Nijerya'da bitkisel içecek faciası: 30 ölü, Türkiye'de 58 yıllık marka diriliyor
Nijerya'da kontrolsüz bitkisel içecek tüketimi sonucu ölen sayısı 30'a çıktı. NAFDAC metanol şüphesiyle soruşturma başlattı. Türkiye'de ise 1958'den kalan ilk kutu kolası markası iflastan kurtarılarak yeniden üretime geçti.

Nijerya'nın kuzey eyaletlerinde son günlerde tüketilen "bitkisel/tıbbi" içeriği olan bir içeceğin zehiri etkisiyle 30 kişinin hayatını kaybettiği resmi olarak onaylandı. Nijerya Gıda ve İlaç Yönetimi ve Kontrol Dairesi (NAFDAC) yaptığı açıklamada, olayın yoğunlaştığı Kano, Katsina ve Kebbi eyaletlerinde acil müdahale ekiplerinin sevk edildiğini, ilgili partilerin üretim ve dağıtım zincirine el koyulduğunu bildirdi. Uzmanlar, ölümlü kazanın arkasında endüstriyel metanol veya etilen glikol kontaminasyonu olabileceğini, laboratuvar sonuçlarının netleşmesi bekleniyor.
NAFDAC: 'Sokakta satılan şifalı suvar kaşık gibi'
NAFDAC Genel Müdürü Prof. Mojisola Adeyeye, basın toplantısında facianın boyutunun daha da büyüyeceğini kaydetti. Adeyeye, "Bu ürünler kayıtlı değil, klinik testlerden geçmemiş, üretim yerleri hijyenik değil. Vatandaşlarımız 'bitkisel' etiketi güven verir diye alıyor, içeriği ise ölümcül kimyasallar olabiliyor" dedi. Yetkililer, soruşturma kapsamında 12 şüpheliyi gözaltına aldığını, depolarda binlerce adet kayıtsız şişe içeceğin ele geçirildiğini açıkladı. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Nijerya ofisi de durumu "kamu sağlığı acil durumu" olarak sınıflandırıp teknik destek sağlıyor.
Metanol ve etilen glikol: Gizli öldürücüler
Sağlık otoriteleri, önceki benzer facialarda (2022-2023 Gambi̇ya ve Üzbekistan boğaz şurubu felaketleri, 2024 Nijerya kof şurubu ölümleri) ölümcül ajan olarak dietilen glikol ve etilen glikol tespit edildiğini hatırlattı. Bu maddeler endüstriyel antigriz/soğutma sıvısı olarak kullanılır, ucuzlukları ve tatlı tatları nedeniyle kötü niyetli veya bilgisiz üreticiler tarafından şurup/içecek formülasyonlarına hileli katkı maddesi olarak eklenebilir. Vücutta metabolizması sonucu böbrek yetmezliği, merkezi sinir sistemi çöküşü ve ölümle sonuçlanır. Nijerya'da 2024'te de benzer bir boğaz şurubu faciasında 100'den fazla çocuk ölmüştü.
Türkiye perspektifi: Denetim mekanizması ve bir markanın dirilişi
Nijerya faciası, kayıtsız ve denetimsiz gıda üretiminin tehlikelerini bir kez daha gözler önüne sererken, Türkiye'de gıda güvenliği altyapısının ve marka güvenilirliğinin farkına varan bir gelişme de yaşandı. Yıllardır iflas ve konkordato süreçleriyle boğuşan, 1958 yılında piyasaya sürülerek Türkiye'nin ilk kutu kolası unvanını alan 58 yıllık köklü bir içecek markası, borç yapılandırması ve yeni yatırımla hayata dönüldü.
İstanbul Ticaret Mahkemesi'nin onayıyla konkordato süreci başarıyla tamamlanan marka, modern bir üretim tesisinde orijinal formülasyona sadık kalarak yeniden şişelemeye başladı. Sektör yetkilileri, bu sürecin "yerli marka güveninin ve Türk tüketicisinin nostaljik bağının ekonomik bir başarı hikayesine dönüştüğü" nadir örneklerden biri olduğunu vurguluyor. Marka yönetimi, üretimin TSE standartlarında, tam izlenebilirlik (traceability) sistemleriyle yapıldığını, bu sayede Nijerya faciasında görüldüğü türden risklerin Türkiye pazarında önlendiğini belirtti.
Uzmanlar: 'Etiket güven değil, onay verir'
Gıda Mühendisleri Odası'ndan uzmanlar, Nijerya trajedişinin ve Türk markasının dirilişinin iki yüzü aynı madalyonun facesini oluşturduğunu söylüyor. "Tüketici 'bitkisel', 'doğal', 'eski formül' yazan her etiketi güvenli sanmamalı. Güvenlik; resmi onay numarası (Ruhsat/Kayıt No), izlenebilir parti numarası ve denetlenmiş tesis garantisidir" diyen uzmanlar, yurt dışı seyahat eden vatandaşların yerel, kayıtsız içeceklerden kaçınması, ithal gıda alımında resmi onay belgelerini kontrol etmesi gerektiğini hatırlattı. T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı da Nijerya seyahati planlayan vatandaşlar için uyarı yayını yaparak, şüpheli ürün tüketilmemesi ve hastalık belirtilerinde en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması çağrısında bulundu.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
