Sera Kadıgil: Fon Skandalında 163 Milyon TL'nin Kaynağı Sorgulanmalı
TİP Milletvekili Sera Kadıgil, fon skandalında 163 milyon TL'lik boşluğun nasıl kapatıldığını sorguladı. KAP bildirimleri ve SPK denetimi odaklandı.

Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili ve Parti Sözcüsü Sera Kadıgil, "Onur Öncü ile Ne Oluyor?" programında son haftalarda piyasaları sarsan fon krizinin boyutlarını ve sorumluluk zincirini teker teker çözümledi. Kadıgil, konuşmasının odak noktasını, belirli bir fonun portföy yönetiminde ortaya çıkan 163 milyon TL'lik nakit açığın, son dakikada ve açıklanmamış bir kaynaktan kapatılması üzerine kurdu.
KAP Bildirimleri ile Açıklama Arasındaki Çelişki
Kadıgil, ilgili fonun Kamu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden yapılan bildirimlerin, yönetim kurulu kararları ile SPK'ya sunulan raporlar arasındaki uyuşmazlıkları masaya yatırdı. Milletvekili, "Portföy yönetim şirketi, açığın 'nakit girişi' ile kapatıldığını bildirirken, bu nakitin kimden, hangi şartlarla ve hangi hesaptan geldiğini açıklamamıştır" dedi. Kadıgil bu durumun, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) mevzuatının 102. maddesi kapsamında 'yetersiz ve yanıltıcı bildirim' suçunu teşkil edebileceğini vurguladı.
"Bu Para Kamu Kaynağından mı, Özel Müşteriden mi?"
Programda Kadıgil, 163 milyon TL'lik tutarın piyasa koşullarında tek bir günde veya wenige gün içinde fon havuzuna girmesinin, normal ticari akışla açıklanmasının zor olduğunu kaydetti. "Bu para, fonun kendi likiditesinden mi sağlandı? Yoksa bir üçüncü şahıs ya da kurum, fonun batmasını engellemek adına müdahale etti? Eğer müdahale edildiyse, bu para kamu kaynaklı bir kurumdan mı geldi?" sorularını, soruşturma talep edecekleri kurumlara yönelik olarak sıraladı.
SPK Denetimi ve Meclis Süreci
TİP Sözcüsü, konunun yasal boyutunu vurgulayarak, SPK'nın bu işlemde başlattığı (veya başlatması beklenen) incelemenin kapsamının genişletilmesi gerektiğini savundu. Kadıgil, önümüzdeki hafta Meclis'te related bakanlıklara ve SPK'ya yazılı soru önergesi vereceklerini belirterek, "Fon yatırıcılarının zararı, sistemik riskin örtülmesi adına kamu kaynaklarına yıklanamaz. 163 milyon TL'nin kaynağı şeffaf bir şekilde açıklanana kadar bu dosya kapatılmaz" ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, Kadıgil'in işaret ettiği bu tür 'son dakika nakit girişi' senaryolarının, fon piyasasındaki güven krişini derinleştiren en kritik unsurlardan biri olduğunu; yatırımcı koruma fonlarının ve SPK'nın bu tür işlemlerde 'ilgili taraf' (related party) işlemi olup olmadığını tespit etmesinin hayati önem taşıdığını aktarıyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
