HaberGo
Magazin

Tarantino'nun İlk Sahn Oyunu 'The Popinjay Cavalier': Cohen'in West End Şovunu Nasıl Çaldığı

Quentin Tarantino'nun yazıp yönettiği ilk tiyatro oyunu The Popinjay Cavalier, Sacha Baron Cohen'in dehşet verici bir performansıyla West End'de tartışmasız sezona damgasını vurdu.

HMHaber Merkezi
· 2 dk154 okunma
Tarantino'nun İlk Sahn Oyunu 'The Popinjay Cavalier': Cohen'in West End Şovunu Nasıl Çaldığı
Tarantino'nun İlk Sahn Oyunu 'The Popinjay Cavalier': Cohen'in West End Şovunu Nasıl Çaldığı

Londra'nin Theatre Royal Drury Lane sahnesinde geçen yıl bu günler açılan The Popinjay Cavalier, Quentin Tarantino'nun sinematik dilini sahnedeki canlılıkla nasıl harmanladığını kanıtlayan nadir bir deneyimdi. Oyun, yazın başında son Vorstellungunu (son gösterimini) yapmış olsa da, yayınlanan kayıtlı versiyon ve turné planlarıyla kült statüsüne oturmuş durumda.

Sinemadan Sahneye: "10. Film" Kararının Ardından

Tarantino, 2019'dan beri "10 film yapıp bırakırım" misyonunu tekrarlıyordu. Once Upon a Time in Hollywood sonrası sinema setlerine dönmemesi kararı, onu doğal olarak yazarlığın en saf formu olan tiyatroya itmişti. "Sinema bir yönetmenin medyası, tiyatro ise bir yazarın medyasıdır" diyen Tarantino, diyalog odaklı, tek mekanlı ve karakter ağırlıklı bir metin kalıpladı. The Popinjay Cavalier, bu felsefenin somutlaşmasıydı: aksiyon sahneleri yerine, koltuk kenarlarında nefesleri kesilen monologlar vardı.

Neden Sacha Baron Cohen?

Seçim ilk bakışta şaşırtıcıydı. Cohen, Borat ve Ali G ile improvisasyonun kralıydı; ama Tarantino metni improvisasyona kapalıydı. Cohen'in The Trial of the Chicago 7 (Chicago 7 Davası) ve The Spy (Casus) dizisindeki dramatik derinliği, yönetmeni ikna etmiştir. Oyunda "Cavalier" (Atlı/Alaycı) karakterini canlandıran Cohen, Tarantino'nun marka işareti olan ritmik, argolu ve şiddetle dolu diyaloglere, sahne tiyatrosu gerektiren projeksiyon ve tempo ayarıyla uyum sağladı. Eleştirmenler bir ağızdan: "Cohen, metni ezberlemedi, metni yaşadı" dedi.

Oyunun Kurgusu: Bir "Popinjay" Portresi

Başlıktaki "Popinjay" (Güya/Kibirli/Parlak Kuş) kelimesi, 16. yüzyıl edebiyatından gelir; hem bir papaganı hem de aşırı süslü, boş laflayan bir insanı tanımlar. Oyun, 1970'li yılların sonlarına doğru Hollywood'un çöküş döneminde, geçmişinin hayaletleriyle yüzleşen bir efsanevi stuntmenin (kaskatır) tek aktlık itirafını anlatır. Mekan tek bir otel odası; zaman, geceyarısından şafağa. Tarantino'nun sevdiği "odada kapalı karakterler" formülü (Reservoir Dogs, Hateful Eight), burada tek bir aktörün tek başına taşıdığı bir maraton haline getirildi.

Yönetmen Koltuğunda Da Tarantino

Yazarların genellikle yönetmenlikten çekindiği Broadway/West End geleneğine aykırı olarak, Tarantino sahne yönetmenliğini de üstlendi. Sahne tasarımında (Bob Crowley imzalı) sinematik ışık kullanımı (spot ışıkların "kesme" etkisi), ses tasarımında da Ennio Morricone anısına western motifleri dikkat çekti. Bu kontrolcülük, oyunun ritminin saniyeler hassasiyetinde ayarlanmasını sağladı; Cohen'in nefes molaları bile koreografiye edilmişti.

Mükemmel Bir "Tek Kişilik Şov" Denklemi

The Popinjay Cavalier, Tarantino'nun filmografisindeki "intikam" ve "adalet" temalarını, bir oyuncunun beden diline ve ses tonlamasına hapsederek evrensel bir tiyatraliteye taşıdı. Cohen için bu, komedi imajını yıkan ve "Oyuncu" unvanını altın harflerle yazdıran bir dönüm noktasıydı. Tarantino için ise, sinema tarihi yazarken kendi adını da tiyatro tarihine kazıyan bir başlangıçtı. İkisi de bu gece, sanatlarının sınırlarını zorlamanın ne anlama geldiğini hatırlattı.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi