HaberGo
Dünya

US Open'ın genç rüzgârı ve Samsun'dan Yeşilay modeli: Tenisin Türkiye'deki iki yüzü

Dünyada Mensik ve Tien gibi 2005 doğumlu yıldızlar Grand Slam'a damga vururken, Samsun'da Yeşilay tenisle gençliği bağımlılıktan uzaklaştırıyor. İki kıta, aynı hedef: Gelecek.

HMHaber Merkezi
· 3 dk140 okunma
US Open'ın genç rüzgârı ve Samsun'dan Yeşilay modeli: Tenisin Türkiye'deki iki yüzü
US Open'ın genç rüzgârı ve Samsun'dan Yeşilay modeli: Tenisin Türkiye'deki iki yüzü

6 Eylül 2026, Pazar — New York'un Arthur Ashe Stadyumu'nda US Open 2026 final haftası yaşanırken, binlerce kilometre öteye, Samsun'un tenis kortlarında çok daha sessiz ama belki de daha stratejik bir final oynanıyordu. Dünyada Jakub Mensik ve Learner Tien gibi 2005 doğumlu "Next Gen" yıldızların Grand Slam çeyrek ve yarım final performansları tenisin gençleştiğini kanıtlarken; yerelde Yeşilay Spor Kulübü'nün imzasıyla düzenlenen etkinlik, tenisin madalya peşinden koşmak için değil, gençliği bağımlılıktan koruyan bir yaşam becerisi olarak tasarlandığını gösterdi. Bu iki tablo, Türkiye tenisinin şu anki durumu ve geleceği için kritik bir paralellik çiziyor.

Dünya sahnesinde "2005 kuşağı" yönetimi devrediyor

US Open 2026 bu sene özellikle erkekler tablosunda bir devrim niteliğinde bir gençlik hareketi imza attı. Çek tenisçisi Jakub Mensik ve Amerikalı Learner Tien, her ikisi de 2005 doğumlu, her ikisi de son 12 ayda ATP sıralamasında Top 50 bandına girmiş ve bu turnuvada olgunlaşmış bir tenis sergileyerek büyük adayların (Sinner, Alcaraz, Djokovic) yolunu kesme potansiyeli gösterdi. Mensik'in sert servisi ve agresif baz çizgisi tenisi, Tien'in ise olağanüstü kort kapsama alanı ve zekâsı, modern tenisin "güç + atletizm" denkleminden "zeka + çok yönlülük" denklemine evrildiğini işaret ediyor. ATP verilerine göre son beş yılda ilk 100'e giren oyuncuların ortalama yaşı 21'in altına düştü; bu, altyapı çalışmalarının erken meyve verdiğinin en somut göstergesi.

Samsun'da Yeşilay modeli: "Kortta oynayan kaybedmez"

New York'un ışıklarından uzak, Samsun'da Yeşilay Spor Kulübü ve Samsun İl Gençlik ve Spor Müdürlüğü işbirliğiyle gerçekleştirilen etkinlik, farklı bir zafer anlatıyordu. Yeşilay Genel Müdürlüğü'nün "Sporla Bağımlılıkla Mücadele" strateji belgesi çerçevesinde şekillenen program; ücretsiz antrenman, raket/tenis topu ekipman desteği, spor psikologları eşliğinde zihinsel dayanıklılık atölyeleri ve ailelerin de katıldığı "Aile Tenis Günleri"nden oluşuyordu. Etkinlikte yer alan yetkililer, "Tenis bireysel bir sporu olduğu için sorumluluk duygusunu, kaybediyi yönetmeyi ve disiplini en erken yaşta kazandırır; bu da madde bağımlılığı riskine karşı en güçlü koruyucu kalkandır" vurgusunda bulundu. Katılımcı sayısının resmi rakamı henüz açıklanmamış olsa da, ilçelerden toplu taşıma ile getirilen yüzlerce gençliğin kortlarda oluşturduğu görüntü, modelin talep gördüğünü kanıtlıyordu.

Türkiye haritası: Kort sayısı arttı, lisanslı sayısı takip edebiliyor mu?

Türkiye Tenis Federasyonu (TTF) 2026 faaliyet raporu taslak verilerine göre ülke genelinde açık/kapalı kort sayısı son beş yılda %40 civarında artarak 4.500'i buldu. Lisanslı tenisçi sayısı ise aynı dönemde 120 bini aştı. Ancak uzmanlar, sayısal büyümenin nitelikli altyapıya (sertifikalı antrenör sayısı, uluslararası standartlarda kapalı kompleksler, burslu sporcu programları) dönüşümünde hâlâ bir "ara" olduğunu vurguluyor. Yeşilay modeli gibi sivil toplum kurumu - belediye - valilik üçgeniyle finanse edilen, erişilebilir ve sosyal hedeflı projelerin çoğaltılması, bu aranın kapanması için en pratik yol olarak görülüyor. Özellikle Anadolu illerinde belediyelerin "tenis kortu yapıp kapatmak" yerine, Yeşilay Spor Kulübü gibi misyoner kulüplerle işletme modelleri geliştirmeleri gerektiği kaydediliyor.

Uzman bakışı: "Rol modeli New York'ta değil, mahalle kortunda yaratılır"

Uluslararası tenis federasyonu (ITF) geliştirme programlarına danışmanlık yapan bir antrenör, "Mensik ve Tien'in başarısı gençler için ilham kaynağıdır ama bir çocuk için gerçek rol modeli, haftada üç gün ücretsiz antrenman veren, okulunu takip eden, ailesiyle iletişim kuran mahalle antrenörüdür" diyor. Yeşilay yetkilileri de programın sadece tenis öğretmediğini, "zaman yönetimi, stresle başa çıkma, takım çalışması (çiftles maçlarıyla) ve fair-play" gibi yaşam becerilerini modüle ettiğini belirtiyor. Bu yaklaşım, TTF'nin "Okuldan Klübe" projeleriyle birleştirildiğinde, hem geniş taban hem de elit sporcu yetiştirme hattını besleyen bir ekosistem oluşturabiliyor.

Çağrı: Her ilçede bir "Yeşilay Tenis Modeli"

US Open final haftasının heyecanı geçecek, Mensik ve Tien'in isimleri sıralamalarda yukarı çıkacak. Ancak Samsun'da başlayan ve Türkiye'nin farklı kentlerine yayılması gereken model, tenisin "lüks spor" imajını yıkıp "kamu sağlığı aracı" kimliğine kavuşturuyor. Belediyeler, valilikler ve sivil toplum için mesaj net: Kort yapmak yeterli değil; o kortta, bağımlılıktan uzak, disiplinli, sağlıklı bir nesil yetiştirmek için sürekli, finanse edilmiş ve uzman kadro destekli programlar çalıştırmak şart. Tenisin Türkiye'deki iki yüzü — biri dünya sahnesinde parlıyor, diğeri mahalle kortlarında geleceği inşa ediyor. İkisi de aynı kadar değerli.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi