NATO operasyonu: Kaos GL Yıldız Tar ve gazeteciler tutuklandı, 81 kişi cezaevine
İstanbul’da "NATO operasyonu" kapsamında gözaltına alınan 187 kişiden 81'i tutuklandı; Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar, gazeteciler Tuğba Tekerek ve Alican Uludağ cezaevine gönderildi. 106 kişi serbest kaldı.

İstanbul — İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın "NATO operasyonu" kod adlı soruşturması kapsamında bu hafta başında düzenlenen eşzamanlı operasyonlarda gözaltına alınan 187 kişiden 81'i, bugün nöbetçi olan İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer 106 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Tutuklananlar arasında Kaos GL Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar, gazeteciler Tuğba Tekerek ve Alican Uludağ yer alıyor.
Operasyonun anatomisi: Sabah baskınından mahkeme kararına
Soruşturma, 23 Eylül 2026 Salı günü sabah erken saatlerde İstanbul, Ankara, İzmir ve Diyarbakır’da eşzamanlı olarak başlatıldı. Polis ekipleri, şüphelilerin evlerine ve iş yerlerine girerek dijital malzemeler (bilgisayar, telefon, disk) ele geçirdi. Gözaltı süreleri 24 Eylül Perşembe günü 4 günden 7 güne uzatıldı. Bugün Cumartesi günü, şüpheli gruplar halinde İstanbul Adliyesi'ne getirildiler. Mahkeme, tutuklama gerekçesinde "terör örgütü faaliyetlerine katılıp katılmadıklarının incelenmesi" ve "delil inibeti riski" hallerini gösterdi.
Suçlamalar ve hukuki çerçeve: "NATO operasyonu" ne anlama geliyor?
Savcılık iddianamesine göre şüpheliye, Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 314 (terör örgütü üyesi olma) ve Madde 309 (terör örgütü yardım etme) suçlamaları yöneltiliyor. Dosyada "NATO operasyonu" ifadesi, savcılığın operasyona verdiği resmi kod adı olarak geçiyor; bu terminolojinin NATO Kurumu ile doğrudan bir operasyonel bağının olup olmadığı henüz resmi açıklamayla netleştirilmedi. Savunma avukatları ise suçlamaların, LGBTİ+ hakları mücadelesi ve gazetecilik faaliyetlerinin kriminalize edilmesi olduğunu, dosyada somut eylem planı veya şiddet unsuru bulunmadığını öne sürüyor. Tutuklama kararları, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) Madde 100 uyarınca "güçlü suç şüphesi" ve "kaçma/delil inibeti" halleri dayanağıyla verildi.
Öne çıkan isimler: Kimler tutuklandı?
- Yıldız Tar: Kaos GL Derneği bünyesinde yayımlanan Kaos GL Dergisi’nin Genel Yayın Yönetmeni. 20 yılı aşkın bir süredir LGBTİ+ hakları alanında aktivist ve editörlük yapıyor. Mahkemede "Bu tutuklama, bir derneğin yasal faaliyetlerini ve bir derginin editöryal politikasını hedef alıyor" diye ifade verdi.
- Tuğba Tekerek: 24 yıldır mesleği yürüten deneyimli bir gazeteci. Kaos GL’le ilgili haber yapması dışında dernekle organik bir bağı bulunmadığını, "Sadece haber yaptım, bu bir gazetecilik faaliyetidir" diyerek savundu.
- Alican Uludağ: Farklı medya organlarında görev yapmış, son dönemde dijital medya ve hak ihlalleri odaklı çalışmalar yapan bir gazeteci.
Tutuklanan 81 kişinin çoğu, operasyon sırasında evlerinde bulunan Kaos GL dergisi, broşürleri veya dijital arşivleri sebebiyle "örgüt propagandası" suçlamasıyla karşı karşıya kaldı.
Tepkiler ve süreç: İstinaf ve uluslararası gözlem
İstanbul Barosu ve Diyarbakır Barosu, tutuklama kararlarını "orantısız" ve "ifade özgürlüğüne darbe" olarak nitelendirerek istinaf başvurusu yapacağını açıkladı. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü (OSCE) Medya Özgürlüğü Temsilcisi ve Avrupa Konseyi Venice Komisyonu raporları referans alınarak Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) bireysel başvuru hazırlıkları sürüyor. AB Türkiye Raporu taslaklarında ve Uluslararası Gazeteci Federasyonu (IFJ) uyarılarında bu operasyon, medya özgürlüğü endekslerinde Türkiye'nin sıralamasını daha da düşürecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Bağlam: Son beş yılda benzer operasyonların izi
Bu operasyon, 2016 sonrası sürecin başladığı, Özgür Gündem, Cumhuriyet Gazetesi, JinNews ve Dicle Haber Ajansı (DİHA) süreçlerinin izinden giden bir zincirin son halkası olarak görülüyor. Türkiye İnsan Hakları Eşitliği Kurumu (TİHEK) ve Medya ve Göç Araştırmaları Derneği verilerine göre son 5 yılda terör suçlamalarıyla tutuklanan gazeteci sayısı 150'yi buldu. Çoğu dosyada AYM ve AİHM, "güçlü suç şüphesi" standardının yetersiz kaldığına, gazetecilik faaliyetinin terör örgütü faaliyeti sayılamayacağına hükmetti. Bu operasyondaki tutuklama kararlarının da yüksek mahkemelerde benzer bir yola gireceği, sürecin yıllar süreceği öngörülüyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
