Sütçüler Mermer Ocaklarında Yangın Alarmı: 2026 Güvenlik Protokolleri ve Risk Analizi
Isparta Sütçüler'de bir işçinin hayatını kaybettiği yangın faciası, mermer ocaklarındaki İSG risklerini ve 2026 maden güvenliği standartlarını yeniden gündeme taşıdı.

Türkiye'nin mermer rezervleri açısından kritik öneme sahip olan Isparta'nın Sütçüler ilçesi, maden sektöründeki güvenlik açıklarını bir kez daha acı bir tecrübeyle hatırlattı. 28 Haziran 2026 tarihinde, saat 10.12 sularında Çandır köyü Yıldızlar Mahallesi mevkiinde faaliyet gösteren Demirkayalar Mermer Ocağı'na ait şantiyede çıkan yangın, 53 yaşındaki Haşim Özdemir'in yaşamını yitirmesiyle sonuçlandı. Şantiyedeki barakanın mutfak bölümünde başladığı belirlenen ve kısa sürede tüm alanı etkisi altına alan alevlere 3 itfaiye aracı ve 1 arazözle müdahale edildi. Bu trajedi, sadece bir kaza değil, maden işletmelerindeki yanıcı madde yönetimi ve konaklama alanlarının yangın güvenliği standartlarının sorgulanması gereken bir dönüm noktasıdır.
Mermer Ocaklarında Yangın Riski ve Şantiye Güvenliği
Mermer ocakları, doğası gereği açık işletme kategorisinde yer alsa da, beraberinde getirdiği şantiyeler ve konaklama alanları ciddi yangın riskleri barındırmaktadır. Sütçüler'deki olayda yangının mutfak bölümünde başlaması, şantiye barakalarında kullanılan elektrikli cihazlar, tüp gaz sistemleri ve havalandırma yetersizliklerinin temel risk faktörleri olduğunu göstermektedir. Maden işletmelerinde konaklama alanlarının yanıcı malzemelerden arındırılması ve yangın algılama sistemlerinin kurulumu, artık bir tercih değil, hayati bir zorunluluktur.
Özellikle KOBİ ölçeğindeki mermer işletmelerinde, İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) yönetim rehberlerinin uygulanması noktasında eksiklikler gözlemlenmektedir. Yangın önleme standartları kapsamında; yangın söndürme tüplerinin erişilebilirliği, personelin acil durum tahliye planlarına hakimiyeti ve yangın eğitimi almış personel sayısı, facianın boyutunu belirleyen temel unsurlardır. Sütçüler'deki olayda, alevlerin hızla yayılması, baraka malzemelerinin yanıcılığını ve yangın önleyici bariyerlerin eksikliğini ortaya koymaktadır.
2026 Maden Güvenliği Protokolleri ve İSG Riskleri
Güncel maden güvenliği protokolleri, sadece üretim alanındaki riskleri değil, işletmenin tüm ekosistemini kapsamaktadır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmelikler uyarınca, yeraltı ve yerüstü tüm maden işyerlerinde risk değerlendirmesinin dinamik bir şekilde güncellenmesi gerekmektedir. 2026 projeksiyonlarında, özellikle dijital izleme sistemleri ve otomatik yangın söndürme modülleri, şantiye alanlarında standart hale getirilmeye çalışılmaktadır.
Mermer sektöründeki temel riskler sadece yangınla sınırlı değildir. Ağır makine kullanımı, taş bloklarının devrilmesi ve yüksekten düşmeler, sektördeki en yüksek yaralanma oranlarına sahip kalemlerdir. Ancak Sütçüler örneği, üretim dışı alanlarda (yemekhane, yatak hane) alınan önlemlerin ihmal edilmesinin, üretim alanındaki riskler kadar tehlikeli olduğunu kanıtlamıştır. İSG performans izleme sistemlerinin, şantiye yaşam alanlarını da kapsayacak şekilde genişletilmesi zorunludur.
Sektörel Analiz: Doğal Taş İşletmelerinde Güvenlik Açıkları
Doğal taş sektöründe çalışan işçilerin karşı karşıya olduğu riskler, sadece fiziksel kazalarla değil, aynı zamanda meslek hastalıklarıyla da şekillenmektedir. Toz inhalasyonuna bağlı solunum yolu hastalıkları ve ağır iş yükü, işçilerin reflekslerini ve dikkatini azaltarak kaza riskini artırmaktadır. Bu durum, yangın gibi acil durumlarda tahliye süreçlerinin daha sancılı geçmesine neden olmaktadır.
Maden ve taş ocakları işletmelerinde alınması gereken önlemlerle ilgili tüzükler, açık işletmelerde bile yangınla mücadele ekipmanlarının hazır bulundurulmasını şart koşar. Ancak uygulamada, özellikle geçici şantiyelerde bu kuralların esnetildiği görülmektedir. Sütçüler'deki facia, jandarma ekiplerince detaylı incelemeye alınmış olup, yangının çıkış nedeninin belirlenmesiyle birlikte işletmenin güvenlik protokollerindeki boşluklar daha net ortaya çıkacaktır.
Sonuç ve Değerlendirme
Sütçüler'de yaşanan can kaybı, maden sektöründe "güvenli alan" kavramının sadece ocak içiyle sınırlı tutulamayacağını göstermiştir. Şantiye barakalarının yapı malzemelerinden mutfak düzenlemelerine kadar her detay, 2026 güvenlik standartları çerçevesinde yeniden revize edilmelidir. İşletmelerin, sadece yasal zorunluluklar için değil, insan hayatını korumak adına proaktif bir İSG yaklaşımı benimsemesi, benzer trajedilerin önlenmesi için tek yoldur.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
