Orta Vadeli Program bu hafta açıklanıyor: Enflasyon, büyüme ve reform üçgeni
2027-2029 dönemi OVP'sinde tek haneli enflasyon hedefi, kaliteli büyüme ve yapısal reformlar öne çıkıyor. Bakan Şimsek imzalı program piyasa ve derecelendirme kurullarının testinden geçecek.

Ankara — Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2027-2029 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Program (OVP) taslağını bu hafta içinde Kamuoyuna sunmaya hazırlanıyor. Resmi süreçten edinilen bilgilere göre program, "Yeni Ekonomi Programı" terminolojisiyle anılacak; enflasyonla mücadelenin kazanımlarını koruyan, büyümenin kalitesini artıran ve yapısal reformları hayata geçiren üç ana direk üzerinde duracak.
Başkanlık ve Hazine ekiplerinin son haftalar boyunca sürdürdüğü teknikal çalışmalar, Merkez Bankası'nın ketvamik para politikasıyla uyumlu bir mali disiplin çerçevesi çizdi. Bakan Mehmet Şimsek'in "Programın merkezi, enflasyonun kalıcı olarak tek haneli seviyelere indirilmesi" vurgusu, piyasaların fiyatlama yaptığı temel parametre.
Enflasyon yol haritası ve Merkez Bankası koordinasyonu
Programın en kritik sayısal hedefi, 2024 yılı sonu tahminlerinin üzerindeki enflasyonun, 2025-2026 dönemi aracılığıyla 2027'de tek haneli bandına oturtulması. Bu hedef, Merkez Bankası Gövdesi'nin (MBG) açıkladığı 2025 yılı sonu %21, 2026 yılı sonu %12 ve 2027 yılı sonu %7,5 ortalamasıyla (belirsizlik bantları dahil) birebir örtüşüyor. Hazine, bu yol haritasının sağlanması için mali politikanın "destekleyici ve tutarlı" olacağını, özellikle cari harcamaların kontrolünde hassasiyetin sürdürüleceğini sinyalle veriyor.
Büyümenin kalitesi: Cari açık ve istihdam dengesi
OVP'nin ikinci bacağı, "kırılgan" büyüme modelinden "sağlam" büyüme modeline geçiş. Resmi rakamlar ve kurum tahminleri, 2024'te reel büyümenin %3,5-4.0 bandında seyredeceğini, 2025'te yumuşak inişle %3-3.5 civarında kalacağını, 2026-2027'de ise potansiyel büyüme hızı olan %4-4.5 seviyelerine toparlanacağını işaret ediyor. Odak, tüketim odaklı değil, yatırım ve ihracat odaklı büyüme. Cari işlemler dengesinin GSYH'nın %3-3.5'i bandında tutulması, dış dengelerin sürdürülebilirliği için kırmızı çizgi olarak belirlenmiş durumda.
Vergi ve SGK reformu: Yapısal kırılmanın adresi
Programın "yeni" ifadesini hak kazandırdığı kısım, ertelenen yapısal reformların takvime bağlanması. Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) verilerine dayalı olarak, kayıt dışı ekonomiye karşı dijitalleştirme ve denetim yoğunlaştırmasıyla vergi/GSYH oranının 1-1,5 puan artırılması hedefleniyor. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) giderlerinin GSYH içindeki payının kontrol altına alınması için; emeklilik yaşı, prim günü ve ödenek yapısı üzerine uzman komisyon raporlarının sonbaharda Meclis gündemine gelmesi planlanıyor. Bu reformların mali etkisi, programın ikinci yılından (2028) itibaren netleşecek.
Derecelendirme kuruluşları ve yabancı sermaye akımları
Piyasa oyuncıları ve uluslararası derecelendirme kuruluşları (Moody's, S&P, Fitch), OVP'yi "kredi notu yükseltme" kararı için bir ön şart olarak görüyor. Son aylarda Türkiye'ye olan yabancı portföy girişlerinin hızlanması, programın güvenilirliğine bağlı olarak sürmesi bekleniyor. Hazine, borçlanma stratejisinde TL ağırlığını koruyarak, dış borç stokunun GSYH'ya oranını geriletmeyi hedefliyor. Bu çerçevede, 2025 bütçesi taslağının da OVP çerçevesiyle uyumlu, öncelikli gider kalemleri (eğitim, sağlık, altyapı, afet zararları) korunduğu şekilde Meclise sunulacağı görülüyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
