Kekova'da dünyanın en eski batığı: Amforalar Anadolu'nun 3 bin yıllık denizcilik kodunu çözdü
Bakan Ersoy, Kekova yakınlarında çıkarılan Late Bronze Age amforalarının, Anadolu'nun uluslararası ticaret merkezliğini kanıtlayan 'denizcilik pasaportu' olduğunu açıkladı.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya'nın Demre ilçesine bağlı Kekova Adası yakınlarında yapılan su altı arkeoloji kazılarında elde edilen buluntuların, dünyanın bilinen en eski ticaret gemisi batığına ait olduğunu ve bu bulguların Anadolu'nun 3 bin 300 yıl öncesine dayanan denizcilik ve ticaret ağlarını aydınlattığını kaydetti.
Tarihi derinliklerden çıkan 'ticaret belgeleri'
Bakan Ersoy, yaptığı açıklamada, batığın yaklaşık MÖ 1300'lerde, Geç Tunç Çağı'na tarihlendiğini ve gemide taşınan amforaların içeriğinin (hurda bakır, çam sakızı, hindistancevizi kabuğu, tin ve değerli madenler) o dönemin 'global' ticaret rotalarının kalbinde Anadolu'nun yer aldığının somut kanıtı olduğunu vurguladı. "Bu amforalar sadece kap değil, o çağın gümrük beyannameleri ve lojistik evraklarıdır" diyen Ersoy, bulguların Uluburun ve Gelidonya batıklarıyla birlikte Anadolu sahillerinin antik çağlardaki stratejik önemi üzerine akademik literatürü yeniden şekillendireceğini belirtti.
Su altı arkeolojide Türkiye'nin 'altın standardı'
Kazıların, Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle Akdeniz Üniversitesi Su Altı Arkeoloji Bölümü ve ilgili müze müdürlükleri koordinasyonunda sürdüğü ifade edildi. Bölgedeki çalışmaların, UNESCO 'Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan 'Kekova Adası ve Çevresi' dosyasını güçlendireceği, aynı zamanda su altı arkeoloji müzeciliği kapsamında planlanan yeni sergi alanlarına yönelik kritik malzeme sağlayacağı aktarıldı. Bakan Ersoy, "Türkiye, su altı arkeolojisinde dünyaya model olan bir ülke konumuna geldi; bu batık bu liderliğin yeni bir simgesi" ifadelerini kullandı.
Bulguların konservasyon sürecinin tamamlanmasıyla birlikte, seçkin parçaların Antalya Müzesi'nde ve bölgeye kurulacak yeni bir su altı arkeoloji müzesinde sergilenmesi planlanıyor. Bilim insanları, amfora kil yapısının ve mühürlerinin analizlerinin, o dönemin liman lojistiği ve üretim merkezleri hakkında yeni veriler üreteceğini öngörüyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
