HaberGo
Dünya

Sudan-Etiyopiya Gerginliği: Al-Fashaga'dan GERD'ye ve Sivil Savaş Etkisine Derin Bakış

Al-Fashaga sınır tartışması, GERD su politikası ve Sudan sivil savaşının Etiyopiya'ya sızan güvenlik riskleri iki komşuyu nasıl kırılma noktasına taşıyor?

HMHaber Merkezi
· 3 dk142 okunma
Sudan-Etiyopiya Gerginliği: Al-Fashaga'dan GERD'ye ve Sivil Savaş Etkisine Derin Bakış
Sudan-Etiyopiya Gerginliği: Al-Fashaga'dan GERD'ye ve Sivil Savaş Etkisine Derin Bakış

Sudan ve Etiyopiya arasındaki ilişkiler, tarihi bağlardan ziyade son on yılda belirginleşen üç yapısal çatlak üzerinde seyreder: Al-Fashaga'nın mezkur topraklardaki askeri duruş, Barut Havzası'nda (GERD) su paylaşımı uzlaşmazlığı ve Nisan 2023'ten bu yana Sudan'ı saran iç çatışmanın Etiyopiya'nın iç güvenliği ve göçmen politikası üzerindeki yankıları. Bu üçlü kriz, Afrik Boynuzu'nun iki en nüfuslu aktörünü askeri bir çarpışma riski barındıran bir soğukluğa itiyor.

Al-Fashaga: 1902 Sınırından Bugüne Askeri Denge

Al-Fashaga (veya El-Fashaga) bölgesi, Sudan'ın Gedaref eyaleti ile Etiyopiya'nın Amhara bölgesi arasında yer alan, yağışlı ve tarıma elverişli bir ova sistemidir. Sınırın hukuki dayanağı 1902 ve 1907 İngiliz-İtalyan protokollerine dayanır; ancak bu sınırlar coğrafi işaretlerle (nehirler, tepeler) tanımlandığı için yerde belirsizlikler kalmıştır. Yıllardır Etiyopiya köylüleri (şifta denilen yerleşimciler) Sudan'a ait kayıtlı arazilerde tarım yapıyordu.

Kasım 2020'de Tigray Savaşı'nın patlak vermesiyle Etiyopiya federal ordusu kuzeyde yoğunlaşınca, Sudan Silahlı Kuvvetleri (SAF) alanda kontrolü sağlayarak 1902 sınır çizgisine kadar ileriledi. Resmi Harhum verilerine göre Sudan, yaklaşık 90 kilometre karelik alanda kontrolü yeniden ele geçirdi. Etiyopiya bu hareketi "askeri işgal" olarak nitelendirirken, Sudan bunu "egemenlik haklarının kullanımı" olarak savunuyor. 2024-2025 döneminde sınırda ara ara patlak veren çatışmalar, her iki tarafın da bölgede kalıcı askerî karargahlar ve gözetleme kuleleri inşa etmesine yol açtı; bu da bölgeyi bir soğuk savaş hattına dönüştürdü.

GERD: Teknik Uzlaşmazlığın Siyasi Bir Silaha Dönüşmesi

Büyük Etiyopiya Yeniden Doğuş Barajı (GERD), Etiyopiya için kalkınma ve elektrik projesiyken; Sudan ve Mısır için su güvenliği ve nihaileşme riski unsuru. Sudan, barajın düzenli akış rejimi sağlayacağını (sel riskini azaltacağını) kabul ederek başlangıçta projeye sıcak baktı. Ancak doldurma ve işletme protokolünde "bağlayıcı yasal mekanizma" talep etti. Etiyopiya tek taraflı doldurma turlarını (özellikle 2020, 2021, 2022 ve 2023 yazları) gerçekleştirerek Sudan'ın Roseires Barajı operasyonlarını ve nil kenarı sulama sistemlerini risk altına soktu.

