HaberGo
Gündem

İrfan Sarı: Gücün tarifi unvan, para ya da takipçi sayısında değil, vicdanda gizlidir

Yazar İrfan Sarı, gücü tanımlayan asıl unsuru ortaya koyuyor: "Ünvan, para, takipçi yetmez; gerçek güç vicdanın sesine sadık kalmaktır."

HMHaber Merkezi
· 1 dk133 okunma
İrfan Sarı: Gücün tarifi unvan, para ya da takipçi sayısında değil, vicdanda gizlidir
İrfan Sarı: Gücün tarifi unvan, para ya da takipçi sayısında değil, vicdanda gizlidir

Ünvanın (siyasetçi, tüccar, akademisyen, öğretmen, sanatçı vesaire), karizman (büyüleyici özelliğin), paran, takipçi sayın, "aura"n… hiçbiri yetmez. Tarih, bu gölgelik sarmalın içinde kaybolmuş binlerce "güçlü"nin mezar taşlarıyla doludur. Koltuk gücü değil, koltuğun getirdiği sorumluluktan yana durmak gücüdür.

Ünvanın aldattığı oyun

Kartvizitinde ne yazarsa yazsın, oturduğu koltuk ne kadar yüksekse yüksek olsun; adam o koltuğu terk ettiği an "eski" bir isim olmaktan öte bir şey değildir. Gerçek güç, koltukta oturmakta değil, o koltuktan kalkarken arkasındaki yoldaşların, hatta rakip olanların bile "Bu adam durdu" diyebilmesindedir. Ünvan, geçici bir kira kontratıdır; sahiplenilen sanan o an, aslında kaybedilmeye başlandığı andır.

Paranın ve takipçinin yalanı

Para satın alabilir sadakati, ama satın alamaz saygıyı. Sosyal medyanın ürettiği "etkileşim" balonu, ilk rüzgârda patlayan bir sabun kabarcığıdır. Milyonlarca takipçi, bir algoritma değişikliğinde ya da bir itiraf videosunda erir gider. Güç, size "efendim" diyenlerin sayısında değil, size "yanlış yapıyorsun" diyebilenlerin, ve sizin o sesi duyma cesaretinizde saklıdır.

O halde gücün tarifi ne? Yalnız kalmaktan korkmamak, yalanın ortasında durup "bu yalan" demek, ve vicdanınızı feda etme teklifine "hayır" diyebilmektir. Geri kalan hepsi, zamanın çöp köşesinde unutulmaya mahkûm gürültüdür.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi