Londra Polisi'nde Skandal: Mağdur Kadına 'Takıntılı' Etiketi Yapıştırıldı
Metropolitan Police'in bir memuru tarafından istismar edilen kadın, kurumun disiplin sürecindeki ağır ihmalleri ve kendisine yönelik 'takıntılı şikayetçi' yaftalamalarıyla sarsıldı.

Londra Metropolitan Polis Teşkilatı (Met), görevini kötüye kullanan bir memurun mağduru olan kadının, kurumun kendi iç disiplin mekanizmaları tarafından sistematik olarak görmezden gelindiği ve itibarsızlaştırıldığı bir süreçle gündemde. 2017 yılında eski polis memuru Phil Hunter tarafından hedef alınan ve istismara uğrayan 'Lorraine' takma isimli kadın, yaşadığı travmanın ardından adaleti ararken kurumun 'kurumsal kadın düşmanlığı' ile karşı karşıya kaldığını açıkladı.
Sistematik İhmal ve 'Takıntılı Şikayetçi' Yaftası
Phil Hunter'ın, refah ziyaretleri sırasında savunmasız kadınları hedef aldığına dair daha önce de kayıtlar bulunmasına rağmen, Lorraine'in şikayetleri başlangıçta görmezden gelindi. Kurumun Profesyonel Standartlar Birimi (DPS), mağdurun iddialarını kayıt altına almadığı gibi, kadının ruh sağlığına dair asılsız iddialarla beyanlarını geçersiz kılmaya çalıştı. Daha da vahimi, haklarını arayan mağdur, teşkilat içinde 'takıntılı şikayetçi' (fixated complainant) olarak etiketlendi.
Casey Raporu ve Kurumsal İtiraf
Baroness Casey tarafından 2023 yılında hazırlanan ve Met Polis Teşkilatı'nın 'kurumsal olarak kadın düşmanı' olduğunu ortaya koyan kapsamlı rapor, Lorraine'in yaşadığı süreci örnek vakalar arasında yer almıştı. Raporun ardından baskılar artınca, Bağımsız Polis Davranış Ofisi'nin (IOPC) müdahalesiyle 2024 yılı Ağustos ayında disiplin paneli kuruldu ve Phil Hunter ikinci kez ağır kusurlu davranıştan suçlu bulundu.
Resmi Özür ve Finansal Tazminat
Mart 2025 tarihinde Profesyonel Standartlar Birimi'nden gelen resmi bir mektupla, yedi yıl boyunca süregelen bir dizi başarısızlık kabul edildi. Kurum, mağdura yönelik 'mağdur suçlayıcı' (victim-blaming) yaklaşımların sergilendiğini ve yanlış bilgilerin paylaşıldığını itiraf ederek özür diledi. Lorraine'e yüksek miktarda finansal tazminat ödenmesine rağmen, mağdur gerçek hesap verebilirliğin hala sağlanmadığını vurguluyor.
'Kültür Değişmedi'
Komiser Sir Mark Rowley, teşkilatta son 50 yılın en güçlü standart denetimlerinin yapıldığını savunsa da, mağdurun avukatı Sophie Naftalin bu süreci 'Kafkaesk' olarak tanımlıyor. Naftalin, sadece istismarı gerçekleştiren memurun cezalandırıldığını, ancak bu süreci yöneten ve mağduru itibarsızlaştıran diğer görevlilerin hiçbir sorumluluk almadığını belirtiyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
