Yaşar Güler: 'Terörsüz Türkiye' hedefi, kazandığımız güvenliği koruma altına alıyor
Milli Savunma Bakanı Güler, terörle mücadelenin 'bitiş noktası' stratejisini çizdi: Elde edilen güvenlik kazanımlarının kalıcı hale getirilmesi ve terörün ülke gündeminden tamamen çıkarılması hedefleniyor.

Ankara - Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, terörle mücadelenin artık "süreç yönetimi"nden çıkıp "kalıcı sonuç" odaklı yeni bir aşamaya girdiğini sinyallerdi. Güler, bugün katıldığı resmi törende yaptığı konuşmada, yıllardır sürmeyen mücadelenin yarattığı güvenlik zemininin, "Terörsüz Türkiye" vizyonu ile korunduğunu ve bu hedefin artık bir arzu değil, bir devlet politikası olduğunu vurguladı.
Stratejik vizyon: Güvenlikten kalıcı barışa
Bakan Güler'in mesajı, son dönemde sınır ötesi operasyonlarda (Pençe-Kaplan, Pençe-Yıldırım vb.) elde edilen taktik başarıların, stratejik bir "bitiş oyunu"na nasıl dönüştürüleceğini özetliyor. Bakan, "Ülkemizin güvenliğini sağlamak, asil milletimizin birlik ve beraberliğini korumak için yıllarca terörle mücadele ettik" diyerek geçmişin maliyetini hatırlattı, hemen ardında: "Bugün geldiğimiz noktada 'Terörsüz Türkiye' hedefimiz, bu mücadeleyle elde edilen güvenlik kazanımlarının korunmasını, bin yıllık kardeşliğimizin daha da güçlenmesini, terörün ve şiddetin ülkemizin gündeminden bütünüyle çıkarılmasını esas almaktadır" diyerek yol haritasını çizdi.
Sınır güvenliğinden toplumsal uzlaşıya
Kaynaklanan stratejide dikkat çeken nokta, askeri başarının tek başına yeterli olmadığı, bununla birlikte "birlik ve beraberlik" vurgusuyla toplumsal dayanımın da hedeflendiğidir. Güler'in "bin yıllık kardeşlik" ifadesi, terör örgütünün etnik kimlik politikalarıyla yarımaya çalıştığı toplumsal dokunun, devletin "bütünleşme" politikasıyla onarılacağı mesajını taşıyor. Bu bağlamda, sınır güvenliğinin sağlanmasından öte, terörün beslendiği sosyal, ekonomik ve ideolojik zeminin kurutulmasına yönelik kapsayıcı bir yaklaşım benimsendiği anlaşılıyor.
Gündemden çıkarma: Nedir bu yeni terminoloji?
"Gündemden bütünüyle çıkarılmasını" ifadesi, güvenlik bürokrasisinde terörün "yönetilebilir bir tehdit" olmaktan çıkarılarak, "varlığı kabul edilemez bir anomali" konumuna getirildiğini gösteriyor. Bu, güvenlik güçlerinin operasyonel tempo ve istihbarat yetkinliğinin, örgütün yeniden yapılanma kabiliyetini kırdığını ve artık son kalan hücrelerin de sistematik olarak imha edileceğini ima eden bir kararlılık bildirisi olarak okunuyor. Bakan Güler'in bu tespiti, önümüzdeki dönemde hem sınır ötesi operasyonların sürmesi hem de iç güvenlik operasyonlarının (KUŞKONUS, EREN vb.) yoğunluğunun artırılacağı yönündeki tahminleri güçlendiriyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
