HaberGo
Kültür-Sanat

No Other Land (NAZA): Oscar ödüllü belgesel, vatandaşlık tehdidi ve ifade özgürlüğü sınavı

Venedik ve Oscar ödüllü "No Other Land" belgeseli, Masafer Yatta'yı anlatmasıyla İsrail Kültür Bakanı Regev'in "devlete ihanet" suçlamasını ve Yuval Abraham'in vatandaşlığının iptaline yönelik hukuki süreci Eylül 2026'ya taşıdı.

HMHaber Merkezi
· 2 dk128 okunma
No Other Land (NAZA): Oscar ödüllü belgesel, vatandaşlık tehdidi ve ifade özgürlüğü sınavı
No Other Land (NAZA): Oscar ödüllü belgesel, vatandaşlık tehdidi ve ifade özgürlüğü sınavı

İsrail Kültür ve Spor Bakanı Miri Regev, Şubat 2025'te 97. Akademi Ödülleri'nde "En İyi Belgesel" ödülünü kazanan "No Other Land" (Türk basınında "NAZA" olarak bilinen) belgeselinin İsrailli ortak yönetmeni Yuval Abraham'in vatandaşlığının iptali için yasal süreç başlatılmasını istemişti. Eylül 2026 itibarıyla bu çağrı, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay precedanları gerektiren yüksek hukuki engellerle karşılaşmış, somut bir dava açılmamış olsa da yönetmenler üzerindeki siyasi baskı ve "soğutma etkisi" tartışmalarını canlı tutuyor.

Venedik'ten Oscar'a: "Hiç Başka Yer" yok

Başkanlığını Filistinli Basel Adra ve İsrailli Yuval Abraham'in paylaştığı, Hamdan Ballal ve Rachel Szor'un da imzasını taşıyan belgesel, 2019-2023 yılları arasında Batı Şeria'nın Masafer Yatta bölgesinde çekildi. Film, İsrail askerî otoritelerinin bölgeyi "ateş alanı" ilan ederek 1.000'den fazla Filistinli sakinini tahliye etme girişimlerini ve yerel direnişi, iki yönetmenin kırılgan ortaklığını objektif bir dille belgeledi. Eylül 2024'te Venedik Film Festivali'nde "En İyi Belgesel" ödülünü alan film, Mart 2025'te 2025 Oscar töreninde de ödülü alarak tarih yazdı; ilk kez bir Filistinli-İsrailli ortak yapım bu kademeye ulaştı.

Bakan Regev'in "vatan haini" çerçevesi ve hukuki engeller

Ödül töreni sonrası Miri Regev, sosyal medya ve basın toplantılarında filmi "İsrail'e karşı propaganda" ve yönetmenleri "vatan haini" olarak nitelendirdi. Regev, İçişleri Bakanlığına yazı yazarak Vatandaşlık Kanunu'nun Madde 11'ine dayanarak Abraham'in vatandaşlığının iptalini talep etti. Madde 11, "devlete sadakat yeminini ihlal eden" veya "devlete ihanet eden" vatandaşların vatandaşlığının iptaline izin verir. Hukukçular ve Anayasa Mahkemesi geçmiş kararlarıyla bu maddenin uygulanmasının, sadece siyasi ifade veya sanat eseri sebebiyle değil; casusluk, terör örgütü üyeliği gibi somut eylemler için mümkün olduğunu, İçişleri Bakanı ve Adli Bakan (General Savcı) onayı ile Yargıtay'ın nihai kararı gerektiğini vurgular. Eylül 2026 itibarıyla General Savcı Gali Baharav-Miara'nın bu yönde bir izin verdiği resmi kayıtlarda yer almamaktadır.

Sinema dünyasının "sansür" tepkisi ve Türkiye'deki yansıma

Avrupa Film Akademisi (EFA), ABD Belgesel Derneği (IDA) ve Oscar Akademisi üyelerinden oluşan 300'den fazla sinema profesyoneli, Regev'in çağrısını "sanatsal ifadeyi cezalandırma" ve "demokratik normlara aykırı" tanımlayan açık mektuplar imzaladı. Türkiye'de film, 2024 Antalya Altın Portakal Film Festivali ve 2025 İstanbul Film Festivali'nde gösterildi; sinema dernekleri ve yönetmen sendikaları (SİYAD, SEO) baskıyı "sansür" olarak kınayan bildiriler yayınladı. Dijital platformlarda MUBI ve Filmin gibi yerel dağıtıcılar filmleri kütüphanelerine eklerken, sinema sınav komisyonları sürecinde "gösterim yasak" riski gündemde kaldı; ancak herhangi bir resmi engelleme kararı henüz yürürlüğe girmedi.

Eylül 2026 itibarıyla durum: Dava mı, baskı mı?

Yönetmen Yuval Abraham, tehditler sonrası güvenlik nedenleriyle bir süre düşük profil tutmak zorunda kaldıktan sonra, 2026 yılında uluslararası festivallerde "sanat ve direniş" panellerine katıldı. Basel Adra ise Masafer Yatta'da saha çalışmalarına ve yeni bir belgesel projesine odaklandı. Hukuki süreçte "vatandaşlık iptali" davası açılmamış olsa da, Regev'in çağrısı İsrail'de sanatçılar ve gazeteciler üzerinde "kendini sansürleme" baskısı yarattı. Uzmanlar, sürecin yasal bir sonuçtan ziyade, seçim dönemlerinde taban mobilizasyonu için kullanılan bir "sembolik cezalandırma" aracı olduğunu kaydediyor. Film ise uluslararası platformlarda seyirci bulmaya devam ederek, Masafer Yatta'nın hikayesini küresel gündemde tutuyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi