HaberGo
Gündem

Kaşif Kozinoğlu Ölümü: 13 Yıl Sonra Doktor, Şoför ve Hemşireler Gözaltında

2011'de Silivri'de 'kalp krizi' olarak arşivlenen eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun ölümünde, takipsizlik kalkınca tutuklama kararı. 20 dakikalık şüpheli süreç ve potasyum klorür iddiası gündemde.

HMHaber Merkezi
· 2 dk163 okunma
Kaşif Kozinoğlu Ölümü: 13 Yıl Sonra Doktor, Şoför ve Hemşireler Gözaltında
Kaşif Kozinoğlu Ölümü: 13 Yıl Sonra Doktor, Şoför ve Hemşireler Gözaltında

12 Kasım 2011 tarihinde Silivri Cezaevi'nde ölü bulunan eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun ölüm dosyası, 13 yıl sonra yeni bir evreye girdi. Olay günü görev yapan cezaevi doktoru, 112 ambulans şoförü ve hemşireler dün gözaltına alındı. Adalet Bakanlığı'nın, 2012'de FETÖ bağlantılı olduğu iddia edilen Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın takipsizlik kararının kaldırılması sonrası paylaştığı resmi bilgiler, o günün dakika dakika zaman çizelgesini ve tıbbi anormallikleri ortaya çıkardı.

Sağlıklı bir sporcu nasıl 20 dakikada öldü?

Resmi kayıtlara göre Kozinoğlu, ölüm günü saat 16.00 civarında havalandırmada koşu ve yürüyüş yapmış, saat 17.56'da odasına girmişti. Saat 18.08'de çağrı butonuna basıldı. Kritik nokta şudur: Saat 18.25'te cezaevi mahkûm kabul kapısına sedyede getirilen Kozinoğlu, rahat nefes alıyor ve konuşuyordu. Saat 18.47'de hareket eden ambulans, ikinci bir ekip de binerak saat 19.10'da hastaneye ölü getirdi. Aradaki 23 dakikada ne yaşandı?

Ambulansın 10 dakika durması ve potasyum klorür şüphesi

Resmi tutanaklara göre yol üzerindeki ambulans, "sarsıntıdan dolayı kalp masajı yapılamıyor" gerekçesiyle 10 dakika yol kenarında bekletildi. Bu sırada bindiği ikinci ekip de dahil uzman sağlık personeli, hareket halindeyken CPR (kalp masajı) uygulamakta güçlük çekildiği kaydedildi. Uzmanlar, bu aralıkta iz bırakmayan Potasyum Klorür gibi bir madde enjekte edilip edilmediğini sorguluyor. Cezaevi kapısında yaşayan bir bireyin, iki damar yolu açılmış olmasına rağmen kısa sürede ölü vaziyette hastaneye getirilmesi "akla ve tıp bilimine uygun mu?" sorusu, yeni soruşturmanın odağı.

2004'teki "Kırık Kalp Sendromu" kronik hastalık mıydı?

Ölüm sebebi olarak gösterilen "kalp damar hastalığı" iddiası, Kozinoğlu'nun geçmişine bakıldığında çürüyor. 2004'te MİT kontrolünde çıplak ayakla koşu bandında koşan Kozinoğlu'na doktorlar "Buna anjiyoya gerek yok, adam acayip koşuyor" demiş, gayet sağlıklı bulmuştu. Uzmanlara göre psikolojik travma sonrası görülen "Kırık Kalp Sendromu" kronik bir kalp rahatsızlığı yaratmıyor. 2005, 2008 ve 2009 MİT sağlık raporlarında da kalp damar rahatsızlığı yoktu. Kız kardeşi ile 19 Ekim 2011'deki görüşmede 2004'ten sonra benzer bir şikâyet yoktu.

FETÖ'cü başsavcı imzalı takipsizlik kalkınca dosya açıldı

2012'de Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, otopsi raporundaki "kalp damar hastalığına bağlı ölüm" cümlesi dışında somut delile dayanmadan takipsizlik kararı vermişti. Bu kararın FETÖ bağlantılı olduğu iddia edilen bir başsavcı imzalaması ve sonrasında takipsizlik kalkması, Adalet Bakanlığı'nın elindeki zamanaşımı durdurma ve yeni delil toplayıcı prosedürleri devreye sokmasına neden oldu. Şimdi soruşturma, o gün görevli personelin "kasten yaralama" veya "kasten öldürme" yönündeki olası sorumluluklarına odaklanıyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi