Kedi gözü taklidiyle otonom araçlar gece gündüz körlüğünden kurtuldu
GIST araştırmacıları dikey瞳孔 ve yapay tapetum lucidum birleştiren lens sisteminde, parlak ışıkta 'fantom' görüntüleri engelleyerek geceleri net görüş sağladı.

Güney Kore'nin Gwangju Bilim ve Teknoloji Enstitüsü (GIST) araştırmacıları, kedi gözünün optik yapısını birebir taklit eden yeni bir mikro-lens sistemi geliştirerek otonom sürüş ve robotik görüntülemedeki en kritik sorunlardan biri olan "parlaklık körlüğü"nü aşmayı başardı. Science Robotics dergisinde yayımlanan çalışmada, kedilerin gece görüşünü sağlayan tapetum lucidum (parlak tabaka) ve dikey瞳孔 (pupil) geometrisinin sentetik karşılığı çip üzerine entegre edildi.
Geliştirilen sistem, gelen ışığın açısına göre odaklanmayı dinamik olarak ayarlayan sıvı kristal tabanlı bir iris mekanizması ve ışığı retina yüzeyine geri yansıtan nano yapılı bir yansıtıcı katmandan oluşuyor. Bu sayede kameralar, doğrudan güneş ışığına veya karşıdan gelen farlara bakarken oluşan "ghosting" (hayalet) ve "flare" (parlaklık taşkını) artefactlerini %90 oranında bastırıyor. GIST Mühendislik Fakültesi'nden Prof. Dr. Young Min Song ekibi, prototip kameranın standart endüstriyel sensörlerle kıyaslandığında gece modunda sinyal/gürültü oranını 40 desibel seviyesine çıkardığını, gündüz modunda ise dinamik aralığı 120 desibele kadar genişlettiğini kaydetti.
Teknolojinin farkı, mevcut "HDR" (Yüksek Dinamik Aralıklı) yazılımsal çözümlerin aksine, sorunu optik donanım seviyesinde çözmesi. Bu da işlemci yükünü hafifleterek gerçek zamanlı karar verme süresini milisaniyeler kısaltıyor. Araştırmacılar, sistemin üretim maliyetinin mevcut LiDAR ve çoklu kamera fusion paketlerinin yaklaşık üçte birine indirilebileceğini, ilk ticari entegrasyon hedeflerinin 2027 model yılı otonom shuttle'lar ve teslimat dronları olduğunu belirtti. Percy Shaw'un 1934'te kedi gözünden ilham alarak yolu aydınlattığı gibi, neredeyse bir yüzyıl sonra aynı biyoloji mühendislik laboratuvarında makinelerin "gözünü" açtı.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
