HaberGo
Dünya

Prof. Dr. Kadir Sancak: "Azerbaycan KKTC modeli değildir, tam egemen bir devlet"

Uluslararası ilişkiler uzmanı Sancak, Gümüşhane'de Türkiye-Azerbaycan müttefikliğini KKTC benzetisinden ayırdı; "Bakı, BM üyesi tam egemen bir güç" vurgusu yaptı.

HMHaber Merkezi
· 1 dk61 okunma
Prof. Dr. Kadir Sancak: "Azerbaycan KKTC modeli değildir, tam egemen bir devlet"
Prof. Dr. Kadir Sancak: "Azerbaycan KKTC modeli değildir, tam egemen bir devlet"

İlim Yayma Cemiyeti Gümüşhane Şubesi tarafından "Şehir Sohbetleri" programı kapsamında düzenlenen oturumda, Sakarya Üniversitesi Üyesi Prof. Dr. Kadir Sancak, Türkiye'nin dış politikadaki stratejik önceliklerini ve bölgedeki güç dengelerini çerçeveledi. Sancak, konuşmasının en dikkat çeken kısmında Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin niteliği üzerinden giden tartışmalara yönelik net bir çizgi çizdi.

"İki devlet tek millet" retoriğinin hukuki sınırı

Prof. Dr. Sancak, "Bir Azerbaycan, bir KKTC değildir" ifadesini kullanarak, her iki yapının da Türk dünyasının vazgeçilmez parçası olsa da hukuli ve siyasi statülerinin kökten farklı olduğunu vurguladı. Akademisyen, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) yalnızca Türkiye tarafından tanınan, Birleşmiş Milletler (BM) üyesi olmayan bir varlık olduğunu, Azerbaycan'ın ise 1991'den beri BM üyesi, uluslararası hukukta tam egemenlik haklarına sahip, tanınmış sınırları olan bir devlet olduğunu kaydetti.

"İki devlet, bir millet" söyleminin duygusal ve kültürel bir dayanağı varken, uluslararası hukuk ve diplomasi zemininde her iki ülkenin de bağımsız egemenlik sahibi aktörler olarak hareket ettiğini hatırlatan Sancak, bu ayrımın politika üreticileri için hayati önem taşıdığını belirtti. Özellikle Zangezur Koridoru süreci ve Ermenistan ile normalleşme müzakerelerinde Türkiye'nin "büyük kardeş" rolünün, Azerbaycan'ın egemen iradesini yerine koymak değil, uluslararası meşruiyet çerçevesinde desteklemek olduğu yönünde uyardı.

Orta Doğu'dan Kafkasya'ya "Özerk Dış Politika" arayışı

Konuşmanın ikinci kısmında Sancak, Türkiye'nin son dönemde İzmir Ekonomik Kongresi'nden Gazze krizine, Suriye politikasından Kafkasya dengelerine uzanan bir yelpazede "özerk dış politika" izlediğini, ancak bu özerkliğin Batı müttefikleriyle (NATO, AB) kopuş değil, farklılaşma anlamına geldiğini savundu. Sancak, Türkiye'nin bölgedeki "durum değiştiren" (game-changer) aktörlüğünün, askeri yetenekten ziyade diplomatik girişimcilik ve enerji koridorları üzerinden inşa edildiğini, bu stratejinin Azerbaycan müttefikliğiyle sinerjide çalıştığını, ancak her iki ülkenin de kendi milli çıkar hesaplarına göre hareket etme hakkını saklı tuttuğunu aktardı.

Salondan çıkan katılımcılar, Sancak'ın "Ezberleri kırmak, müttefikliği romantize etmemek, uluslararası hukuk gerçeklerini görmek" çağrısının, günlük medya gündeminin ötesinde bir stratejik derinlik sunduğunu ifade etti.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi