Trump yönetimi DOJ'u ara seçimlere müdahale için mi kullanıyor?
Trump yönetiminin Adalet Bakanlığı'nı 2026 ara seçimlerine müdahale için kullandığı iddiaları, seçim öncesi tarafsızlık geleneğini son günde tartışmaya açtı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Adalet Bakanlığı'nı (DOJ) 2026 ara seçimlerine müdahale etmek amacıyla kullandığı iddiaları, seçime bir gün kala federal adalet geleneğini yeniden tartışmaya açtı. Yarın, 3 Kasım 2026'da sandık başına gidecek seçmenlerin gölgesinde, bakanlığın seçim öncesi tarafsızlık normunun aşınıp aşınmadığı sorusu Washington'ın gündemine yerleşti.
İddiaların merkezinde, DOJ'un federal soruşturma ve kovuşturma faaliyetlerini seçim öncesinde sınırlayan gayri resmi normunun — yaygın olarak 60 günlük kural olarak anılan geleneğin — Trump yönetimi döneminde aşındırıldığı yönündeki endişeler yer alıyor. Bu norm, seçim sonucunu etkileyebilecek adli adımların seçim öncesinde alınmamasını öngörüyor; Watergate sonrası şekillenen kurumsal kültürün bir parçası olarak kabul ediliyor.
Trump'ın ikinci döneminde DOJ ve atama tartışmaları
Trump'ın ikinci başkanlık döneminde Adalet Bakanlığı'ndaki atamalar ve politika değişiklikleri, bakanlığın bağımsızlığı konusundaki endişeleri artırdı. Özel savcı (special counsel) atamaları ve görevden almalar, bakanlığın tarafsızlık algısını zedelediği yönünde eleştiriler aldı. Siyasal amaçlı 'silahlandırma' (weaponization) tartışmaları, DOJ'un seçim güvenliği alanındaki rolünü de gölgeledi.
Eyalet yetkililerine federal baskı iddiaları
Federal makamların eyalet seçim yetkililerine yönelik açıklamaları ve soruşturma sinyalleri, özellikle çekişmeli eyaletlerde seçim güvenliği tartışmalarını alevlendirdi. Oy sayımı ve sonuç güvenliği süreçlerine ilişkin kamuoyu açıklamaları, seçim meşruiyetini etkileyebilecek bir atmosfer yarattı. Kongre üyelerinden de bu yönelime ilişkin eleştiriler geldi.
Demokratik normlar ve küresel etki
ABD'deki bu tartışmalar yalnızca iç politikayı değil, müttefik ülkelerin demokrasi algısını ve küresel piyasaların istikrar beklentisini de etkileyebilir. Kuvvetler ayrılığı ilkesi ve demokratik normların aşınması, uluslararası arenada ABD'nin kurumsal güvenilirliğine yönelik soruları gündeme getiriyor.
Hukukçular ne diyor?
Birçok hukukçu, DOJ'un seçim öncesi tarafsızlık geleneğinin yazılı bir kural olmamasına karşın kurumsal kültürün bir parçası olduğunu vurguluyor. Gelenekin aşınması halinde, seçim sonuçlarının meşruiyetine yönelik tartışmaların artabileceği uyarısı yapılıyor. Yarınki seçimlerin ardından, DOJ'un seçim öncesi faaliyetlerine ilişkin tartışmaların hukuki ve siyasi zeminde devam etmesi bekleniyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