Afika Birliği (AU) egemenliğinde yürütülen müzakereler, "kurak yıllar protokolü" ve "çatışma çözümü mekanizması" maddelerinde takılı kaldı. Etiyopiya, barajı egemen hak olarak görürken; Sudan ve Mısır 1959 Nil Anlaşması'nın ruhuna atıf yaparak tarihi hakları koruma altına almayı hedefliyor. 2026 başında Kahire'de yapılan üçlü toplantılar da somut bir metin üretemedi; bu da su diplomasisini askeri retorikle harmanlayan bir dille zenginleştiriyor.

Sudan Sivil Savaşı: Sınırın Ötesine Taşınan Kaos

Nisan 2023'te Genelkomutan Abdel Fattah al-Burhan (SAF) ve Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) komutanı Mohamed Hamdan "Hemetti" Dagalo arasındaki güç mücadelesi, Etiyopiya için üç boyutlu bir tehlike yarattı. Birincisi, 600 bini aşkın Sudanlı mültecinin Etiyopiya'ya (özellikle Amhara ve Benishangul-Gumuz bölgelerine) kaçı, zaten iç karışıklık yaşayan bu bölgelerin kaynaklarını tüketti. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) verilerine göre sadece 2024'te Etiyopiya'daki Sudanlı mülteci sayısı 80 bini buldu.

İkincisi, RSF'nin Darfur ve Kordofan'daki kontrolü, silah ve ticaret rotalarının Etiyopiya sınırına kadar uzanmasına izin verdi. Sudan hükümeti (SAF), Etiyopiya'nın (veya Amhara milislerinin) RSF'ye dolaylı destek verdiğini veya göz yumduğunu iddia ediyor. Addis Ababa bu iddiaları resmi olarak reddediyor ve "tarafsızlık" ilan ediyor; ancak SAF çevrelerinde, Etiyopiya Hükümeti'nin RSF'nin siyasi kolu olan Taawun koalisyonu ile temas kurduğu yönünde şüpheler sürüyor.

Kızıl Deniz ve Yeni Jeopolitik Eksenler

Etiyopiya Başbakanı Abiy Ahmed'in "Kızıl Deniz'e çıkış" vizyonu ve Ocak 2024'te SomaliLand ile imzalanan anadolu anlaştırması (MoU), Sudan'ın stratejik hesaplamalarını değiştirdi. Sudan, Türkiye, Katar ve Mısır eksenine yakın bir dış politika izlerken; Etiyopiya Birleşmiş Arap Emirlikleri (BAE) ve SomaliLand üzerinden Kızıl Deniz'de bir liman ve askeri varlık arayışı içine girdi. Bu durum, Sudan'ın "Suakin Limanı" konusunda Türkiye ile yaptığı anlaşmaları ve Kızıl Deniz güvenlik mimarisini güçlendirme çabalarını, Etiyopiya'nın çevreleme algısıyla karşı karşıya getirdi. Afrika Birliği Barış ve Güvenlik Konseyi (AU PSC) toplantılarında Sudan dosyası, Etiyopiya'nın üye olduğu IGAD (Gelişim Üzerine İllerarası Otorite) sürecinin çökmeleriyle birleşerek bölgesi bir boşluğa itiyor.

Gelecek Senaryoları ve Diplomatik Pencereler

Uzmanlar, kısa vadede Al-Fashaga'da "dondurulmuş çatışma" senaryosunun hâkim kalacağını, ancak Sudan sivil savaşının sona ermesi (veya SAF'ın kesin bir zaferi) durumunda sınırın yeniden çizim gündemine gelebileceğini öngörüyor. GERD'de ise 2026 sonu ya da 2027 başı için planlanan AU şefler zirvesi son şans penceresi olarak görülüyor. Eğer Sudan'da SAF merkeziyetçi bir yapı kurarsa, Etiyopiya ile sınır ve su dosyalarında daha sert bir müzakere dili benimseme ihtimali yüksektir. Tersine, RSF etkisi sürerse veya Sudan parçalanırsa Etiyopiya'nın güney sınırı uzun vadeli bir istikrarsızlık kaynağına dönüşebilir.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi