"Sisi" Seyhan Soylu tutuklandı: Silahlı örgüt suçlamasıyla cezaevine gönderildi
İstanbul'da operasyonla yakalanan "Sisi" lakaplı Seyhan Soylu, silahlı örgüt kurma ve uyuşturucu ticareti suçlamalarıyla tutuklandı. Avukatları kararın hukuksiz olduğunu savunan açıklama yaparak itiraz edileceğini bildirdi.

İstanbul Anadolu Adliyesinde "Sisi" lakaplı bilinen Seyhan Soylu, polis operasyonu sonucunda gözaltına alındıktan sonra dün akşam mahkemeye sevk edildi. İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesi, Soylu hakkında "silahlı örgüt kurma ve yönetme" (TCK Madde 220/3) ile "uyuşturucu madde ticareti" (Kanun No: 5607, Madde 188) suçlamalarını değerlendirerek tutuklama kararı verdi. Soylu, kararnamenin tebliğinden sonra Silivri Cezaevi'ne sevk edildi.
Operasyon detayları ve suçlamalar
İstanbul Emniyet Müdürlüğü KOM Şube ekipleri, uyuşturucu ticareti ve silahlı örgüt faaliyetleri kapsamında yürüttüğü "Kuyu-42" kod adlı operasyonun 3. etapında Seyhan Soylu'nun İzmir'deki bir konutta saklandığını tespit etti. Ekipler, 7 Eylül 2026 Cumartesi günü düzenlediği operasyonla Soylu'yu yakaladı. Emniyet yetkililerinin yaptığı açıklamada, Soylu'nun örgütte "bölge sorumluluğu" üstlendiği ve uluslararası uyuşturucu ağlarıyla bağlantısı olduğu belirtildi. Arama sırasında konuttan lisanssız tabanca, mermi ve miktarı belirtilmeyen uyuşturucu madde ele geçirildi.
Kimdir "Sisi" Seyhan Soylu?
1975 İstanbul doğumlu Seyhan Soylu, sokak kültüründe "Sisi" lakabıyla tanınan, 1990'lı yıllardan bu yana organize suç örgütleriyle ilişkilendirilen bir isimdir. Sedat Peker'in 2021 yılında başlattığı YouTube yayınlarında, Alaattin Çakıcı ve diğer örgüt liderleriyle ilişkisi, uyuşturucu yollarındaki rolü ve bazı siyasi figürlerle olan teması iddiaları gündeme gelmişti. Soylu, 2010 yıllarında "Kuyu" operasyonları kapsamında daha önce de tutuklanmış, ceza kısmen infaz ettikten sonra serbest kalmıştı. Son dönemde yargı süreci devam eden bir kaçaklık dosyası nedeniyle de aranıyor listesinde yer alıyordu.
Avukatlarından ilk tepki: "İddialar kanıta dayanmıyor"
Soylu'nun savcılık ifadesinde suçlamaları reddettiği, ele geçirilen maddelerin kendisine ait olmadığını ve konutta misafir olduğunu söylediği öğrenildi. Avukatları Mahmut Canlı ve Ayşe Demir, mahkeme kararı ardından basına yaptığı yazılı açıklamada, "Müvekkilimiz hakkında örgüt iddiasını destekleyecek nitelikte somut bir delil (tanık ifadesi, teknik takip kayıtları, banka havaleleri) dosyada yer almamaktadır. Sadece polis raporları ve müşteki ifadeleriyle tutuklama kararı alınması hukuka aykırıdır. Kararın temyizi için gerekli başvuruları yapacağız" ifadelerini kullandı.
Savcılık tarafından henüz resmi bir yazılı açıklama gelmese de, mahkeme kararnamesinde "suçun işlenmesine dair güçlü şüphe" ile "kaçma ve delil yok etme riski" gerekçelerinin yer aldığını öğrenildi. Dosya, istinaf merci olan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gidecek.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
