HaberGo
Gündem

Okul saldırılarında artış: MEB verileri ve uzmanlar 'taklit etkisi' uyardı

Son 12 ayda 10'ın üzerindeki ölümler sadece sayısal değil, yapısal bir krizi işaret ediyor. Uzmanlar 'saldırgan profili değişti, erken uyarı sistemleri yetmiyor' diyor.

HMHaber Merkezi
· 2 dk184 okunma
Okul saldırılarında artış: MEB verileri ve uzmanlar 'taklit etkisi' uyardı
Okul saldırılarında artış: MEB verileri ve uzmanlar 'taklit etkisi' uyardı

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve İçişleri Bakanlığı'na ait güncel veriler, Türkiye genelindeki okul ve okul çevresinde gerçekleşen şiddet olaylarının son iki yılda ciddi oranda arttiğini gösteriyor. 2024 sonu verilerine göre resmi kayıtlara geçen 'okul içi şiddet ve saldırı' girişimleri 2022'ye göre neredeyse iki katına çıktı. Bu süreçte en az 12 öğrenci hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı.

Veri neyi gösteriyor: Sadece 'kavga' değil, 'planlı saldırı' artıyor

Polis ve jandarma istatistiklerine göre 2023'te okul müdürlüklerinin bildirdiği 'bıçaklı/bacaklı silahlı olay' sayısı 340'ın üzerindeydi. 2024'te bu rakam ilk 9 ayda 410'u buldu. Daha dikkat çekici olan, bu olayların niteliğindeki değişim. Daha önce 'arkadaş kavgası' olarak sınıflandırılan olayların yerini, sosyal medyadan etkilenen, önceden plan yapmış ve 'okul katliamı' senaryosu çizen bireysel saldırganlar alıyor. Eskişehir'de 2024 Nisan'da gerçekleşen ve 1 ölüye neden olan saldırıda failin, ABD'de 1999 Columbine katliamını taklit ettiği tespit edildi.

Saldırgan profili neden değişti? 'Dijital radikalizasyon' ve travma

Adli Psikoloji Uzmanı Dr. Ayşe Kaya, son dönemdeki fail profillerini inceleyen bir raporunda şu tespiti paylaştı: "Faillerin ortak paydası artık sadece 'ezilen çocuk' değil. Çoğu, çevrimiçi topluluklarda (forumlar, Discord kanalları, Telegram grupları) 'hırsızlık/kavga' videolarından öte, okul saldırı planlarını paylaşan, birbirlerini teşvik eden ekosistemlerin bir parçası haline geliyor. Bu, klasik okul psikolojik danışmanlığının yetmediği, dijital takip ve erken müdahale gerektiren bir 'radikalizasyon' süreci."

Rapor, faillerin %70'inin saldırıdan en az 2 hafta önce sosyal medyada belirgin sinyaller (silah pose, manifesto taslakları, önceki katliamlara övgü) verdiğini, ancak bu sinyallerin okul ve aile mekanizmaları tarafından 'ergenlik krizi' olarak yorumlandığını, polis ekiplerinin ise 'suç işlenmediği için müdahale edemediği' yasal boşluğa takıldığını vurguluyor.

Sistem ne yapıyor: 'Okul Güvenliği Uygulaması' ve psikolog kadrosu yeterli mi?

MEB, 2023 sonrası başlattığı 'Güvenli Okul Projesi' kapsamında tüm okullara 'Panik Butonu' ve 'Mobil Güvenlik Uygulaması' dağıttı. Bakanlık verilerine göre uygulamadan gelen uyarıların %60'ı 'yanlış alarm' veya 'içerideki kavga' iken, gerçek tehdit olan 'silahlı girişim' uyarılarında ortalama müdahale süresi 7 dakika. Uzmanlar bu sürenin 'katliam riski olan olaylarda ölümcül' olabileceğini, okul girişlerinde metal dedektör ve güvenlik personeli standardizasyonunun henüz tam sağlanamadığını (özellikle ortaöğretim ve özel okullarda) kaydediyor.

Psikolojik destek konusunda ise rakamlar şu tabloyu çiziyor: Türkiye'de öğrenci başına düşen rehber öğretmen oranı 1/450 seviyesinde. AB ortalaması 1/250. MEB, 2025 sonuna kadar 15 bin yeni rehber öğretmen alımını hedeflese de, mevcut kadronun 'kriz müdahalesi' yetkinliğine sahip olup olmadığı tartışmalı.

Uzmanların ortak uyarısı: 'Taklit etkisi' (Contagion Effect) kırılmadan durmaz

Kriminoloji ve Sosyoloji alanında çalışan akademisler, medyanın saldırı detaylarını (silah türü, failin adı, manifesto içeriği) yaymasının 'taklit etkisini' tetiklediğini, bir sonraki saldırıyı 2-3 hafta içinde getirdiğini savunuyor. ABD'de 'No Notoriety' (Ünlü Yapma) kampanyası örneği verilirken, Türkiye'de Basın İlan Kurumu (BİK) ve RTÜK'nın bu konudaki yönergelerinin denetiminin zayıf kaldığı, dijital medyada ise neredeyse yok denecek kadar az kontrolün olduğu belirtiliyor.

Çözüm odaklı raporlar; 'Tehdit Değerlendirme Ekipleri' (Threat Assessment Teams) modelinin (polis, rehber, yönetici, aile hekimi) okul bazında mecburi hale getirilmesi, dijital platformlarda 'şiddet içeriği' algılama algoritmalarının Türkçe dil desteğiyle güçlendirilmesi ve ailelerin 'erken uyarı sinyalleri' eğitiminin alması yönünde üç boyutlu bir strateji öneriyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi