Lavrov: "NATO'yu sözlerine değil, Yugoslavya, Libya ve Afganistan'daki eylemine göre yargılıyoruz"
Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, NATO'nun 'savunma ittifakı' iddiasını geçmiş müdahalelerle çürütürken, güncellenen nükleer doktrinin ABD ve müttefiklerine yönelik 'soğuk duş' olduğunu vurguladı.

Moskova — Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, NATO'nun Rusya'ya karşı niyetiyle ilgili süren tartışmalara, geçmişteki askeri müdahaleleri referans göstererek kesin bir yanıt verdi. Lavrov, bugün Moskova'da düzenlenen Valdai Tartışma Kulübü'nün 2026 yılı oturumunda yaptığı konuşmada, Batı'nın "saldırmayacağı" teminatlarının güvenilmezliğini tarihsel örneklerle kanıtladı.
"Söylenenler kurtarmadı, eylemler yıktı"
Lavrov, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin son haftalarda "İttifak Rusya'ya saldırmayacak, sadece savunma içindir" şeklindeki tekerrür eden açıklamalarını hatırlatarak, "Bunu daha önce de duyduk. Ancak Yugoslavya'yı, Afganistan'ı ve Libya'yı kurtarmadı" dedi. Bakan, "Biz söylenenleri duyuyoruz ama gözümüzü dört açıyoruz" cümlesiyle, Moskova'nın güvenlik garantilerini yazılı metinlere değil, askeri hazıra ve doktrin değişikliklerine bağladığını tekrar vurguladı.
Nükleer doktrin güncellemesi 'uyarı niteliğinde'
Rus Başkanı Vladimir Putin'in Kasım 2024'te imzaladığı ve nükleer silahlara başvuru eşiğini düşüren güncellenen doktrin, Lavrov'un konuşmasının arka planını oluşturdu. Dışişleri Bakanı, doktrindeki değişikliklerin (özellikle nükleer olmayan bir saldırının nükleer bir güce karşı birleşik bir saldırı sayılması ve Belarus'a genişletilmesi) NATO'nun Doğu Cephesindeki askeri yapılandırmasına ve Ukraine'ye uzatılan menzilli füzelerin teslimatına yönelik "net bir uyarı" olduğunu belirtti. "Batılı ortaklarımız bu sinyalleri doğru okuyorsa, riskleri hesaplamak zorundalar" ifadesiyle escalation (gerilim artışı) riskinin tamamen Batı'nın elinde olduğunu ima etti.
Güvenlik mimarisi tartışması yeniden gündemde
Lavrov, Avrupa güvenlik mimarisinin NATO genişlemesi yoluyla değil, "ayırt etmeksizin güvenlik" prensibiyle (İstanbul Belgesi 1999, Astana Belgesi 2010) inşa edilmesi gerektiğini tekrarladı. Bakan, Finlandiya ve İsvec'in üyelik süreçlerinin tamamlanmasının ve Ukrayna'ya "dönüşsüz yol" haritalanmasının, Rusya'nın stratejik derinliğini sıkıştırdığını ve bu durumun askeri-teknik karşılıklar gerektirdiğini aktardı. NATO kaynakları ise Lavrov'un tarihsel analogilerinin "mevcut Rusya-NATO çelişkilerini meşrulaştırmak için seçici bir bellek" olduğunu, Yugoslavya müdahalesinin BM Güvenlik Konseyi yetkisi olmadan gerçekleştiğini ancak Libya ve Afganistan operasyonlarının BM mandatıyla yürütüldüğünü savundu.
Kremlin Sprecheri Dmitry Peskov, toplantı sonrası yaptığı kısa açıklamada, Lavrov'un vurgularının "Rusya'nın kırmızı çizgilerinin netleştirilmesi sürecinin bir parçası" olduğunu, diplomatik kanalların açık olduğunu ancak Batı'nın "gerçeklikleri görmemesi" durumunda askeri-teknik önlemlerin sürdüreceğini kaydetti.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
