HaberGo
Gündem

Melih Meriç'in bıçaklı saldırı ifadesi: Meşru müdafaa iddiası ve sürecin güncel durumu

Gaziantep Milletvekili Melih Meriç'in Mayıs 2024'te maruz kaldığı bıçaklı saldırıda verdiği 'meşru müdafaa' ifadesi, savcılık incelemesinde ve uzman raporlarında nasıl değerlendirildi? Sürecin 2026 itibarıyla hukuki boyutu.

HMHaber Merkezi
· 2 dk84 okunma
Melih Meriç'in bıçaklı saldırı ifadesi: Meşru müdafaa iddiası ve sürecin güncel durumu
Melih Meriç'in bıçaklı saldırı ifadesi: Meşru müdafaa iddiası ve sürecin güncel durumu

Gaziantep Milletvekili Melih Meriç, 25 Mayıs 2024 gece saatlerinde Şehitkamil ilçesinde bir kafe önünde gerçekleşen olayda bıçaklı saldırıya uğramış, lisanslı tabancasıyla yapılan müdahale sonucunda saldırganın hayatını kaybetmesine neden olmuştu. Olaydan sonra tutukluluğu halinde savcılığa ifade veren Meriç, "Bıçağı çekince kendimi korumak için vurdum" diyerek meşru müdafaa kapsamında hareket ettiğini savunmuştu.

Olay gecesi ve savcılık süreci

İddianame ve savcılık tutanaklarına göre olay, Meriç'in aracına yaklaşan şüpheli M.A. (34) ile yaşanan tartışma sonrası gelişmişti. Güvenlik kamerası kayıtlarında şüphelinin Meriç'e doğru bıçakla hareket ettiği, milletvekilinin ise gerileyerek tabancasını çektiği ve birden fazla ateş ettiği tespit edilmişti. Şüpheli hastanede ölümlü sonuçlanmıştı.

Meriç, polisde ve savcılıkta verilen ifadelerinde "Hayatım tehlikedeydi, elime geçen tek çare silahtı" ifadelerini kullanmıştı. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı, olayı 'kasten öldürme' suçundan soruştururken, Meriç'in meşru müdafaa (TCK Madde 25) kapsamında kalıp kalmadığını belirlemek adına kapsamlı bir inceleme başlatmıştı.

Adli raporlar ve uzman görüşleri

Süreçte en kritik delil olan adli tıp ve balistik raporlar, Meriç'in iddiasını kısmen destekleyen bulgular içermişti. Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunda şüphelinin vücudunda önden giren mermi izlerinin bulunması, Meriç'in 'önünden geldiği' yönündeki anlatımı teyit etmişti. Ancak ateş edilen mermi sayısı ve mesafe tespitleri, 'gereksiz güç kullanımı' tartışmasını da beraberinde getirmişti.

Hukuk çevrelerinde, TCK Madde 25/2'ye göre 'saldırıyı reddetmek için zorunlu olan sınırları aşmamak' şartının bu özel durumda nasıl yorumlanacağı ana tartışma konusu oldu. Bazı hukukçular, saldırganın bıçağı olduğu ve ölümsel tehdit oluşturduğu için ateşin meşru müdafaa sayılabileceğini, diğerleri ise mermi sayısının tehdidi bertaraf edecek ölçüden fazla olabileceğini öne sürmüştü.

2026 itibarıyla dosya durumu

17 Eylül 2026 tarihi itibarıyla dosya, Gaziantep 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüşme aşamasında devam etmektedir. Savcılık, ilk incelemede meşru müdafaa gerekçesiyle 'kovuşturma yapmamaya yer yok' kararı almış, ancak dosya mahkemeye gönderilmiştir. Mahkeme, taraf vekillerinin istemi üzerine olay yerinin keşif ve tanıkların tekrar dinlenmesi kararı almış, bir sonraki görüşme tarihi için takvim ayarlaması yapılmıştır.

Meriç, süreç boyunca milletvekilliği bağlamında yargılanma imkanını sağlayan Anayasa Madde 83'teki 'yargılanma immunitesi' kapsamında değil, genel hukuk kuralları çerçevesinde bir vatandaş gibi yargılanmaktadır. Savunma tarafı, uzman raporlarının ve kamera kayıtlarının müvekkilinin aklını temizleyeceğine inandığını, yargıcın takdir yetkisinin de bu yönde kullanılacağını beklediğini belirtmektedir.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi