Tarihi Galata Bedesteni'ne Grafiti Saldırısı: 9 Kubbeli Fatih Mirası Vandalizm ve Bakımsızlıkla Yüzleşiyor
15. yüzyıldan kalan 9 kubbeli Galata Bedesteni duvarları grafitiyle kaplandı; Kültür Varlıkları Kurulu koruma alanındaki yapıda yıllardır süren bakımsızlığın vandalizme kapı açtığını belirtirken uzmanlar acil müdahale ve restorasyon planı istiyor.

İstanbul'un Karaköy semtinde, Bankalar Caddesi'nin hemen arkasında yer alan ve 15. yüzyılın ikinci yarısına (Fatih Sultan Mehmed dönemi) dayandırılan Tarihi Galata Bedesteni'nin duvarları, son günlerde yoğun bir şekilde grafiti ve spray boyasıyla vandalize edildi. 9 kubbeli yapının dış cepheleri ve iç avlu duvarları üzerindeki tarihi dokunun zarar görmesi, kültürel miras koruma kurumları ve sivil toplum örgütleri tarafından şiddetle kınanırken; yapının yıllardır sürdürülen "bakımsızlık ve işlevsizlik" halinin bu saldırıyı tetiklediği vurgulandı.
9 Kubbe, 500 Yıllık Ticaret Mirası
Osmanlı'nın İstanbul'u fethedesinden hemen sonra ticaret eksenini Güneydoğu Avrupa'ya açmak amacıyla yaptırdığı Galata Bedesteni, orijinal olarak "Yeni Bedesten" veya "Galata Bedesteni" adıyla anılan, içindeki değerli eşyaların (kumaş, altın, gümrük malları) muhafazası için yüksek güvenlik standartlarında kurgulanmış kapalı bir pazar yeriydi. Yıllar içinde yangınlar, onarımlar ve fonksiyon değişiklikleri geçiren yapı, 9 adet büyük kubbesi ve taşı kesme duvarlarıyla klasik Osmanlı bedesten mimarisinin nadir kalmış örneklerinden biridir. Kültür ve Turizm Bakanlığı Varlıklar ve Müzeler Genel Müdürlüğü verilerine göre yapı, "1. Derece Korunması Gerekli Kültür Varlığı" statüsünde olup, çevresi de "Kentsel Sit Alanı" olarak ilan edilmiştir.
Bakımsızlık: Vandalizmin Önü Açıldı
Yapının son durumu üzerine yoğunlaşan mimarlar ve restoratörler, grafiti saldırısının tek başına bir "sokak sanatı" eylemi olmadığını, bunun için zeminin yıllarca hazırlandığını kaydediyor. Bedesten, 2000'li yıllarda özel sektöre devredilerek restorasyon faaliyetlerine başlanmış, ancak işler yarım kaldı ve yapı uzun süre "ruin" (harabe) halinde bırakıldı. Bu süreçte çatı ısılatması, kubbe geçişlerindeki su birikintileri ve kontrollesiz giriş-çıkışlar, tarihi malzemede ciddi erozyona yol açtı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Beyoğlu Belediyesi ekipleri, son haftalarda yapı çevresindeki güvenlik önlemlerinin yetersiz kaldığını, gece saatlerinde koruma gözetlemesinin olmadığını tespit etti.
Koruma Kurulu Kararı ve Yargı Süreci
İstanbul 1. Bölge Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu, 2021 tarihli kararında yapının "asıl niteliğine uygun olarak kültür merkezi, sergi alanı veya müze" olarak işlevlendirilmesini ve çatı, kubbe, duvar sistemlerinin bilimsel yöntemlerle restitüsyonunu zorunlu kılmıştı. Ancak mülkiyet karmaşası (Vakıflar Genel Müdürlüğü, özel kiracılar ve belediye) ve mali yükümlülük tartışmaları, projenin hayata geçirilmesini bloke etti. Güncel vandalizm olayı sonrasında Beyoğlu Belediyesi, "Koruma alanındaki tarihi eserlerin temizliği ve onarımı belediye yetki ve sorumluluğundadır" vurgusu yaparak, Kültür Varlıkları Müdürlüğü koordinasyonunda acil temizleme ve konsolidasyon çalışması başlatılacağını bildirdi. Aynı zamanda polis ekipleri, güvenlik kamerası kayıtları incelenerek fail(ler)in tespiti için soruşturma açtı.
Uzmanlar: "Sadece Temizleme Yetmez, Yönetim Planı Lazım"
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Şubesi ve Tarihi Çevreyi Koruma Derneği temsilcileri, yapılan basın açıklamalarında; grafitilerin kimyasal yöntemlerle giderilebileceğini ancak bu işlemin yüzeydeki tarihi patinayı (zaman izi) de götürebileceğini, bu nedenle restorasyonun "İlke Kararları" çerçevesinde bir laboratuvar analiziyle başlanmasını istedi. Uzmanlar, asıl sorunun "fiziksel onarım" değil, yapının "sürdürülebilir bir yönetim modeli" kavuşturulamaması olduğunu; bedestenin boş durmasının veya ticari mağazacılıkla doldurulmasının koruma felsefesiyle çeliştiğini, halka açık bir kültür sanattan merkezi olarak devreye sokulmasının şart olduğunu vurguladı.
Galata Bedesteni'nin kaderi, İstanbul'un tarihî yarımadası dışındaki Galata/Beyoğlu koruma alanındaki onlarca diğer sivil mimari eserin de aynısını yansıtıyor: Koruma kararları kağıt üzerinde kalıyor, mülkiyet çatıları altındaki yapılar "bekletme stratejisi"yle yıpratılıyor ve nihayetinde vandalizm ya da yıkım ile sonuçlanıyor. Şimdilik bakırköklü küpelerinin altından geçen rüzgâr, duvarlardaki spray boyalarının acil arındırılmasını ve bu 500 yıllık miras için nihai bir "Korumasızlık Bitti" kararnamesinin beklendiğini fısıldıyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
