Thomas Jefferson Randolph: Monticello’nun ‘görünmez mimarı’ ve DNA tartışmasının sessiz tanığı
Jefferson’in torunu T.J. Randolph’in özel yazışmaları dijitalleştirildi; kölelik, miras ve Hemings aileleri üzerindeki rolü yeni ışıklandırıyor.

Virginia Üniversitesi Kütüphanesi ve Monticello’daki Robert H. Smith Uluslararası Jefferson Çalışmaları Merkezi, Ekim ayı başında Thomas Jefferson Randolph (1792–1875)’a ait 15 binden fazla belgenin dijitalleştirilmiş arşivini kamuoyuna açtı. Bu adım, ABD’nin üçüncü başkanının mirasını koruyan, aynı zamanda Monticello’daki kölelik sistemini idare eden ve Sally Hemings iddialarını gölgeleyen “görünmez mimarın” iç dünyasına dair en kapsamlı pencereyi sunuyor.
Torun değil, mirasın kâtibi
Jefferson’in en sevdiği torun olarak anılan Randolph, 1826’da büyükbabası öldüğünde Monticello’nün ve borçların başında bir mülk yöneticisiydi. Yeni açılan mektuplar, günlük defterler ve yasal yazışmalar, onun sadece bir mirasçı olmadığını; Jefferson’in yazılı mirasını (The Papers of Thomas Jefferson) ilk derleyen editör, Monticello’nün satılmasını organize eden ve 1827’deki meşhur köle elverişini (auction) denetleyen ana aktör olduğunu kanıtlıyor.
1827 Elverişi ve Hemings ailelerinin kaderi
Arşivdeki en çarpıcı bulgular, 15 Ocak 1827’de Monticello önünde gerçekleşen elverişle ilgili Randolph’in kendi el yazısı notlardır. Randolph, Jefferson’in vasiyetnamesinin aksine, Hemings ailesinin üyelerini de dahil 130 insanı borçları ödemek için satışa sunmuştu. Yeni belgeler, Randolph’in bu satıştan hemen önce ve sonra yazdığı mektuplarda “aile birliğini koruma” endişesi dile getirdiğini, ancak pratikte aileleri parçalayan teklifleri kabul ettiğini gösteriyor. Bu çelişki, 1998 DNA testleriyle Jefferson-Hemings bağının bilimsel olarak doğrulanmasından çok önce, aile içi bilincin ne derecede yerleşmiş olduğunu ortaya koyuyor.
Yazılı miranın sansürü
Akademik çevreler uzun süredir, Randolph’in 1850’lerde yayımladığı Memoir, Correspondence, and Miscellanies adlı eserin, Jefferson’in Hemings ile ilişkisine dair geçişleri kasıtlı olarak yumuşattığını veya çıkardığını savunuyordu. Dijital arşiv, Randolph’in orijinal mektuplar üzerindeki silme ve düzeltme izlerini (marginalia) yüksek çözünürlükte sunuyor. Virginia Üniversitesi tarihçisi Prof. Dr. Annette Gordon-Reed’in ekibinin ön çalışmaları, Randolph’in büyükbabasının “özel hayatını” koruma adına hem kendi annesi Martha Jefferson Randolph’ın hem de Hemings çocuklarının mektuplarını sansürlediğine işaret ediyor.
Kölelik üzerine bir ‘orta yol’ arayışı
Randolph, Virginia Genel Kurulu’nda (1831–1832) kölelik eleştirisi yapan nadir bir plantasyon sahibi kimliğiyle konuşmuş, ancak aynı dönemde Monticello’daki köle sayısını artırmıştı. Yeni arşiv, bu paradoksu çözmek için “geçici bir sistem olarak kölelik, nihai hedef colonizasyon (Afrika’ya göç) olmalı” diyen notlarını ortaya koyuyor. Bu pozisyon, hem ABD’nin kuzeyli abolisyonistlerini hem de güneyli sertleşen plantasyon sahiplerini rahatsız eden, nihayetinde çaresiz kalan bir zihniyeti yansıtıyor.
Neden şimdi önemli?
Bu arşivin açılması, “Büyük Adamlar” tarih yazımından “Yapılar ve Aktörler” yazımına geçişin bir simgesi. Jefferson’in DNA’sı 1998’de konuştuğunda, o DNA’yı taşıyan torunun (Randolph) belgeleri hâlâ kapalıydı. Bugün bu belgeler, bir kurucu babanın mirasının nasıl yazıldığını, kölelik ekonomisinin nasıl ailenin içine işlediğini ve tarihın “sessiz tanıklarının” nasıl seslendiğini anlatıyor. Türk okuyucu için de, miras mücadelesi, arşivlerin gücü ve resmi tarihle aile hafızasının çatışması evrensel bir ders niteliğinde.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
