı protestoları ve Ali Abdullah Saleh'in fiilen güçten indirilmesiyle ortaya çıkan boşluğu dolduran Husiler, Eylül 2014'te Sana'a'ya girmiştir. Saleh'in sadıklarıyla geçici bir ittifak kurarak (bu ittifak 2017'de Saleh'in Husiler tarafından öldürülmesiyle sona ermiştir) güvenlik cihazlarını ve silâh depolarını ele geçirmişlerdir. Bugün Husiler, Yemen nüfusunun yaklaşık %70-80'inin yaşadığı kuzeybatı bölgesini (Sana'a, Hudeida, Saada, Amran, Dhamar, İbb gibi kentler) kontrol etmektedir. BM ve uluslararası STK'ların verilerine göre bu bölgede yaklaşık 20-25 milyonluk bir nüfus üzerinde faktö yönetim, vergileme ve adli hizmetler sunmaktadırlar.
İran Bağları ve "Direniş Ekseni" Kimliği
Batılı istihbarat servisleri, BM uzman panelleri ve bölge analistlerinin ortak tespitine göre Husiler, İran'ın İslam Devrim Muhafızları (Sepah) Kuds Kuvvetleri ve Lübnan Hizbullahı üzerinden askerî eğitim, balistik füzete, kruvazır füzesi ve İHA (Muharip-İnsansız Hava Aracı) teknolojisi transferi almaktadır. Ancak Husiler, İran'ın "vekalet gücü" (proxy) etiketi reddederek, bağımsız bir Yemen milliyetçi ve İslam direniş hareketi olduğunu savunurlar. Sloganları "Ölüm ABD'ye, Ölüm İsrail'e, Lanet Yahudilere, Zafer İslam'a" (Es-Sahife) hareketin ideolojik eksenini oluşturur. 2023 Ekim'den itibaren Gazze Savaşı başladığında Husiler, "Filistin desteği" gerekçesiyle Kızıl Deniz'de İsrail'e bağlı gemileri hedef alarak ve Eilat'a balistik füzeler atarak conflict'i uluslararası bir boyuta taşımışlardır.
Kızıl Deniz Krizi ve Küresel Etki
Kasım 2023'ten bu yana Husiler, Bab el-Mendep boğazı üzerinden geçen ticaret gemilerine karşı gerçekleştirdikleri füzeli, İHA ve deniz altı mayını saldırılarıyla küresel konteyner taşımacılığının önemli kısmını Kızıl Deniz'den İyi Umur Kıyısı'na (Kep Verde rotası) yönlendirmiştir. Bu durum küresel lojistik maliyetleri artırmış, Mısır'ın Süveyş Kanalı gelirlerini daraltmış ve ABD-Birleşik Krallık'ın "Prosperity Guardian" operasyonu başlatmasına neden olmuştur. ABD ve İngiltere, Ocak 2024'ten itibaren Husi hedeflerine (füzete rampaları, radarlar, depolar) hava saldırıları düzenlemektedir; ancak Husiler bu saldırılara dayanarak, yeni nesil "Palestine" ve "Cihad" adlı hipersonik/füze sistemlerini tanıtarak mücadeleyi sürdürmektedirler.
Yönetim, Ekonomi ve İnsani Boyut
Husiler kontrolündeki bölgelerde "Yüksek Siyasi Konseyi" ve bir "Hükümet" yapısı faaliyet gösterse de, uluslararası toplum bu yapıyı meşru hükümet olarak tanımamaktadır. Ekonomi, Hudeida limanından alınan gümrük vergileri, telekomünikasyon gelirleri ve yerel vergilerle finanse edilmektedir. BM'nin 2024 verilerine göre Yemen'de 18 milyondan fazla kişi insani yardıma muhtaçken, Husiler BM yardım konvoylarına engel çıkarma, yardımçıları tutuklama ve yardım dağıtımına müdahale etme suçlamalarıyla karşı karşıyadır. Kadın hakları, basın özgürlüğü ve azınlıklar (Bahailer vb.) üzerindeki baskılar da uluslararası raporlarda sürekli gündeme gelmektedir.
Gelecek Senaryoları
Analistler, Husilerin askerî olarak yenilgisi zor olduğunu; ancak ekonomik blokaj ve iç dynamiler (kabile yapısı, Güney'deki Ayrılıkçı Konsey ve meşru hükümet baskısı) uzun vadeli istikrarı riske attığını vurgular. BM müteşekkili "Yemen İçin Özel Temsilci" yoluyla sürdürülen müzakere çabaları, Hudeida limanı ve maaş ödemeleri gibi teknik konularda kısmi anlaşmalara ulaşsa da, siyasi statü ve silah bırakma konularında derin bir uzlaşı henüz sağlanamamıştır.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
