Netanyahu ‘Naza’ belgeseli için askerleri savcılığa verdi: “Kan davası” iddiası
Netanyahu, Gazze’de savaş suçları işlediklerini itiraf eden askerlerin yer aldığı ‘Naza’ belgeseli için resmi soruşturma talep etti; hak kolları bunu “gerçekleri susturma girişimi” olarak niteledi.

Başbakan Benjamin Netanyahu, Gazze Savaşı sırasında yer aldıkları birimlerin işlediği olası savaş suçlarını anlatan "Naza" adlı belgeselde ifade veren askerlere karşı Adalet Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı'na resmi bir soruşturma başlatma mektubu yönlendirdi. Başbakanlık'tan yapılan açıklamada, belgeselin "İsrail Ordusu'nun itibarını lekelemek ve uluslararası mahkemelerde kanıt olarak sunulmak üzere kasten düzenlenmiş bir kan davası" olduğu savunuldu.
Belgeselin içeriği ve "Netzah Yehuda" tanıkları
Yönetmen Neta Shoshani imzalı ve Docaviv Uluslararası Belgesel Film Festivalinde ödül alan "Naza", Gazze'nin kuzeyindeki Cevalya ve Beit Lahya bölgelerinde görev yapan Netzah Yehuda (Nahal Haredi) Tümeni'ne bağlı rezervist askerlerin tanıklıklarını merkezine alıyor. Filmde yüzleri açık veya silik şekilde görünen askerler; teslim olan Filistinlilerin yargısız infaz edilmesi, sivil malvarlığının talan edilmesi, tıbbi ekiplerin ve sivil altyapının sistematik tahrip edilmesi gibi iddiaları camiada ilk kez bu kadar açıkça seslendiriyor. Belgesel, askerlerin "emirler bu yöndeydi" veya "kurallar gevşetildi" şeklindeki açıklamalarıyla operasyonel prosedürlerin nasıl değiştirildiğini de belgeli.
Netanyahu: "Askerlerimizi korumak görevimiz"
Netanyahu, haftalık Kabine toplantısının ardından yaptığı yazılı açıklamada, "Kendi ülkemizin askerlerini savaş suçluluğu ile suçlayan bir propagandaya mal olmamak, onları yargılamak için savcılığı harekete geçirmek demokratik bir devletin görevidir" ifadelerini kullandı. Başbakan, belgeselin yönetmeninin ve üreticilerinin de "İsrail'e karşı sistematik bir linç kampanyası" yürüttüğünü savundu. Bu çağrı, Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi'nin hafta içinde "Ordumuz ahlaki üstünlüğünü koruyor, ihlal olursa kendi iç mekanizmalarıyla soruşturuyor" demesiyle zaten gergin olan sivil-askeri ilişkileri yeni bir boyuta taşıdı.
Hak kolları: "Bu bir susturma operasyonu"
İnsan hakları örgütleri B'Tselem ve Kırılan Sessizlik (Breaking the Silence), Netanyahu'nun hamlesini "askerlerin vicdan azabıyla konuştuğu gerçektan kaçış ve gelecekte tanık olacakları diğer askerlere yönelik bir uyarı" olarak tanımladı. B'Tselem Genel Müdürü Hagai El-Ad, "Soruşturma askerlerin ifadeleri üzerine değil, belgeselde anlatılan suçlar üzerine açılmalı" diyerek, yargı sürecinin tersine çevrildiğini iddia etti. Avukatlık topluluğundan da, askerlerin ifade özgürlüğü ve kamuoyu aydınlatma hakkı çerçevesinde korunduğunu, soruşturmanın intikam niteliği taşıdığını savunan yazılar yayınlandı.
Yargısal süreç ve uluslararası boyut
Adalet Bakanı Yariv Levin'in ofisi, mektubun alındığını onaylarken henüz resmi bir soruşturma kararı verilmediğini belirtti. Uzmanlar, Genelkurmay'ın kendi iç disiplin denetimi (Mehkar) sürecinin devam ettiğini, ancak Başbakan'ın müdahalesinin bu sürecin siyasi bir denetim altına alınması girişimi olabileceğini öne sürüyor. Uluslararası düzeyde ise ICC (Uluslararası Ceza Mahkemesi) Savcılığı'nın da bu belgeseli ve asker ifadelerini olası dava dosyalarına ekleyebileceği, bu nedenle Netanyahu'nun hamlesinin hem iç politik hem de Lahey'deki süreci etkileme çabası olduğu değerlendiriliyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
