Şiddet Mağduru Arkadaşının Kaybı: 'Gözlerimde Yavaş Yavaş Yok Oldu'
Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Ayı'nda uzmanlar ve mağdur dostları, şiddetin sadece bedensel olmadığını, ruhsal tahribatın en yakın çevreyi nasıl sardığını anlatıyor.

Ekim ayı Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Ayı olarak ilan edilirken, şiddetin kapıları arkasındaki sessiz çığlığı anlatan bir röportaj gündeme geldi. Bir hayatta kalan kadın ve yıllar süren bu sürecin tanığı olan en yakın arkadaşı, şiddetin nasıl "yavaş yavaş birini yok ettiğini" anlattı.
Arkadaşı Elif (isim değiştirilmiştir) hakkında "Canım sıkıldı, biraz uzaklaştık" diye düşündüğünü ifade eden Zeynep, aslında arkadaşının kontrolcü bir ilişkinin kurbanı olduğunu çok geç anladığını söylüyor. "O canlı, gülümsemez, her an telefonuna bakan, izin almaya çalışan biriydi. Ben buna 'aşırı koruyucu sevgilisi var' diyordum, aslında o bir tutsaktydı" diyen Zeynep, bu sürecin kendisini de nasıl yıprattığını itiraf ediyor.
Şiddet fizikseldiyse görünür, psikolojikse görünmez
Uzmanlar, kadına yönelik şiddetin %70'inin psikolojik, ekonomik veya dijital şiddet olduğunu, bu tür şiddetin iz bırakmadığı için de mağdurun çevresinin ve hatta mağdurun kendisinin fark etmesinin zorlaştığını vurguluyor. Kadın Konukevi ve Danışma Merkezleri verilerine göre mağdurlar ortalama 7-8 defa deneme yanılma yaparak ilişkiyi bitirebiliyor. Elif de arkadaşının desteğiyle birlikte bu döngüyü kırdı.
"Arkadaşımın kaybolmasını seyretmek, onun için yapabileceğim en kötü şeydi" diyen Zeynep, şimdi diğer dostlara "Sormayın 'neden ayrılmıyorsun', deyin 'senin yanındayım, ne lazımsa yaparım'" diye mesaj veriyor. 183 Aile ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Destek Hattı ve KADES uygulaması, bu sürece giren herkes için ilk başvuru noktası olarak öne çıkıyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
